Bizimle iletişime geçin
Cyclist Türkiye Tüm D&R Mağazalarında!

Bisikletler

HAFİF VÜCUT MU HAFİF BİSİKLET Mİ?

Eğer bisiklet üzerinde daha hızlı gitmek istiyorsanız, pastayı mı hayatınızdan çıkarmalısınız yoksa karbon bir suluk kafesi mi satın almalısınız? Cyclist kilo bilimini denetliyor

Yazı Michael Donlevy İllüstrasyon Rob Milton

Bisiklet dünyası ağırlık konusu ile takıntılıdır, çünkü hafif olmak sıklıkla daha hızlı gitmek anlamına gelir; özellikle de tırmanışlarda. Ancak diyet yapmak bazen zor olabilir ve ultra hafif formalar da oldukça pahalı. Dolayısıyla bisikletinizin gramajına mı yoksa vücudunuzun ağırlığına mı odaklanmak gerektiğini bilmek faydalı olabilir.

En basit cevap, basit bir cevap olmadığıdır. “Fiziki perspektiften, her ikisi de eşit derecede faydalıdır” diyor Cervelo’nun baş teknoloji uzmanı Damon Rinard. “Seçim yanlış bir ikilemdir: Sonuçta her ikisini de yapabilirsin. Bu mümkün. Ancak benim için kilo aynı kalsa da hafif bir bisiklet her zaman daha avantajlıdır.”

Elbette kilo kaybetmenin seni yavaşlatacağı bir nokta var. “Bu durum başıma yarışçı olduğum zamanlarda geldi” diyor ABCC baş antrenörü Ian Goodhew. “65kg civarı benim performansımın düşmeye başladığı limit. Ancak bu rakam elbette herkese göre farklılık içerecektir. Chris Froome’u ele alalım – çılgınca miktarda kilo verebilip, yine de zamana karşılarda iyi bir iş çıkartabiliyor.”

Vücut ağırlığı ve performans üzerine burada değinemeyeceğimiz kadar karmaşık bir formül var, ama Liverpool John Moores Üniversitesi’nde uygulamalı spor ve egzersiz bilimleri antrenörü Greg Whyte, Goodhew’ın “kişiye göre değişim” savına katılıyor. Whyte, “Güç yalnızca kas kütlesi azaldığında kaybolur. Eğer kilo kaybı doğrudan vücuttaki yağ oranının azalmasıyla ilgiliyse, o halde güçte bir değişim söz konusu olmaz. Kilit ölçüm güç – ağırlık oranıdır. Eğer güç kilo kaybına karşın korunursa güç – ağırlık oranı artacaktır. Ana hedef güç – ağırlık dengesini sabitlemektir, özellikle de yer çekimine karşı hareket ettiğimiz tırmanışlarda. Güç – ağrılık dengesi aşağıya inerse, kilo kaybı performansı negatif etkiler.”

Dolayısıyla belki de basit bir yaklaşımla, kilo kaybının neden olabileceği bir performans kaybını riske etmeden, bisikletinizden kilo kaybetmek daha makuldür…

Tüy gibi bir dokunuş

Hafif bir bisiklet cevap olabilir, ama bu durum muhtemelen tuzlu bir etikete sahip. “Bisikletten kilo vermek sürücü + bisikletin ortalama ağırlığını azaltabilir ama güç – ağırlık oranınızı artıracaktır” diyor Whyte. “’Fakat sertlik ve sağlamlık karbon fiber ile daha düşük ağırlıkta muhafaza edilebilinirken, bunun yüksek de bir finansal karşılığı oluyor. Buna ek olarak hafif malzemeler genellikle daha az dayanıklıdır.

“Güç aktarımının kesilmesi ile sonuçlanan her şey performansı olumsuz etkileyecektir,” diye ekliyor Whyte. “Ve sertlik güç kaybının engellenmesi için kilittir. Ağırlığı kaybederken, güç aktarımını optimize etmek için her zaman kadro ve jantlarda rijitlik kaybını azaltmayı arıyoruz.” 

Her şeye rağmen Rinard, sağlanan faydanın umulduğu kadar büyük olmadığı görüşünde. “Ağırlık konusundakitakıntı yaptığımız jantlar aslında sistemin toplam ağırlığının yalnızca küçük bir bölümünü oluşturur – bisiklet artı sürücü – ve hız değişim oranlarını etkilediği miktar [ne kadar çabuk hızlanabilir ya da yavaşlayabiliriz] oldukça düşüktür. Dolayısıyla hafif fren ve lastiklerin etkisi pratikte ölçülemeyecek kadar küçüktür.”

Göz önünde bulundurulması gereken bir başka faktör daha var: Aerodinamik. “Aero neredeyse hafif kiloyu yenebilir,” diyor Rinard. “Tipik ağırlık tasarrufu ve aerodinamik geliştirmelerini varsayarsak, bisiklet meraklıları için tırmanışlarda aero olmak % 5’e kadar hız demektir, bu rakam profesyonellerin hızı için aero’nun tırmanışlardaki etkisini % 8’e kadar çıkartıyor.” 

Dolayısıyla paranızı süper hafif karbon fiber komponentlere harcamaktansa rüzgar tüneline harcamak daha fazla kazanç sağlayabilir, ancak bu araştırdığımız noktadan biraz uzaklaşmamıza sebep oluyor ve ayrıca bisikletin ağırlığını yönetmenin daha ucuz yolları da mevcut. 

“Bana göre iki haftalık antrenman kampı, her zaman birkaç gram tasarruf sağlayan karbon fiber bir aletten performansınız için daha iyi bir yatırımdır. İnsan kendine yatırım yapmalı”

“500ml bidon, bir kilonun yarısıdır,” diyor Goodhew. “Pek çok bisiskletçi bunlardan iki tane taşıyor, ve bazılarının su matarası 750ml’den bile daha büyük bir hazneye sahip. Uzun sürüşlerde ekstra bir kilo taşımak performansınıza zarar verecektir.”

“Sizi yavaşlatan yalnızca sıvı değil,” diyor Goodhew. “İnsanlar mekanik vites sistemlerinden genellikle daha ağır olan elektroniğe geçiyor.”

Ve içi alyan setleriyle dolu bir sele altı çantasına gerçekten ihtiyacınız var mı? Kısa TT yarışlarında bir arıza ya da tekerlek patlağıyla karşılaştığınızda yarış aslında sizin için zaten bittiğinden, bir tamir seti taşımanın çok az bir değeri vardır” diyor Whyte. “Uzun yarışlarda ise tamir seti taşımanın bir anlamı vardır, ama ben hafif kitler ve pompa yerine gaz kullanarak taşıyacağım setin ağırlığını minimize etmeye çalışırım.”

Goodhew ekliyor, “Eğer yarışlarda bisikletini geliştirmek için harcayacağın £1,000’ın varsa, bunu ihtiyacın olduğunda sana su verecek bir suvanyör tutarak değerlendirmek daha mantıklı olacaktır. Bu sayede başka şekilde tasarruf edemeyeceğin bir yarım kiloyu tasarruf etmiş olacaksın.”

Tüm bu bilgiler ışığında

İdeal kilonuzu bulmak için psikolojik bir unsur var, diyor Goodhew. “Aynakoluna daha hafif olacaklarını ve bu sayede daha hızlı gideceklerini düşündükleri için titanyum cıvatalar takan tanıdıklarım var. Ve bu onları daha hızlı yapıyor, çünkü buna inanıyorlar. Bu karmaşık bir mesele, bilimsel ve duygusal olarak neticede bizler insanız.”

Whyte paranızı başka bir yöne harcamanız konusunda hem fikir: “Benim tavsiyem her zaman, bisiklete başvurmadan önce, insan motorunu optimize etme konusundaki herhangi bir finansal yatırıma odaklamaktır. İki haftalık antrenman kampı her zaman birkaç gram tasarruf sağlayan karbon fiber bir aletten performans için daha iyi bir yatırımdır.”

Elbette saf bir şekilde rakamları ele alacak olursak kendinizden kilo kaybetmek daha iyi olacaktır. “Bisikletimin ağırlığı7.5kg,” diyor Goodhew. “Ben ise 75 kilo civarındayım, dolayısıyla bisiklet sadece toplam ağırlığımın % 10’undan azını oluşturuyor.”

Sonuçta, sürücünün ağırlığı ile bisiklet arasındaki optimum denge sizin amaçlarınıza göre değişebilir, diyor Whyte. “Düz etaplardaki zamana karşı yarışları yüksek güç çıkış optimizasyonunu gerektirir, ağırlık ise daha az önemlidir. Bir diğer taraftan Etap’lı yarışlarda çoklu tırmanışa sahip bisikletçi güç – ağırlık optimizasyona ihtiyaç duyar, bu nedenle güç korunurken ağırlık tasarrufu başarının anahtarıdır.” 

Son olarak uzman spor bilimcilerinin desteğiyle güç – ağırlık oranlarının düzenli olarak değerlendirilmesi başarı ile başarısızlık arasındaki fark olabilir. “

E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!

Yorumlar için tıklayın

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Öne Çıkanlar

BİSİKLET YOLLARI YÖNETMELİĞİ RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANDI

Haberler

GÜÇ DENGESİ

Editoryal

ANTALYA’DA KARMA UYGULAMA ÇÖZÜM GETİRMEDİ

Haberler

LOTTO-SOUDAL, TAKIM BİSİKLETLERİNİ SATIŞA ÇIKARIYOR

Haberler

Bağlan
E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!