Bizimle iletişime geçin
Cyclist Türkiye Tüm D&R Mağazalarında!

Editoryal

AZMİN ADI ‘PARATRİATLON’

Dünya Paratriatlon Şampiyonası’nın 9. ayağı Akdeniz güneşinin cömertçe parlamayı sürdürdüğü Alanya’da koşuldu. Dünya’nın en iyi 70 paratriatletinin bu özel mücadelesini Cyclist Türkiye izledi

Hazırlayan SAMED KUNAÇ

Her fırsatta söylediğim bir söz ‘Sporda Engel Yok!’. Türkiye’deki tüm paratriatletleri tanıdığım için midir bilmem ama, bir temenniden öte, her seferinde ağız dolusu söylerim bu sözü. Ekim başında Alanya’da yapılan Paratriatlon Dünya Kupası ile bu söz bende küresel karşılığını bulmuş oldu.

Bu bölümün takipçilerinin çok iyi bildiği gibi paratriatlon konusunu mümkün olduğunca gündemde tutmaya çalışıyorum. Gazi sporcumuz, maraton koşucusu Ekrem Taşkın, koltuk değnekleri ile half Ironman (70.3) bitiren Abdülkadir Özoğul ve Türkiye’nin ilk kadın paratriatleti sevgili Miray Ulaş bu sayfaların konukları oldu. Onlar engelli vatandaşlarımıza, gençlerimize bir örnek ve umut oldular. Zaman zaman omuzlarındaki misyonun yükü altında sarsıldılar ama asla yılmadılar. Şimdi olimpiyat yolunda kararlı adımlar ile ilerliyorlar.

2019 sezonu Türkiye için paratriatlon adına çok önemli bir yıl oldu

Geçtiğimiz ay triatlon adına çok bereketli bir aydı. 29’uncusu düzenlenen Alanya Triatlonu her zaman olduğu gibi sadece ulusal seviyede değil Avrupa Kupası seviyesinde de düzenlendi. Toplamda 1000’e yakın sporcunun mücadele ettiği yarışmalar her zamanki gibi nefes kesiciydi. Alanya’nın alamet-i farikası ‘şikan’ virajları yine bisiklet parkurunda sporcuların tekniklerini sonuna kadar zorladı. Buraya kadar hem Avrupalı sporcular hem de ulusal sporcularımız için bir değişiklik yoktu. Ancak herkes heyecanla Dünya Paratriatlon Kupası yarışmasını bekliyordu.

Kaldığımız otelin koridorlarında yıllardır ilk defa handcycle (el ile pedal çevrilen) modellerini görmek, bizim için bir sonraki gün karne alacakmışız gibi karnımızda kelebekler uçuşmasına sebep oluyordu. E haklıydık da! Dört arkadaşımız bu müsabakalarda ülkemizi temsil edecekti. Eminim onlar da hiç tatmadıkları bu yarış tecrübesinin heyecanı ile gözlerine uyku girmeden sabahı zor ettiler.

Yarış sabahı..

Sevgili dostlar..Yarış sabahı o değişim alanını bir görmeliydiniz. Etrafta ısınmakta olan sporcular ile günaydınlaşıp onlara başarılar dileyerek birbirimize muhteşem enerjiler verdik. Dil konusunda ortak bir nokta bulamadıklarımızla birbirimize sadece ‘gülümsemek’ bile yetti. Ne demek istediğimizi hepimiz çok iyi biliyorduk. Sevginin ve sporun lisan ortaklığı bu olsa gerek.

Ve bisikletleri..

Biliyorsunuz bisiklette donanım hepimiz için önemli. Herkesin hayalini süsleyen grup setler, jantlar, kadrolar var. Çok iyi donanımlı ama daha da önemlisi sporcunun engelini ortadan kaldırmak üzere inovatif dokunuşlar ile bezenmiş onlarca bisiklet görmek çok etkileyiciydi. Gidon ve tri-barlarda uzuv kullanımına imkan tanıyan karbon kalıplar, elektronik vites sistemleri ve aynı anda iki frene birden baskı yapmak üzere geliştirilmiş kollar.

Ülkemizde paratriatlet sayısı 3 sezonda 3 katına çıktı

Hepsi paratriatlete verilen önemin bir göstergesiydi. Bizim henüz emekleme aşamasındaki –paratriatlonda- inovasyon çalışmalarımızı düşündükçe yolun ne kadar başında olduğumuzu düşündüm. Son olarak tandemlere ayrı bir parantez açalım. Görme engelli  sporcuların refakatçileri ile birlikte kullandıkları bu bisikletlerin süratleri inanılmazdı. Diğer bisikletlerin ve seyircilerin yanından bir alaca doğanın avına süzüldüğü gibi geçmelerini izlemek muazzam bir keyifti.

Ah o uzay çağı protezleri

Çoğunun bisiklet etabı için ayrı, koşu için ayrı protezleri vardı. Malesef bu, tahmin edeceğiniz gibi, maliyetlerini düşündüğümüz zaman ülkemiz paratriatletleri için büyük lüks. Biz de sudan çıkan paratriatletlerin saniyeler içinde protezini takıp koşmasını başka bir engelli arkadaşımla hayretler içinde izledik. Öyle ki denizden çıktığında hiç bir ekstra hazırlık yapmadan direk protezini takıp koşmaya başlaması bizde, ‘ilk defa karbon bisikleti eline almış bisikletçi refleksi’ yarattı. Demek ki bu konuda da kat edilecek çok yolumuz varmış. 

Şahsen dört sezondur paratriatlon müsabakalarını takip ediyorum. Yazımın başında da ifade ettiğim gibi sporcularımızın dünyadaki rakiplerini görünce, henüz yolun ne kadar başında olduğumuzu ve ürettiğimiz çözümlerin ve inovasyon çalışmalarımızın ne kadar primitif olduğunu gördüm. Bu konuda kesinlikle daha çok çalışmaya, araştırmaya ama en önemlisi denemeye ihtiyacımız var.

Bu karelerin tümü sözlüklerde; azim, kararlılık, mücadele ve dayanışma kelimelerinin karşılığı olmaya aday

Denedikçe öğrenecek ve daha fazla engelli dostumuzu sporun renkli dünyasına katılmaya ikna edeceğiz. Elbette  üreticilere büyük iş düşüyor, elbette ki Triatlon Federasyonu mesailerinde artık paratriatletlere daha fazla zaman ayıracak ama unutmayalım; üç kişi yarışan paratriatlet dostlarımın sayısı 3 senede 3 katına çıktı! Çığ bile bir kartopu ile başlar. Neden olmasın? Önümüzdeki yıllarda sporun daha çok branşında ‘engelli kategorilerinin’ açıldığını hep beraber göreceğimizi umut ediyorum.

Ve son satırları milli sporcularımıza ayıralım.

Teşekkürler Ekrem, Abdülkadir, Eren ve Uğurcan.

Uluslarası seviyede mücadele etme azminizi bizlerle paylaştığınız ve bu heyecana bizleri de ortak ettiğiniz için…

E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!

Yorumlar için tıklayın

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Öne Çıkanlar

ANKARA BİSİKLET YOLU PROJESİNİN DETAYLARI AÇIKLANIYOR

Haberler

GÜÇ DENGESİ

Editoryal

İZMİR, EUROVELO AĞINA DAHİL EDİLDİ

Haberler

‘BENİM BİSİKLETİM BENİM ŞEHRİM FİLM’ GÖSTERİMİ 1 ARALIK’TA

Haberler

Bağlan
E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!