Bizimle iletişime geçin

Editoryal

POWERMETRE / GÜÇ ÖLÇER

Son zamanlarda “WATT” birimini bisiklet camiasında daha çok duyar olduk. Bu terim güç ölçüm birimlerinden biridir. 90’lı yılların başında hayatımıza giren kilometre sayaçlarıyla hız, sonrasında nabız bantlarıyla kalp ritmi derken sürüş esnasında ve sonrasında sayılarla daha fazla haşır neşir oluyoruz. Ekranda bisiklet yarışlarını izlerken de spikerlerin dilinden düşmemeye başlayan bu birimin ölçümü ile ilgili temel unsurları gözden geçirelim istedik. Bisiklet antrenmanlarında güç ölçümü son zamanlarda sıkça konuşulur olmaya başladı. Bunun önde gelen sebeplerinden biri giderek ucuzlayan ve çeşitlenen powermetre modelleri olmuştur. Bu cihazla sporcunun gücünü doğrudan ölçerek antrenmanla ilgili çıktılara daha somut olarak ulaşması mümkün kılınmıştır. Bu alandaki öncülerden Alman SRM firması, ilk ürününü 1986 yılında çıkarmış olmasına rağmen popüler olması çeyrek asır almıştır. Pelotondaki yerini 10 yıl kadar önce alan güç ölçerler bugünün profesyonel yarışçıları ve antrenörleri için vazgeçilmez bir ekipman olmuştur. Performansına katkı sağlayacak en küçük avantajı bile değerlendirenler için bu alet aslında mücevher gibi değerlidir. Çünkü powermetre antrenman yoğunluğunuzu doğrudan ölçmektedir. Diğer bir deyişle bisiklet üstünde ne kadar iyi olduğunuzu gösteren bir alettir.

undefined

Şimdi bu cihazları tanıtıp hangi amaçla ve nasıl kullanıldığından bahsedelim. Powermetre temelde 2 parçadan oluşuyor: Sensör ve ana ünite denen gösterge kısmı. Sensör “strain gauge” denen bir stres ölçerdir. Sizin bacak kuvvetinizle bisikletin muhtelif yerlerinde oluşan deformasyonu ölçmektedir. Sensör bu deformasyonu elektriksel bir akıma çevirdiğinde Garmin Edge, Polar gibi cihazların ekranında veya üretici firmanın kendi göstergesinde Bluetooth veya ANT+ sinyali üzerinden eş zamanlı gözlem mümkün olmaktadır. Bir markanın teknik bilgi broşüründe bir sensörün saniyede 420 ölçüm yapıp ana üniteye yollayabildiği yazmaktadır. Stres ölçen sensörün bulunduğu yer olarak bu cihazların 5 farklı tipi bulunmaktadır:

       Pedal üzerinden ölçüm yapanlar

       Sol ayna kolundan ölçüm yapanlar

       Arka jant göbeğinden ölçüm yapanlar

       Bottom bracket üzerinden ölçüm yapanlar

       “Crank spider” denen sağ ayna ayaklarından ölçüm yapanlar 

Sol ayna kol üzerinden ölçüm yapan modeller fiyat olarak en uygun olanlarıdır. Teorik olarak sol bacak kuvveti ile eksik ya da hatalı ölçüm yapar gibi düşünülse de, diğer modellerle yapılan karşılaştırmalı testlerde sapma değerleri ve hassasiyet ölçümleri sonunda gayet başarılı oldukları görülmüştür. Üstelik bu modellerin sadece 10 gram ağırlığında olmaları onları daha da popüler kılmaktadır. Bu ürünler hazır olarak monte edilmiş sol ayna kolunun beraberinde satıldığı gibi, 4iiii markasında olduğu gibi sol ayna kolunuzu onlara postalayıp monte ettirmek de mümkündür. Sağ ayna ayaklarından ölçüm yapanlar fiyat olarak en pahalı kategoride olanlardır. SRM, Pioneer, Quarq markalarının öncü olduğu bu sektörde daha düşük fiyat etiketli ürün modelleri de peş peşe gelmektedir. Pedal üzerinden ölçüm yapanların pratikliği kolay montajları ve bisikletler arası değişim olmaktadır. Garmin, BePro, Look markalarının ürünleri bu tip ürünlerde ilk göze çarpanlar arasındadır. Bazıları 2 pedaldan da güç verisi aktarırken daha ucuz alternatifle tek pedaldan veri aktaran tipleri de bulunmaktadır. Arka göbek üzerinden güç ölçümü yapan PowerTab markasının ürünü bu alanda 17 yıldır tek isimdir. Hassas elektronik sensör için oldukça riskli bir yer olan arka göbekte yılların tecrübesiyle sorunsuz ölçüm yapan markanın ürünleri bisiklet değişiminde sadece jant aktarımı ile kolay olan modellerdendir. Ergomo markasının orta göbek üzerinden güç ölçümü yapan sensörü ise veriyi kablo ile ekrana aktarmaktadır. Çoğu model CR2032 tip pille çalışmakla beraber bazıları micro-USB portundan bağlantı ile şarj edilen tiptedir. Pille çalışanların pil ömrü ortalama 200 saat civarında belirtilmektedir. Bu cihazlarla yapılması gereken en önemli şey modele göre her sürüş öncesi sıfırlamak veya kalibre etmektir. Zira sensörler ortam sıcaklığından oldukça fazla etkilenmektedir. Onu sıfırlayarak veya kalibre ederek o ortam şartlarında çalışması için ayarlamış oluyorsunuz.

Powermetre cihazları popüler olmaya başlamadan önce bisikletçiler antrenman yoğunluğunu nabız saati ile ölçüyorlardı. Fakat nabzınız sizin ortaya koyduğunuz eforun dışında farklı iç ya da dış koşullardan da etkilenmektedir. Örneğin yüksek hava sıcaklığı, yorgunluk, susuzluk, kötü beslenme, hatta stresli yaşam bile nabız değerlerinizi değiştirir. Sabit pedal devriyle ile düz yolda sabit hızla giderken bile nabzınız ortalama 10 vuruş artar ya da azalabilir. O yüzden nabızla efor tayini yapmak zor olmaktadır. Oysa objektif bir antrenman kalbinizi güçlendirmek değildir sadece. Maksimum nabzınız değişmese bile form seviyeniz değişebilir. Bu durumda nabız saati size daha fazlasını veremez. Oysa forma girmek için daha fazla güç üretmeniz ve bunu ölçebilmeniz gerekmektedir. Bisiklet sürerken hava direnci, yer çekimi, tekerleğin sürtünmesi gibi güçlerin üstesinden gelmeniz gerekmektedir. Aynı parkuru farklı zamanlarda geçtiğinizde farklı dereceler alırsınız. Tam karşıdan esen rüzgârda maksimum 25km/h ortalama ile gidiyor olmaz yavaş olduğunuz anlamına gelmez. Burada önemli olan pedala o an ne kadar yoğunlukta güç aktardığınızdır. Bu yüzden ne kadar hızlı olduğunuzu tespit etmek güçtür. Hız / kadans / nabız / irtifa gibi verilerin olduğu bir xyz.fit bilgisayar dosyasından rüzgâra karşı ne kadar iş yaptığınızı bilemezsiniz. Ama powermetre çevre koşullarından bağımsız olarak sizin tam o anda pedala ne kadar güç uyguladığınızı ölçer. Tam güç eforla 60 saniyelik bir interval yaptığınızı düşünün. Daha ilk saniyede siz zorluğu hissediyorken nabız saati sizi oldukça geriden takip edecektir. Maksimum nabza belki siz 30. saniyede ulaşırken powermetre bu eforunuzu daha ilk saniyeden itibaren keskin bir hassasiyetle ekrana aktaracaktır. İntervalin sonlarına doğru aktardığınız güç belki azalacakken bile son 30 saniyede muhtemelen maksimum nabzınızı görmeye devam edeceksiniz. İşte powermetrenin en önemli faydası, eş zamanlı ölçüm ve izlemedir. Nabzınız size yorgun olduğunuzu söylemeyebilir ama powermetre ekranından okuduğunuz değerler size yorgun olduğunuzu anlatabilir. 

 undefined

Her cihazda olduğu gibi, size olan faydası onu ne kadar verimli kullanabileceğiniz ile ilgilidir. “İrfan bugün yaptığı sprint antrenmanında maksimum 1335 watt güç üretmiş”. Kulağa net bir veri gibi geliyor, ama aslında bu kısa süreli performansın çok bir önemi yok, çünkü sürekliliği yok. Daha metodolojik olarak konuya FTP’den girersek, powermetre deyince ilk aşama FTP (Fonksiyonel Güç Eşiği) değerini hesaplamak gelmektedir. Powermetre ile antrenman yapacaksanız öncelikle güç olarak nerede olduğunuzu tayin etmeniz gerekmektedir. Ayrıca, bu bilgi sayesinde antrenman zonlarınızı doğru şekilde düzenleyebilirsiniz. FTP değerinizi birkaç farklı metotla ölçebilirsiniz. Etkili bir ısınma sürüşü ardından bir seri testler yapmanız gerekmektedir. Bunlar 30 saniyeden başlayıp da 20 dakikaya kadar setlerle gidebilen, hatta tek başına blok halde 60 dakika da sürebilen testlerdir. Tümü için geçerli olan tek bir kural vardır, o da “tam güç efor” isterler. Bu testlerden biri ya da bir kaçı sonunda FTP değerinizi tespit etmiş olursunuz. Daha önceki sayılarımızda eşik değerler konularında detaylı yazmıştık, FTP değeriniz temelde 60 dakika boyunca pedala aktarabileceğiniz maksimum eforun watt olarak karşılığını belirtir. Tam kırılma noktanızın biraz gerisindedir, örneğin FTP değerim 250 watt derseniz bu sizin 60 dakika boyunca ortalama 250 watt güçle pedal çevirebileceğiniz anlamına gelmektedir. Eğer 120 dakikalık bir yarışınız olacaksa bunu 250 watt altında bir değerde yapmanız sizi finişe doğru strateji ile götürecektir. Ama 15km’lik bir kısa bir ferdi saate karşı yarışı koşacaksanız FTP değerinizin %110 – 120 değerlerinde pedala güç verebilirsiniz. Powermetre ekranlarından anlık gücü görmenin yanında %FTP değerini de takip ediliyorsunuz. Powermetre dünyasına girdiğinizde bu sayılara ve terimlere zamanla alışacaksınız, hatta daha da fazla terim ve birimle meşgul olacaksınız (Training Stress Score, Intensity Factor, Normalized Power vs.). Powermetre alıp bir gecede elit yarışmacı olmayı beklemeyin, ama en azından mevcut potansiyelinizi artık doğru belirleyip onu keskinleştirmeyi hedefleyin. Ekranda okuyacağınız rakamlar gri değil, siyah ya da beyaz gibi net olacağından vaktinizi daha verimli kullanıp tespit edeceğiniz hedefler için kolayca motive olabilirsiniz. Artık elinizde farklı bir veri olacağı için bunu da en iyi şekilde analiz etmeniz gerekmektedir. Bunun için Training Peaks, Trainer Road, Garmin Connect veya Strava sitelerinden faydalanabilirsiniz. Bu sitelerde öncelikle güç eğrilerinize ve performans takip tablolarına odaklanabilirsiniz. Bu gibi sitelerde ne kadar yorgun olduğunuzu, ne kadar ara vermeniz gerektiğini bile tecrübe edebilirsiniz. Antrenmanlar arasında vereceğiniz dinlenme günleri ya da aktif dinleme sürüşleri güç antrenmanı kadar önem taşımaktadır.

Powermetre sadece profesyonel sporcular için mi gerekli? 

Elbette hayır. Eğer zamanı kısıtlı bir sporcu iseniz, powermetre antrenmana ayırdığınız o daracık vakti en iyi ve en verimli şekilde geçirmenize olanak sağlayacaktır. Antrenmanın formunuzu geliştirmeye yaramayan o verimsiz kısımlarını somut olarak görüp iş, aile veya sosyal hayatınızdan çalınan o faydasız kısımları kesip atmak artık daha kolay olacaktır. Şimdilik en ucuz modellerin 400 Dolar olduğu göz önüne alındığında halen cüzdan dostu olmamaları tek dezavantajları diye düşünüyoruz. Bu açıdan da ne yazık ki hala pahalı bir yatırım olarak görünüyorlar. Güç sizinle olsun!

E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Öne Çıkanlar

AÇ KARNINA BİSİKLET SÜRMEK YAĞ YAKIMINI HIZLANDIRIR MI?

Editoryal

ANTRENMAN ROTASI: ÇAVUŞBAŞI – ÇEKMEKÖY

Editoryal

İNTERVAL, İNTERVAL, İNTERVAL

Editoryal

GIRO D’ITALIA 2019: FERNANDO GAVIRIA YARIŞI BIRAKTI

Haberler

Reklam
Bağlan
E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!