Bizimle iletişime geçin
Cyclist Türkiye Tüm D&R Mağazalarında!

Profiller

KORAY CANTEZ

Bisiklet tarihimizde ilk kez yol yarışları branşında UCI Elit Ulusal Hakem statüsüne yükseltilen Koray Cantez ile bisiklet hakemliğine nasıl başladığını, UCI Elit Ulusal Hakemlik statüsünün Türk hakemliğinde neleri değiştirebileceğini ve İtalya Turu’nda hakemlik yapma hayalini konuştuk

Yazı ERMAN ÖNER

Cyclist Türkiye: Bisiklet hakemliğini tercih edişiniz nasıl oldu?

Koray Cantez: Babam Hüseyin Cantez eski bir bisikletçi, aynı zamanda eski milli hakemlerimizden. Henüz beş yaşındayken beni de yarışlara götürürdü. Babam kule hakemiydi, bana da bir kağıt kalem verdi ve geçenleri yaz dedi. 7-8 yaşlarındayım, ilk hakemliğim o zaman başladı diyebiliriz (gülüyor). 18 yaşını geçtikten sonra hakem olmayı kendime direkt hedef koydum.

Babam eski bir bisikletçi olsa da benim gözümde hep hakemdi, çünkü sporculuk yıllarına yetişememiştim. Dolayısıyla ona benzemem için hakem olmam lazımdı. Tabii bunun için belirli şartlar var; 18 yaşını geçmek, lise diploması almak vs. Üniversitedeyken Ankara’da açılan bir hakemlik kursuna gittim. 4-5 gün süren bir eğitim ile hakem oldum.

CT: Kendinize bisiklet hakemliğini hedef olarak koyarken çevrenizden nasıl dönüşler aldınız?

KC: İnsanlara ilk söylediğimde, özellikle bisiklet sporunun içinden değillerse, söze ne yaptığımı anlatmakla başlıyorum. Amatör dallarda hakemlik insanlara aykırı bir meslek geliyor. “Babanız olmasa hakem olur muydunuz?” diye soracak olursanız; sanırım olmazdım. Dolayısıyla amatör branşlarda kesinlikle aile desteğinin arkanızda olması gerekiyor. 

CT: Hakemliğe giden yolda nasıl süreçleri geride bıraktınız?

KC: 2011 yılında aday hakemliği aldım. Ardından çeşitli ulusal ve uluslararası yarışlarda görev yaptım. Hakemlik işine ilk olarak süpürge aracından başlanır. Önce yarışı bırakanları, zaman barajında kalanları toplarsın. Ardından ilerledikçe ya da senin performansına göre yarışın içine dahil olmaya başlarsın. 

CT: Peloton içinde hakem ağı nasıl oluşuyor; kaç kişidir, görevleri nelerdir?

KC: Uluslararası yarışlarda UCI tarafından komiserler atanır. Biz onlara “President of the Comiser Panel (PCP)” deriz. Diğerleri ise ulusal hakemlerdir. UCI komiserinin (PCP) olduğu araçta bir şoför hakemimiz, bir radyo tur olur. PCP tamamıyla konvoy düzeni ve yarışın UCI kurallarına uygun bir şekilde yönetilmesiyle ilgilenir. Radyo tur, ülke içi yarışlarda hem İngilizce hem de Türkçe dillerinde diğer takım araçlarına, medyaya, VIP misafirlere ve takım araçlarına bilgi akışı sağlar. Aynı zamanda PCP ile beraber diğer hakemlerin pozisyonlanmalarını değiştirir. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Turu’ndaki kırmızı araç bu hakem aracıdır ve pelotonun hemen
arkasında yer alır.

Pelotonun önünde oluşacak herhangi bir kaçışın denetlenmesi C2 komiserinin sorumluluğudur. Kaçışın zaman farkı 45 saniyenin üzerine çıktığında grubun arkasına geçerek kaçışı takip eder. PCP’nin arkasında doktor aracı, nötral servis, takım araçları ve C3 bulunur. C3 genelde 5’inci ya da 6’ncı takım aracından sonra konumlanır. C3 pelotondan geriye kalan sporcular olduğunda ya da peloton ikiye bölündüğünde PCP’nin öne geçmesi gerektiği durumlarda devreye girer. Kimi zaman C4 hakemimiz de olur. C4 hakemi, C3’ün arkasında, onun yetersiz kaldığı zamanlarda görev yapar.

Bir de pelotonun önünde devam eden ve bilgi akışını sağlayan motoinfo hakemi olur. Moto2 hakemi PCP’nin yanında regülatör olarak durur. Moto1 komiseri, C2 hakeminin önündedir. Kaçış içerisinde ikinci bir kaçış oluştuğunda orayı düzenler. Ve bir de yarışın en arkasında süpürge aracı vardır. O da kopan, bırakan yahut kazaya karışan sporculara müdahale eder. 

Bunun haricinde; start, kronometre
ve finiş hakemi vardır. Bunlar yarışı önden takip eder, ara prim kapıları, dağ primi noktaları ve bitiş noktalarına önden giderler. Oradaki düzeneğin kesinlikle kurulu olduğundan, yarışın herhangi bir aksaklık olmadan biteceğinden emin olurlar. Bir yarışta ortalama 13-15 arası hakem görev yapar.

Cyc: Ülke bisiklet hakemliğinde bir ilke imza atarak UCI Elit Ulusal Hakemlik statüsü kazandınız. Yeni unvanınızla birlikte iş tanımınız nasıl değişti?

KC: Elde ettiğim statü uluslararası UCI international Hakem komiseri olmadan önceki bir ara geçiş dönemi. Şu an aldığım unvan olan UCI Elit Ulusal hakem statüsünde iki yıl kalmam gerekiyor. Bu iki yıl boyunca yurt dışı görevlendirmelerim olmayacak. İki yılın ardından UCI International’a başvurma hakkı elde edeceğim. Bu kategori bizim için çok önemli; zira en üst seviyenin açılması anlamına geliyor. MTB kategorisinde [MTB ve Yol ayrılıyor] Gürol Çaydaş hocamız UCI International oldu. Yolda ise henüz bu seviyeye bir hakem çıkartamadık. Aslında bu unvana erişen ilk kişi olmak onur verici.

Cyc: International statü için tekrardan bir sınav süreci olacak mı, yoksa sadece performansınıza dayalı bir karar mı alınacak?

KC: UCI International kursu ve hemen ardından tekrardan zorlu bir sınav süreci olacak. Bu sınavın bir yazılı bir de pratik kısmı var. En az yedi etaplı bir yarışta gözetmen eşliğinde sizi görevlendiriyorlar. Yarış içerisinde aldığınız her pozisyonu değerlendirip, bunun sonucunda kategori atlattırıyorlar. Gerçekten zor bir süreç.

Cyc: Aynı zamanda İngilizce öğretmenisiniz. Yabancı dil biliyor olmak elde ettiğiniz yeni klasmanda elzem. İngilizce öğretmenliği hakemlik kariyeriniz düşünülerek alınmış planlı bir tercih miydi?

KC: İngilizce öğretmeni olmaya karar verdiğimde aslında hiç böyle düşünmemiştim, ama şu anda İngilizce öğretmenliğiyle hakemlik birbirini destekler nitelikte. Tabii yalnızca İngilizce bildiğimden dolayı bu noktaya gelmedim çünkü gittiğim kursta iki ayrı yazılı sınav ki her biri 3,5 saat sürdü ve ardından 30 dakikalık 5 detay yarış içi prosedürlerin sorulduğu sözlü sınava girdim. Bu sınavın ilk maddelerden biri de yabancı dildi; İngilizce, Fransızca ya da bu yıl eklenen İspanyolca dillerinden en az birini yeteri düzeyde biliyor olmak şart. Teoride ise bisiklet, yarış kuralları ve yönetimi hakkında detaylı bilgi ve donanıma sahip olmalısınız.

Cyc: Yurt içindeki uluslararası yarışlarda deneyimli hakemlerle birlikte görev alıyorsunuz. Kendinize örnek aldığınız bir hakem var mı?

KC: Ulusal Hakemlerimizden olan ve benim bu statüye sahip olmamda en az benim kadar payı olan Ali Badak, Rüstem Kayın,Fatih Trabzon ve Fuat Akçay’dır. Yönettiğim ya da hakem panelinde bulunduğum yarışlar esnasında kendilerinden çok şeyler öğrendim. Aynı zamanda UCI MHK Başkanı Catherine Gastou var. Fransız bir kadın hakem, ayrıca bu statüye atamamı da yapan kişi kendisi. Onunla beraber yanılmıyorsam üç yıl önce Türkiye Turu’nda çalıştık. Ondan da çok şeyler öğrendik. Bu şekilde deneyim alışverişleri olabiliyor elbette. 

Cyc: Hakemlik yapmak istediğiniz hayalinizde bir yarış var mı?

KC: Herkesin aklına ilk Fransa Turu gelir ama ben İtalya Turu’nda görev yapmak isterim. Tek günlük Paris-Roubaix yahut Katalan Turu da hayalini kurduğum yarışlardan. Ama şöyle de bir gerçek var. Buralara gittiğimiz zaman gördüklerimizi ülkemize getirmemiz lazım. Bu Koray olur, Ahmet olur, Mehmet olur. Kim giderse gitsin, oradaki bir artıyı ülkemize getirmemiz gerekiyor. Biz şahışlar olarak gelip geçiciyiz bisiklet sporuna bir pedal bile olsa katkıda bulunabilirsek ne mutlu bizlere.

E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!

Yorumlar için tıklayın

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Öne Çıkanlar

ANKARA BİSİKLET YOLU PROJESİNİN DETAYLARI AÇIKLANIYOR

Haberler

GÜÇ DENGESİ

Editoryal

İZMİR, EUROVELO AĞINA DAHİL EDİLDİ

Haberler

‘BENİM BİSİKLETİM BENİM ŞEHRİM FİLM’ GÖSTERİMİ 1 ARALIK’TA

Haberler

Bağlan
E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!