Bizimle iletişime geçin
Cyclist Türkiye Tüm D&R Mağazalarında!

Editoryal

LANCE’İ AFFETME ZAMANI GELDİ Mİ?

Doping geçmişi gün yüzüne çıkalı altı yıl geçmesinin ardından Lance Armstrong, bisiklet dünyasının istenmeyen çocuğuna dönüştü. Ancak pek çok eski dopingcinin kabul gördüğü bir dünyada, Armstrong’a verilen bu ceza orantısız olabilir mi? Cyclist araştırıyor

Yazı  Richard Moore  İllüstrasyon Paul Ryding

Lance Armstrong, 1999’da rakiplerini yerle bir edip Fransa Bisiklet Turu’nu kazandığında, David Gaudu iki yaşındaydı. Armstrong’un Tour üzerinde kurduğu hakimiyetin başlamasından bu yana geçen süreyi anlatmak için, Vendée’de başlayan Fransa Bisiklet Turu’nda takımı Groupama-FDJ ile ilk büyük tur startını alan gözlüklü genç Gaudu’dan daha açıklayıcı bir sembol bulunamazdı. 

Gaudu için Armstrong, Eddy Merckx’in Armstrong’a ifade ettiği gibi geçmişte kalmış tarihi bir figür anlamı taşıyor olmalı. Yine de Merckx’ten daha büyük bir etkiye sahip Amerikalı, spor içinde bir hayalet gibi dolaşıyor. Lance’in kara gölgesi özellikle de Tour de France’ın üstüne düşüyor. Neticede Tour, Armstrong’un yedi kere kazandığı ve sonrasında kaybettiği yarış. 

Armstrong diğer spor branşlarındaki salgınlar için de bir referans noktasına dönüştü. ABD Anti-Doping Ajansı, Lance’in yedi birinciliğini geçersiz sayıp, onu ömür boyu spordan men ettiğinde, dopingin altını kalın bir çizgiyle çizdiğine ve Lance’i spor tarihinden sildiğine inanıyordu. Aslında, Lance hakkında alınan bu iki karar, yeni bir tartışmanın ve çözülemeyen bir problemin başlamasına yol açtı: Elde ettiği dereceler (bazıları iptal edildi, bazıları ise geçerliliğini koruyor) ve onun bugünkü statüsü.

Devin düşüşü 

Armstrong’a karşı USADA kararı 2012 sonbaharında geldi. Son Tour galibiyetinin üzerinden yedi yıl ve ikinci emekliliğinin üzerinden de yedi yıl geçmişti. Gerçekte onu aşağıya çekecek olaylar silsilesini harekete geçiren, Armstrong’un 2009 ve 2010 yıllarındaki feci dönüşü oldu. Gerekçeli karar açıklandığında, USADA Armstrong ve takımı US Postal davasını “Spor tarihinin en kapsamlı doping programı” olarak adlandırdı.

Armstrong’tan bu yana neredeyse altı yıl geçti, 1990’lar ve 2000’lerde doping kapsamında daha birçok vahim vaka ortaya çıktı, Rusya’nın devlet destekli doping kullanımına değinmiyorum bile.

Cezası orantısız olabilir miydi? Karar mantığa, akla ve emsallere dayanıyor muydu, yoksa işin içine duygusal faktörler karışmış mıydı?

Abartıldı ya da abartılmadı, ama alınan karar Armstrong’u özel bir dava olarak ele aldı ve onu bir günah keçisi haline getirmek için tasarlandı. Davadaki diğer bisikletçilerin isimleri USADA raporunda geçiyordu, ancak esas olarak Armstrong ve US Postal’a karşı tanık olarak yer aldılar. Yaptıkları doping Armstrong ile benzer olsa da, uygulanan prosedür farklıydı. Onlar itirafçıydı ve bu nedenle de kahraman ilan edildiler.  

Armstrong pek çok sebepten ötürü özel bir davaydı. Ve Lance soruşturma boyunca yeni bir başlangıç için iş birliği yoluna gitmedi. Ayrıca diğerlerinden farklı olarak sadece dopingle değil, aynı zamanda zorbalık, zorlama ve hoş olmayan davranışlarla da suçlandı. Belki davayı ayrı bir yere taşıyan bir diğer faktör Lance’in yedi Tour şampiyonluğuydu: Bozuk bir makinenin en büyük çarkı olan bir kral.

Armstrong asla sessiz kalmayı seçmeyecekti. Kendine 100 milyon dolara mal olabilecek, çözülmesi gereken federal bir dava vardı. Takım sponsoru US Postal devlete aitti. 1999 ve 2004 yılları arasında Armstrong’un takımına isim sponsoru olan ABD Postası, Armstrong’a yüklü bir tazminat davası açtı. Armstrong ve avukatları dopingin firmaya maddi bir hasar vermediği tezini savunuyordu. US Postal servisi bilinirlik istemişti ve Armstrong da bunu onlara vermişti. 

Armstrong aleyhindeki dava yaz boyunca gündemde olacaktı. Ancak Mayıs ayı başlarında Armstrong’un beş milyon dolar ödemesiyle konu kapandı. Bu haber Armstrong için bir “galibiyet” olarak nitelendirildi ve sonuç birçok insanı kızdırdı. İnsanlar Armstrong’un mali olarak iflasa sürüklenmesini bekliyordu, en azından umuyordu. Sonuç olarak Lance’in cebinden bir miktar para çıktı ama hala yoksul bir adam değildi.

Kör adalet?   

Armstrong’un bazı davranışlarına doğrudan mahrum kalanlar, onu asla affetmeyecek ve zaten neden affetmeliler ki? Armstrong bazı insanlara gerçekten çok kötü davrandı. Bu isimler arasında; Greg LeMond ve eşi Kathy, İtalyan bisikletçi Filippo Simeoni ve Armstrong’un eski takım arkadaşı Frankie’nin eşi Betsy Andreu var. 

Özellikle Betsy Andreu, Armstrong’a yaptığı eleştirilerde her şeye rağmen açık sözlü olmaya ve sesini yükseltmeye devam etti ve Lance’i affetmemek için onlarca geçerli sebebe sahip. Ancak medeni toplumda adalet suçun kurbanları yerine, tarafsız yetkililere bırakılmaktadır.

Armstrong davası ile ilgili sormaya değer bir soru da bu: Ceza orantısız olabilir miydi? Karar mantığa, akla ve emsallere dayanıyor muydu, yoksa aldatmaya, zorbalığa ve hatta belki de Armstrong’un duygusal hikayesi – kanseri yenip geri gelen ve dünyanın en zor yarışını kazanması – de davada bir faktör müydü?

Önemli mi? Armstrong’a karşı ifade veren tanıklardan biri olan Jonathan Vaughters, profesyonel sporun ayrıcalık değil, bir hak olduğunu söylüyor. Lance neredeyse özgürlüğünü de kaybediyordu. Sonuç olarak, resmi düzeyde bisiklet yarışlarında yer alması ya da katılması yasaklandı.

46 yaşındaki Armstrong’un elit düzeyde bir daha yarışmacı olması mümkün değil, ama yasaklı olmasaydı şüphesiz triatlonlarda, koşu etkinliklerinde ve belki de kendi yaş grubundakilere karşı bisiklet yarışlarında yer alabilirdi. Bunu yapmasını engellemek, ona karşı yarışacaklar açısından adil görünüyor. Ancak Tour de France’ın davetlilerine ve hatta takımlara, medyaya ya da organizasyonda çalışanlara baktığınızda geçmişinde doping iddiası bulunan ya da dopingli yakalanmış birçok insan görürsünüz. Bu nedenle Armstrong’un resmi yarışlara davetli olarak katılabilmesinin yasaklanması biraz absürt. 

2017’nin başlangıcından bu yana, Armstrong’un üç resmi yarışa katılmasının önüne geçildi. İlki organizatörler tarafından davet edildiği ve yarıştan podcast’ler sunmasının istenildiği 2017 Colarado Classic. İkincisi halk yarışında yer alması için davet edildiği, bu yıl koşulan Tour of Flanders’tı. Sonuncusu ise medya akreditasyonu verilmemesi koşuluyla, İsrail’den başlayan Giro d’Italia’nın startına katılmasına izin verilmesiydi. 

Armstrong Colorado’ya bir şekilde gitti ve podcast’ini yaptı, ancak yeni UCI başkanı David Lappartient’in bizzat dahil olduğu ve Armstrong’un organizasyonun yakınında bile olmasına izin vermeyeceğini söylediği Flanders ziyaretini geri çekti.

Armstrong girdiği her yerde görmezden geliniyor. Birkaç yıldır ise Lance kendini sürekli olarak kamusal hayatın içine sokmaya çalışıyor, özellikle de spor, iş ve eğlence dünyasından seçtiği konuklarıyla röportajlar yaptığı podcast’i the Forward Podcast aracılığıyla. Geçen yıl Tour de France boyunca günlük podcast yayınları yaptı. Ardından yayınlara yarı düzenli olarak devam etti ve bu yılki Tour’da yine günlük olarak podcast’lere devam etti. 

Podcast’in hatırı sayılır bir takipçi kitlesi var – Armstrong Fransa Turu boyunca günlük olarak 300.000 dinleyici tarafından takip edildiklerini söylüyor. Takipçiler muhtemelen Armstrong’u affetmeye istekli olan kesimden. 

Tour de France davetlilerine baktığınızda, Armstrong’un resmi yarışlara davetli olarak katılabilmesinin yasaklanması biraz absürt 

Spor içinde ise kamu önünde olmasa da onu affetmeye hazırlanan birkaç kişi mevcut. Cyclist bir dizi güncel biniciye yaklaştı ve neredeyse hepsinden, Armstrong’un bulaşıcı zehir algısından güvenli bir mesafede durmayı tercih ettikleri yönünde cevaplar aldı. Tek istisna bu yıl Katusha-Alpecin ile ilk Fransa Bisiklet Turu’nu koşan Amerikalı Ian Boswell’di.    

İyisi ve kötüsüyle

Boswell’in söz konusu Armstrong olunca merhametli bir görüşe sahip olmasının bazı kişisel nedenleri var. 

“Lance ile bağım çocukluk yıllarıma dayanıyor” diyor Boswell Cyclist’e. “1980’lerde babama karşı triatlon yarışlarına çıkardı. Babam kariyerinin sonlarındaydı ve Lance yeni genç yetenekti.”

“Onunla kişisel olarak ilk kez 1998’de kanser tedavisinden döndükten sonra tanıştım. Geri döndüğünde ilk olarak Vuelta’da yarıştı (Geri dönüşünden sonra koştuğu Vuleta’da dördüncü olan Lance için bu sonuç genel klasman iddialısı olabileceğine dair ilk işaretti). Tanışmamız Haziran ayında koşulan Cascade bisiklet klasiğindeydi. 

“Babam ile Lance sohbet ediyordu ve Lance bana bisiklet kepini hediye etti. Onu bir ödül gibi sakladım. Kepi yalnızca bir kez gençler ulusal zamana karşı yarışında, kaskımın altına giydim – 14. olmuştum.

“Bisikletçi olarak gelişmeye devam ediyor ve seviye atlıyordum. Her yaz ise Fransa Bisiklet Turu’nu izliyordum ve gerçekten Lance’den ilham alıyordum. Nihayetinde de onun kurduğu Livestrong takımına girmeyi başardım. Livestrong Lance’in kurduğu genç bisikletçiler için bir gelişim takımıydı.

“Austin, Teksas’ta 21. yaş günümle çakışan bir antrenman kampımız vardı. Lance orada benim için bir parti verdi. İlk yasal alkollü içeceğimi onun evinde aldım.

2013’te Boswell Team Sky ile profesyonelliğe adım attı. Aynı zamanlarda bisiklet sporunun tamamı, USADA raporundan ve artçı şoklardan, Armstrong’un televizyonda Oprah Winfrey’e yaptığı itiraflar dahil serseme dönmüştü. Lance Armstrong’un patlattığı bombalar, birkaç personeli işten ayrılmak zorunda kalan Team Sky üzerinde de yoğun bir baskı oluşturdu.

Boswell kendisini Armstrong’la kişisel yakınlığı ve ondan uzak durma baskısının ortasında bulduğunu itiraf ediyor. Boswell’in Team Sky’dan takım arkadaşı son Tour şampiyonu Bradley Wiggins o dönem, Lance karşısındaki eleştirilerini açık bir yüreklilikle dile getirdi.

Boswell, “Lance hakkında sorulara maruz kaldım ve hile yapan birini destekliyormuş gibi görünmek istemedim, ama aynı zamanda bisiklete karşı ilgi duymamı sağlayan kişi olan Lance’in çocukluk kahramanım olduğundan ve bisiklete Lance’in kurmuş olduğu gelişim takımıyla adım attığımdan bahsedememek adil gelmiyordu. Lance olmaksızın yaptığım işi yapamayacağımı biliyordum.”

Yarışlar oldu ve anılar o yarışları izleyen herkesin zihninde yaşamaya devam ediyor, akıllarda iz bırakan o anıları silemezsiniz…

“Bu çok zor çünkü Lance Amerika’da bisikletin gelişimi için çok fazla şey yaptı” Boswell ekliyor. “Bisikleti havalı bir spor haline getirdi, onu gündem yaptı. Okula gidip herkese bisikletçi olduğumu söylüyor ve büyük bir saygı görüyordum.”

Vermont kışları dışarıda bisiklet sürmek için çok soğuk ve karlı olduğunda Boswell YouTube’dan eski yarışları izliyor. “2016 Giro’yu değil, 2001 Tour’u izlerim” diyor Boswell.

Tarihi yeniden yazmak 

Artık sahip olduğumuz bilgi ışığında – Armstrong ve pek çok rakibi endüstriyel bazda doping yapıyordu – doping çağında koşulan Fransa Tur’larının değeri düşüyor ya da onları izlerken aldığımız keyif ortadan kalkıyor mu? Bu gerçek değil.

“Açıklaması zor ama büyürken izlediğim bazı yarışlar vardı ve onları şimdi bile izlerken kendimi sanki o günlerdeymişim gibi hissediyorum” diyor Boswell. “Bu sadece yarışla alakalı değil, aynı zamanda anlatım; Liggett ve Sherwen’in sesi, ve diğer tüm bisikletçiler. Biçimlendirici yıllarımın ikonik olduğunu düşünüyorum. Tour her yıl izlediğim tek yarıştı – ABD’de izleyebileceğiniz tek yarış.”

Boswell’in yorumları, Tour’un ve sporun Armstrong’la uğraştığı problemi düzgün bir şekilde özetliyor: Yarışlar oldu ve anılar o yarışları izleyen herkesin zihninde yaşamaya devam ediyor.

Armstrong sorunu üzerine Boswell, tanınan diğer dopingçilere verilen cezaların tutarsızlığından dem vuruyor.

“Geçmişinde doping cezası bulunan diğer önemli isimleri gördükçe, Lance’e verilen ceza mantıklı gelmiyor” diyor Boswell. “Richard Virenque Fransa TV’ye ve Michael Rasmussen de Danimarka TV’sine çıkıyor. Takımlarda geçmişinde doping olan pek çok isim görev yapıyor ama kesinlikle hiçbiri genç bisikletçileri dopinge teşvik etmiyor.”

Belki de Armstrong’un hikayesinden çıkarılacak esas ders şudur; iyi ya da kötü, tarihi yeniden yazamazsınız. Dahası, birçoğu bunun yapılmaması gerektiğini savunacaktır. Aynı döneme ait pek çok doping cezası almış isim görmezden gelinmesine rağmen, bir bisikletçiyi doping yaptığı için rekor kitaplarından silmek, olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir; ancak bir problemin üstesinden gelmeye çalışmanın yanlış bir gidiş yolu olduğu kesin.

E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!

Yorumlar için tıklayın

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Öne Çıkanlar

ANKARA BİSİKLET YOLU PROJESİNİN DETAYLARI AÇIKLANIYOR

Haberler

GÜÇ DENGESİ

Editoryal

İZMİR, EUROVELO AĞINA DAHİL EDİLDİ

Haberler

‘BENİM BİSİKLETİM BENİM ŞEHRİM FİLM’ GÖSTERİMİ 1 ARALIK’TA

Haberler

Bağlan
E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!