Bizimle iletişime geçin
Cyclist Türkiye Tüm D&R Mağazalarında!

Editoryal

LASTİKLERİN DÜNYASI

Lastikler bisiklet üzerindeki en basit komponentlerden biri olabilir ama performans üzerinde en belirgin etkiye sahipler

Yazı  Stu Bowers  Fotoğraf  Tapestry

Pnömatik (hava doldurulmuş) bisiklet lastiğini kimin bulduğuna dair bir belirsizlik var. İskoçyalı mucit Robert William Thompson, 1845 yılında çok katmanlı tasarım fikrinin patentini alan ilk kişidir ama hemşerisi John Boyd Dunlop aynı konsepti 40 yıl sonra ticari hale getirmiştir.  

Amerikalı Charles Goodyear’a şükürler olsun ki, 1844 yılında yapışkan ve kırılgan bir madde olan vulkanize kauçuğu lastikte kullanacak kadar dayanıklı hale getirdi.

Pek çoğumuz hala clincher tabir edilen, iç lastiği kolayca değiştirilebilen tipi kullanıyoruz. Prolar ise bunu tercih etmiyor, bunun yerine yapışkanlı tubular lastikleri tercih ediyor, özünde Dunlop’un 130 yıl önce önerdiği gibi. Ancak bisiklet geleneksel kanıyı yıkmaya başladı.

Bisikletçiler daha hızlı ve daha aerodinamik olacağı inancıyla, yüksek basınçlı ince lastikler tercih etmişlerdir. Ancak araştırmacılar geniş lastiklerin düşük basınçta daha hızlı olduğunu, bunun yanında yüksek tutuş ve konfor sunduğunu ortaya koydu.

Gelenekselcileri değişime ikna etmek zaman alabilir, ama mesaj açık: 23mm’i 25mm ile yer değiştirin. Endüstrinin bir sonraki oyunu ise bizi iç lastiklerimizi tamamen atmaya ikna etmek üzerine kurulu.

İç lastikli ya da iç lastiksiz 

“Sonunda kullanıcılar geniş lastiklerin neler yapabileceğinin farkına vardı” diyor Vredestein Lastikleri’nin ürün müdürü Axel Bult. “Bugünlerde esas tartışma konusu tubeless lastikler üzerine. 25mm’lik tubeless lastik, iç lastiğe kıyasla, sürtünme direncini %20 azaltırken, tutuşu %13 artırıyor. Faydalar oldukça büyük, üstelik yalnızca performans üzerinde değil, aynı zamanda bisiklet hakimiyeti konusunda da. Daha geniş jantlar ve daha geniş lastiklerle, lastik kullanılabilir. Bu da lastik performansını etkiler ve direksiyon hissiyatını daha duyarlı hale getirir.

Bir iç lastiği yol kenarında değiştirmek hala basittir

“Ve bir de konfor var” Bult ekliyor. “Verilerimize göre, 88psi hava basılmış tubeless lastiklerimiz, 132psi Fortezza clincher lastiklerimizden daha az sürtünme direncine sahip. Ne denli yüksek konfor sunduğunu düşünün.”

Maxxis ürün müdürü Stephen Robinson da aynı görüşte. “Tubeless lastikte basınç 60-65psi’a kadar düşürülebilir. Gelecekte normal dediğimiz değerler bunlar olacak. İki yıl önce 25mm lastiklerin 23mm’den daha hızlı olup olmadığını tartışıyorduk çünkü insanlar buna inanmaya hazır değildi. Şimdilerde pro pelotona baktığınızda neredeyse 23mm kullanan tek bir bisikletçi bulamazsınız. Algılar değişiyor ve tubeless lastikler bir sonraki adım.”

Herkes iç lastiklerin modası giderek geçen bir dinozor olduğunda hem fikir değil, “İç lastiklere dair hala geliştirilecek onlarca şey var” diyor Pirelli ürün geliştirme sorumlusu Paolo Brivio. “İç lastikleri yeniden geliştirebiliriz, hem bileşikler hem de profil anlamında. Bu nedenle yeni bir teknolojiyle her şeyi silip atmaya gerek yok. Elbette gelecek adına yeni gelişmeleri yakından takip ediyoruz ve tubeless lastikleri görmezden gelmiyoruz ama bugün hala yaygın tercih clincher lastikler. Bu nedenle, tercihlerimizi marketin önceliklerine göre yapıyoruz. İç lastik hala yol kenarında değiştirmesi en kolay lastik.”

Continental’in AR&GE müdürü Edwin Goudswaard, clincher lastiklerin günümüz teknolojisinden elde edeceği hala çok şey olduğu konusunda hem fikir. “Geçmişte büyük değişimler yapmaktan sakınırdık. Şimdilerde küçük adımlar atıyoruz ama hala gidilecek ve keşfedilecek yollar olduğu açık. Sürekli olarak polimer ve yeni bileşenler üzerine çalışıyoruz. Tubeless güvenli ve tutarlı bir standarda ulaşılabildiği sürece çok fazla potansiyele sahip ama soru işareti barındıran hala çok fazla şey var ve biz böylesi büyük zaaflar taşıyan tubeless marketine girmek istemiyoruz.”

Gelişimi durduramazsınız 

“Neden en uygun çözüm olarak tubeless lastikleri gördüğümü açıklamama izin verin” diyor Specialized’ın lastik ürün müdürü Oliver Kiesel. “Geçmişte lastikler, birbirleriyle çelişen özellikleri dengelemek üzerinedir: Performans, yuvarlanma direnci ve ağırlık ama patlamaya karşı dayanıklılığı ve sağlamlığı da göz ardı edemezsiniz. Normal bir clincher lastikte bu iki değişken tamamıyla birbirinin tersidir ama tubeless lastiklerde asıl farkı yaratan dolgu macunudur. Bu sayede, clincher ve tubulara oranla, daha hafif ve yüksek performanslı (jant ve dolgu macunu dahil), üstelik daha az sürtünme direnciyle bir lastik üretebilirsiniz. Patlağa karşı direnç, dolgu macunu tarafından sağlanıyor. Böylece, ağırlık, hız ve dayanıklılığının birbiriyle çelişen hedefleri bir araya geliyor.”

Bu zorlayıcı bir durum ama Kiesel engellerin farkında. “Ana hedef, herkesin evde veya yol kenarında kullanabileceği bir standart sağlayarak tüketici kabulünü sağlamaktır. Güvenlik merkezde yer almalıdır, bu nedenle kolay montaj, şişirme ve sızdırmazlık sağlarken toleranslar dikkatli bir şekilde yönetilmelidir. Ama yeni bir materyal sağ olsun ki, tüm bu kriterleri bir araya getirebiliyoruz. 

Amacımız tubeless’ın clincher kadar kolay değiştirilmesini sağlamak

“Zorlu kısım, lastik üreticilerinin olduğu kadar, jant tasarımcılarının da elinde” diye ekliyor Kiesel. “Specialized’da kendi jant seti markamız Roval var, bu sayede dayanıklılığı kontrol edebiliyor ve sürdürebiliyoruz, her iki ürünü de birlikte test edebiliyoruz. Lastiklerin dayanıklılığı önemli ama esas olan jantların sertliği. Lastiğin yüksek basınç altında esnememesini sağlamak oldukça basittir ama bu sefer de şekil değiştiren jantlardır, ki bu da daha büyük bir güvenlik sorunu yaratır. Tubeless uyumlu olduğu söylenen jantların sayısı beni endişelendiriyor çünkü güvenilir şekilde test edildiğine inanmıyorum.”

Emniyetin yanı sıra, kullanım kolaylığı, tubeless lastiklere geçme konusunda birçok sürücüyü endişelendirir, ama Vittoria ürün müdürü John Heasman, gelişen teknolojinin bu kaygıların üstesinden geldiği görüşünde. “Yol tubeless lastiklerini takmaya çalışırken oluşan yara izlerini gösterecek mekaniker bulmak hiç de az değil ama şimdi bunun da üstesinden gelindi. Amacımız tubeless lastikleri clincher kadar kolay takılabilir kılmak ve buna çok yaklaştık.”

Pelotonda tubeless

Profesyoneller, birçok günlük (amatör ve işe bisikletle giden kullanıcılar)bisikletçinin yaptığı mayo tercihlerini dahi etkiler ama profesyonellerin tercihi tubeless lastikler etrafında dolaşırken, istenilen ilgi günlük sürücülerden gelmedi.

“Belki beş ila 10 yıl içinde tubeless lastikleri Tour de France’da göreceğiz” diyor Bult. “Tony Martin zamana karşı bisikletinde tubeless lastik kullanıyor ve yuvarlanma direncini azaltma konusundaki faydanın farkında. Profesyoneller oldukça geleneksel ama kademeli olarak her şey değişiyor. Herkes artı saniyelerin peşinde ve bir yarışı yokuşta yeterli kavramaya sahip olmadığın için kaybedebilirsin. Tubeless lastiklerden elde edilebilecek büyük bir kazanç var.”

Tubeless uyumlu olduğu söylenen jantların sayısı düşündürücü

Yol bisikletleri geleceğinin nerede yattığı açık. Bu noktaya ulaşmak 10 yıldan fazla sürdü – Shimano ve Hutchinson ilk tubeless lastik için işbirliği içine girdiğinde yıl 2006’ydı – ama faydalar net: Daha fazla kavrama, daha az lastik patlağı. Yol kenarında durup iç lastiğimizi dış lastiğe sığdırmaya çalıştığımız o günlere birer nostalji olarak bakmak için ne kadar zaman gerekecek?

SIRT DESENLERİ

Ya da araba lastiği üzerinde. Oluklar suyu dağıtmak ve ıslak yollarda kaymaları önlemek içindir. Yol bisikletinin yol ile temas noktaları çok azdır,   bu nedenle, her zaman yol ile temas halinde maksimum kauçuk miktarını elde etmek için tamamen pürüzsüz bir lastiğe sahip olmak iyi görünebilir. Yine de Pirelli ürün geliştirme müdürü Paolo Brivio, bisiklet lastiklerinde oluk olması için ikna edici bir argüman sunuyor.

“Oluklar yalnızca ıslak zeminde yol tutuşu ve su drenajı için değildir – lastikte daha fazla hareket yaratmak ve lastiklerin yol profiline uyum sağlama yeteneğini geliştirmek için kullanılırlar. Oluklar, sürücüye frenleme veya eğimde geri bildirim sağlamaya yardımcı olur. Olukların lastik üzerindeki bir diğer faydası da, lastik bileşenlerinin ısınması üzerindeki etkisidir. Bir araba lastiği gibi ısınmaz, ancak sıcaklıktaki ufak artışlar bile kauçuk bileşiğini yumuşatır ve daha iyi kavrar.”

Continental’in Ar-Ge başkanı Edwin Goudswaard, sırt tasarımı eklenmesi için başka bir neden öneriyor. “Sürtünme katsayısını, özellikle 10 ° – 15 ° yaw derecelerinde azaltmada önemli bir rol oynar. Kısaca, lastik sırt deseni, lastiklerin aerodinamiklerine gerçekten yardımcı oluyor.”

PİYASANIN İÇİNDEN

Lateks harika

En olağan iç lastikler butildir, ama lateksle değiştirmek bir dizi avantajı beraberinde getirebilir. Lateks butilden daha hafiftir ve lateksin daha yüksek elastikiyeti ve esnekliği, aynı zamanda daha az yuvarlanma direnci yaratma anlamına gelir. Lateks esnekliği sayesinde aynı zamanda patlağa karşı yüksek bir koruma sağlar. Peki neden hepimiz onları kullanmıyoruz?

Açıkça, lateks butil lastiklere göre iki kat daha pahalı. Aynı zamanda lateks daha gözeneklidir, bu da bir süre boyunca hava basıncının düşeceği anlamına gelir ve lastiklerin sürekli olarak şişirilmesi gerekir. Diğer bir olumsuz yanı, yağlar ve greslerdeki kimyasallar kauçuğa zarar verebileceğinden daha dikkatli davranılması gerektiğidir.

İÇ LASTİKSİZ LASTİKLERİN DAHA HIZLI OLDUĞU GÖRÜŞÜ GERÇEKTE NE KADAR DOĞRU?

WorldTour takımı Bahrain-Merida’da mekanik olan Dan Sevine, profesyonellerin lastik kullanımı (ve yanlış kullanım) hakkında bilgiler veriyor

Cyclist: Çoğu zaman pro peloton’un 28mm lastiklere geçtiği söyleniyor. Bu gerçekten
doğru mu? 

Dan Sevine:  Bisikletçilerimiz 28mm’i yalnızca Paris-Roubaix gibi klasik yarışlarda kullanıyor. Ve bu ağır hizmeti bize Continental sunuyor. Ancak bu tip yarışlar biter bitmez, bisikletler geri geliyor ve tüm lastikleri çıkartıyoruz. Bizim çocuklar, Continental’in Pro Ltd Competition 25mm’i kullanıyor. 25mm Conti’nin diğer markalardan biraz daha geniş olduğunu söylemeliyim. Bazen, zamana karşılar sırasında bisikletçiler 22mm’i kullanıyor.

Cyc: Yani hepsi süper geniş lastikler değil, peki ya basınç? Önemli ölçüde daha yumuşak lastikler mi kullanılıyor artık?

DS: Roubaix için çoğu bisikletçi 4,5-5 bar [65-75psi] civarında bir yerde koşuyor ama bu yalnızca bir örnek. Çoğu yarışta bu rakam artık 7-7.5 bar [100-110psi]. Sprinterler daha fazla hava tercih edebiliyor. TT’lerde bazıları 8 bar [118psi] tercih ediyor ama bundan fazlası değil. Geçtiğimiz yıl Tur’da dolaşan, Valverde’nin zamana karşı açılış etabında düşme nedeninin lastik basıncının çok yüksek olmasından kaynaklandığı – 8,5 bar [125psi] – dedikoduları bütünüyle yalan.

Cyc: Farklı tercihlerde bulunan bir takım var mı?

DS: Var denemez ama genelde farklı uluslardan bisikletçilerin bireysel farklı tercihleri söz konusu olabilir. İtalyanlar örneğin son derece tutucudur. Yeni fikirlere en az açık olanlardır. Amerikalılar daha ileri görüşlüdürler ve bazı şeyleri denemekten çekinmezler. İspanyol ve Fransızlar da yeni teknolojileri memnuniyetle karşılamazlar. Onlar eski tarzdandırlar. Elbette yol yüzeyi ile daha fazla temas, kavrama açısından daha güvenlidir, ancak birkaç yıl önce Lampre ile çalışırken İtalyanlar’ı bunun aynı zamanda daha hızlı olduğuna ikna edemedim.

Cyc: İç lastiksiz seçenekler prolar için hala ilk tercih mi, yoksa bu değişiyor mu?

DS: Bizim bisikletçilerimizin tamamı için tek tercih iç lastiksiz. Ve bence pelotonun tamamı için de durum böyle. Yıllardır tubeless’ın hızlı olduğu konuşulup duruldu ve bisikletçilerin zihninden bu düşünceyi silmek, o kadar kolay değil. Biraz da psikolojik. Ama aynı zamanda patlama anında da faydalı – tubular lastik patlağı olduğunda dahi kazaya sebep vermeden sürülebilir.

Cyc: Profesyonel sahnede lastikler dünyasında başka neler oluyor?

DS: Muhtemelen en çok dikkat ettiğim şey, diğer markaların “gizlice” takımlar tarafından ne sıklıkla kullanıldığıdır. Buna çok kere şahit oldum. Çok sayıda yeniden markalanmış lastikler var, bu yüzden televizyonda gördüğünüz şey, göründüğü gibi olmayabilir. 

YOL KENARINDA ACİL DURUM

Lastiğiniz patladığında, bu aletler sizi evinize götürecektir

“ Yedek bir iç lastiğe sahip değilseniz, deliği izole etmek için delinmiş iç lastiğe bir düğüm bağlayın. Engebeli bir yolculuk olacak, ama en azından geri döneceksiniz.”

“Evden ayrılmadan önce, pompa kolunuzun etrafına birkaç katman bant sarın. Kesik lastik için mükemmel bir sabitleme olarak kullanılabilir.”

“Bir banknot veya kullanılmış jel sargılar, lastik yanında bulunan büyük bir deliği ya da kesiği pekiştirmek için kullanılırdı.”

“Eğer her şey başarısız olursa, lastiğinizi çim ile doldurun ve sıkıca paketleyin. Sizi kurtarmak için en yakın kafeye kadar yeterli bir sürüş verecektir.”

E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!

Bir sonraki:

GİDONDA HAYAT

Kaçırmayın:

KONFOR BÖLGESİ

Yorumlar için tıklayın

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Öne Çıkanlar

ANKARA BİSİKLET YOLU PROJESİNİN DETAYLARI AÇIKLANIYOR

Haberler

GÜÇ DENGESİ

Editoryal

İZMİR, EUROVELO AĞINA DAHİL EDİLDİ

Haberler

‘BENİM BİSİKLETİM BENİM ŞEHRİM FİLM’ GÖSTERİMİ 1 ARALIK’TA

Haberler

Bağlan
E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!