Bizimle iletişime geçin

Editoryal

HEP BİRLİKTEYİZ

Cyclist Türkiye aralarında salgından en ağır etkilenen ülke sporcularının da olduğu profesyonel bisikletçilere korona günlerinde kendilerini nasıl motive ettiklerini, nasıl antrenman yapıp, nasıl beslendiklerini ve birlik mesajlarını sordu

Hazırlayan ERMAN ÖNER

Bu özel söyleşi daha önce, Cyclist Türkiye Mayıs 2020 sayısında yayınlanmıştır.

Giovanni VISCONTI

Vini Zabù–KTM/İtalya 

“Dünyanın içinde bulunduğu sağlık sorunu şu anda bizlerin fiziksel formundan çok daha önemli”

Şu anda, sadece pozitif düşünmeye çalışıyorum. Yeniden yolda sürmenin mümkün olacağı anı hayal etmeyi deniyorum çünkü işlerin iyiye gittiğinin işareti bu olacak. Motivasyonumu büyük olasılıkla ağustosta başlayacak yarışları düşünerek buluyorum. 

Bu aylarda önceliğim sadece kilo almamak. Bir saat öğlen ve bir saat akşam roller üzerinde günde iki idman yapıyorum. Gün içerisindeyse bazı fiziksel aktiviteler yapıyor ve sadece akşam yemeği yemeye çalışıyorum. Özellikle de sabahki roller antrenmanını aç karna yapmaya özen gösteriyorum.

Dünyanın içinde bulunduğu sağlık sorunu şu anda bizlerin fiziksel formundan çok daha önemli. Ve unutmamalı ki yollarda eğleneceğimiz günler yeniden gelecek. Sadece biraz sabır ve irade.

Şanslıyım ki karantina dönemi benim açımdan stresli geçmiyor. Antrenmanlar, bahçede çocuklarımla oyun oynamak ve beraber yemek yapmak derken zaman akıp geçiyor.

Geç uyanıyorum. Aile bireyleri öğle yemeklerini yerken ilk roller antrenmanına başlamaya gayret ediyorum. Bu sayede öğün atlamış oluyorum. Öğlen kendi vücut ağırlığımla egzersizler yapıyorum. Sonrasında biraz çocuklarımla oynuyor ve 18.30 civarında ikinci roller antrenmanına başlıyorum. 20.30 civarında beraber akşam yemeğimizi yiyoruz ve geri kalan zamanda birçok film izliyoruz.

Bizimki gibi bir takım için, birçok yarışın iptal olduğunu yahut ertelendiğini görmek kabullenmesi gerçekten zor bir şey. Fakat şu anda tek düşünmemiz gereken dünyanın yeniden iyi hissetmesi. Ondan sonra umarız ki birçok yarış yeniden kendini bulur. Özellikle de bizim için çok önemli olan Giro d’Italia.

UAE Turu’nda yarıştım ve yolculukta bu virüsün ilerlemesinden korktuğumu itiraf etmeliyim. Hem yarışta hem de takım arkadaşlarımla otelde salgın hakkında konuşmaktan başka bir şey yapmadık. Hepimiz tüm şüphelerimizi birbirimize açıkça ifade ettik. Birçoğumuzun zannettiği kadar önemsiz bir şey olmadığını orada anladık. Uzun bir süre eve gidemeyeceğimi düşündüğüm çok kötü geçen üç gündü.

Salim KIPKEMBOI

Bike Aid/Kenya

“Hayatta kalabilmek için hükümetin desteklerine ihtiyacımız var. Umuyorum ki dünya bu salgının üstesinden gelecektir”

Şu günlerde daha fazla ağırlık çalışıyor ve eksik yönlerimi geliştirmeye çalışıyorum. Beslenme anlamında ise eğer koronaya yakalanırsam sağlığımı riske atmamak için bağışıklık sistemini destekleyen sağlıklı besinler tüketiyorum.  

Kenya’da yakın zamanda sokağa çıkma yasağının gelmesini bekliyoruz. Hayat daha stresli bir hal alacak. Hayatta kalabilmek için hükümetin desteklerine ihtiyacımız var.

Umuyorum ki dünya bu salgının üstesinden gelecektir. Yarışların iptal olmasını duymak gerçekten üzücü ama yine de bu sezon yarışmayı dört gözle bekliyorum. Ancak gelecek aylarda bunun gerçekleşmeyeceği bir gerçek. Bu nedenle yapılacak en iyi şey kuralları takip etmek.

Er ya da geç bu pandemi yok olacak ve biz de normal yaşamlarımıza geri döneceğiz.

Felix GROSSCHARTNER

Bora-hansgrohe/Avusturya

“Umarım ki yaz sonu, sonbahar başlangıcına doğru yarışabiliriz, tabii uygun sağlık koşulları oluşması şartıyla”

Zor zamanlar, ama kendimi iyi hissediyorum ve bu süreçten en az kayıpla çıkmaya çalışıyorum. Antrenmanlar için son derece motiveyim. Şu zamanlar normalde fazla zaman ayırmadığım şeylere odaklanıyorum. Sıklıkla zamana karşı performansım ve vücut stabilitem üzerine egzersizler yapıyorum.

Hükümetlerin koyduğu kurallara uymanın önemli olduğunu düşünüyorum. İnanıyorum ki yakında her şey çok daha iyi olacak ve normal yaşam rutinimize geri döneceğiz.

Avusturya’da hala dışarıda sürmek mümkün, bu nedenle mutluyum. Şüphe yok ki bu karantinayı daha kolay bir hale getiriyor.

Dürüst olmak gerekirse, günlük rutinimde kayda değer bir değişim olmadı. Sabah kalkıyorum, vücut egzersizleri yapıyor yahut direkt sürüşe çıkıyorum. Sonrasında evde dinlenmeye çekiliyorum. Şu anda yemek yapmak için bolca vaktimin olmasından çok hoşnutum. Birçok becerimi geliştirebiliyorum!

Şüphesiz sağlık en önemli şey. Umarım ki yaz sonu, sonbahar başlangıcına doğru yarışabiliriz, tabii uygun sağlık koşulları oluşması şartıyla. 

İtalya gibi diğer ülkelere baktığınızda, bizim hala yarışmaya devam etmemiz biraz garip bir histi. Sanki kendi bisiklet balonumuzun içinde yaşıyor gibiydik. Yine de organizasyon yarışın mümkün olabildiğince güvenli olması için elinden geleni yaptı ve hükümetin belirlediği kurallara sadık kaldı. Yarışı bir etap önce durdurmak ise gerçekten yerinde bir karardı.

Ahmet ÖRKEN

Team Sapura Cycling/Türkiye

“Çocukların gülüşü dünyalara bedel. Yetim büyümüş biri olarak, ansızın çalan bir kapının ardından gelen yardımların mutluluğunu iyi bilirim”

Elbette zor bir süreçten geçiyoruz. Ancak bu günlerin geçeceğini umut ediyorum. Gelecek hedeflerime odaklanmaya çalışıyorum. Eskisi kadar kolay olmuyor tabii ama mümkün oldukça motivasyonumu yüksek tutmaya, güçlü kalmaya odaklanıyorum. Her ne olursa olsun hayat devam ediyor.

Gerçekçi olmak gerekirse süreç geçtikten sonra eski formumda olamayacağım. Ancak bu süreç sonunda zaten kimse eski formunda olmayacak, bu da içimi rahatlatıyor. Önemli olan ne kadar sürede toparlayabileceğimiz.

Çalışmalarımı sezon kapanmış, uzun bir süre yarış olmayacakmış gibi planladık. Bizler kış aylarında genelde güçsüz olan kaslarımızı kuvvetlendirmeye çalışırız. Bunlar bisiklet üzerinde güçlendiremeyeceğiniz kas gruplarıdır. Bu yönde çalışmalarımı sürdürüyorum.

Bisiklet, gym, şartlar mümkünse kros koşusu ve bölgede bulunan yüksek dağlara tırmanış gibi çeşitli çalışmalar yapıyorum. Sokağa çıkma yasağı olan günlerde ve trafiğin, insan hareketliliğin yoğun olduğu saatlerde evde çalışmalar yapıyorum. Tabii ki tüm çalışmalarımı temastan uzak, tek başıma gerçekleştiriyorum.

5-6 saat bisikletle evde çalışma yapamayacağım için vücudumu 4-5-6 saat aktif olarak hareket halinde tutmaya çalışıyorum. Bisiklet, gym tekrar bisiklet olarak antrenmanı üçe bölüyorum. Bisiklet ile trainer üzerinde yapmış olduğum çalışmalarda film, bisiklet yarışı gibi videolarla çalışmalarımı eğlenceli hale getirmeye çalışıyorum.

Herkes için zor bir süreç, öncelikle bunu aklımdan çıkartmıyorum. Bu süreç öncesinde de çok farklı bir yaşam şeklim yoktu. Farklı nokta ise yarış koşamıyor oluşumuz. Bu bizleri çok fazla zorluyor. Ama her ne olursa olsun bu günler geçecek. Şu an için evde ailemle birlikte olmanın tadını çıkarmaya çalışıyorum. 

Evde bir günüm neredeyse normal zamanda olduğu gibi: Kahvaltı, antrenman, öğle yemeği, antrenman ya da dinlenme, akşam yemeği ve uyku.

Bu yıl çok yoğun bir yarış takvimim vardı. Ben de kendimi çok formda ve güçlü hissediyordum. 2017’deki gibi bir sezon olacağını umuyordum. Uzun zamandır olmadığım kadar motive ve hazırdım. Çok iyi çalışmış, çok iyi temel atmıştık. Her şey alt üst oldu. Yine de sağlık her şeyden önce geliyor.

Şu anki durumu göz önünde bulundurursak yarışmanın riskli olacağı düşüncesindeyim. Tabii bilim kurulu ve doktorlarımızın alacağı kararlara sadık kalmak en doğrusu.

Antrenman olmadığı günlerde zaman zaman Konya’da faaliyet gösteren Hayatı Paylaşanlar Derneği ile birlikte hayırseverlerin vermiş olduğu yardımları ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Dernek bir kaç arkadaşın iyi niyetle, kendi aralarında başlatmış olduğu bir dernek. Konya içerisinde bizzat kendilerinin tespit etmiş olduğu ailelere yardımları ulaştırıyorlar. Ben de zaman zaman aralarına katılıyorum. Gıda, eşya gibi yardımları ailelere ulaştırmada yardımcı oluyorum.

Çocukların mutluluğunu görmek beni bu işe sürüklüyor. Yetim büyümüş birisi olarak, ansızın çalan bir kapının ardından gelen yardımların mutluluğunu iyi bilirim.

Böyle zamanlarda ihtiyaç sahiplerini unutmayalım. Tek düşünceleri bugün karnımız doyacak mı? Bu dönemde o durumlarda kalan insan yoktur demeyin. Her ne olursa olsun hayat devam ediyor! Güçlü kalın, sağlıkla kalın.

Eduard GROSU

Nippo–Delko–One Provence/Romanya

“Profesyonel bisikletçiler için oldukça zor bir durum çünkü bizler yolda rüzgar yüzümüze vururken bisiklet sürmekten hoşlanan kişileriz”

İlk önce Türkiye’deki herkesi selamlamak istiyorum. Dilerim ki herkes evlerinde güvendedir. İçinde bulunduğumuz süreç tüm dünya için oldukça zorlu. Moralimi yüksek tutuyorum, çünkü bu periyotta bazı güzel gelişmeler yaşadım. İlki bana güvenen ve inanan takımım gelecek sezon için kontrat önerdi.

Takımla birlikte biri Zwift uygulaması üzerinden antrenman diğeri de yarış olmak üzere iki antrenman seansımız var. Ayrıca her gün trainer ya da roller yapıyorum. Yine her gün core egzersizi çalışıyorum. Haftada üç sefer ise ağırlık çalışıyor ve kilo vermek için saunaya giriyorum. Takımımız bilgili personele sahip, bu sayede antrenman programımızdan ne yememiz gerektiğine kadar bizi bir sonraki hedefe hazırlıyor.

Profesyonel bisikletçiler için oldukça zor bir durum çünkü bizler yolda rüzgar yüzümüze vururken bisiklet sürmekten hoşlanan kişileriz. Fakat durumu anlayabiliyorum ve bunun hakkında fazla düşünmemeye çalışıyorum. Çünkü evde de antrenman yapabiliyoruz ve ailem yakınımda, üstelik onlarla çok keyifli zamanlar geçiriyoruz.

Sabah 9’da uyanıyor ve 30 dakika roller yapıyorum. Öğle yemeğinin ardından akşamüzeri ağırlık ve sauna. Sonrasında 1,1.30 saat roller idmanı. Sonra kızımla ya da büyük bir Lego Teknik hayranıyım (bu dönemde yaklaşık 10 Lego yaptım), Lego yapmaya devam ediyorum.

Durumu kabullenmeli ve tüm yarışların, sezon uzayacak olsa dahi iptal yerine ertelenmesini ummalıyız. Programımdaki tüm yarışları koşmak istiyorum çünkü derece elde etme ihtimalimi azaltmak istemiyorum. Elbette Büyük Turlara hazırlanan bisikletçiler için zor bir yıl olacak, ama yapacak pek fazla bir şey yok.

Yarışların başlaması için tüm ülkelerin karantinaları kaldırması gerekiyor. Ancak yarışların güvenli olabilmesi için yarışları izlemeye gelen herkesin maske kullanması gerekli.

Audrey CORDON-RAGOT

Trek-Segafredo/Fransa

“Tüm hükümet düzenlemelerine saygı göstermeli ve yarışa yeniden başladığımızda güvenli bir şekilde düzenlenebileceğinden emin olmalıyız”

Çehremin Trek-Segafredo takımıyla kuşatılmış olmasından dolayı gerçekten çok şanslıyım. Yönetimle sürekli iletişim halindeyiz ama aynı zamanda takım arkadaşlarımla da. Onlardan destek almak gerçekten önemli ve bazı sürüşleri sanal platformlarda beraber yapıyoruz. Takımdan ihtiyacım olan motivasyonu sağlıyorum ve kadın bisikletine önem verdikleri için gerçekten mutluyum.

Fransa’da karantina altında birkaç hafta geçti. Bu nedenle temelde yalnızca trainerda antrenman yapıyorum. Zwift gerçekten size ekstra motivasyon veren harika bir app. Bazen kahvaltı öncesi bir saat, diğer zamanlarda ise iki üç saatlik idmanlar yapıyorum. Mümkün olduğunca fit kalabilmek adına bazı core hareketleri çalışıyorum. Birçok açıdan kış dönemi antrenmanları gibi.

Şu anda sağlıklı yiyecekler pişirmeye odaklanmış durumdayım. Bunun için yeterli zamana da sahibim. Takımda bizle gerçekten harika tarifler paylaşan iyi bir diyetisyenimiz var.

Ayrıca, bu kadar yoğun bir iç mekan antrenmanı yaparken, takviyelerinizi alma konusunda ekstra dikkatli olmak gerekli çünkü çok fazla su kaybediyorsunuz. Yeterli miktarda sıvı ve mineral tuz almak önemli. Ekibin sağlık personeli her zaman bizi destekliyor ve en iyi tavsiyeleri aldığımızdan emin oluyorlar.

Öncelikle hepinizi Zwift’te birlikte sürüşe davet ediyorum. Sanal platformlarda bisiklet meraklılarıyla sürmekten gerçekten büyük keyif alıyorum. Hala dışarıda sürme imkanı olanlar için ise lütfen risk almayın.

Kaskınızı takın ve diğer bisikletçilerle aranıza mesafe koyun. Karantina güvenlik önlemlerine saygı duymalıyız çünkü bu şekilde hepimiz yollara daha geç değil, daha erken çıkabiliriz. Benim gibi henüz dışarı çıkamayanlar için makarada sürmenin kolay olmadığını biliyorum ama şu anda en önemli şey güvende kalmak.

Sabit bir düzen tutturmaya çalışıyorum. Her sabah aynı saatte kalkıyorum, 8-8.30 civarı, sonrasında eşimle kahvaltı ediyoruz ya da öncesinde bir saatlik roller antrenmanı yapıyorum. Sonrasında birçok fincan kahve içiyorum çünkü hem seviyorum hem canlı kalmamı sağlıyor hem de gün içinde ihtiyacım olan enerjiyi veriyor.

Genellikle öğle yemeğimi antrenmanımdan önce hazırlıyorum. Güzel bir bahçem olduğu için şanslıyım, bu yüzden olabildiğince dışarıda kalmaya çalışıyorum. Rahatlıyor, film izliyor ve müzik dinliyorum. Güzel bir akşam yemeğiyle de günü noktalıyoruz.

Açıkçası yarışların iptal veya ertelenme kararlarını anlamalı ve saygı duymalıyız. En azından bazı yarışların bu yıl daha sonraki tarihler için yeniden planlanabileceğini ve bu sezon gerçekleşemeyecek olanlar için 2021’de geri dönebileceklerini umuyorum.

Umarım bu yıl yine de mümkün olduğunca çok yarış koşabiliriz, ancak tüm hükümet düzenlemelerine saygı göstermeli ve yarışa yeniden başladığımızda güvenli bir şekilde düzenlenebileceğinden emin olmalıyız.

Victor DE LA PARTE

CCC Team/İspanya

“Seyahat halinde çok fazla zaman geçirdik ve şimdi evde güvende olmalıyız”

Bisikletimi sürmeyi çok seven biriyim ve şimdi akıllı rollerla bisiklet sürmek antrenman yapmanın gerçekten garip bir yolu. Yolda olduğunuz kadar uzun mesafe kat edemiyorsunuz ancak 2-4 saatlik yoğun antrenmanlar yapmak çok daha kolay.

Karantina sonrası için en önemli olan şey kilomuzu sabit tutabilmek. Bu nedenle beslenmeye ayrıca dikkat etmek önemli. Günde beş öğün ancak yoğunlukla sebze yiyorum. Antrenörlerimizden aldığımız antrenman planımıza göre hareket ediyorum. Ve hocalarımız motivasyonumuzu ayakta tutmaya çalışıyor ama eminim ki trainerda da çok verimli antrenmanlar yapılabilir. 

Karantinadan dolayı bir stres yaşamıyorum. Bilakis, seyahat halinde çok fazla zaman geçirdik ve şimdi evde güvende olmalıyız. Ben de ailemle bu zamanın keyfini çıkarıyorum. İnanıyorum ki yakında normal yaşantılarımıza geri döneceğiz.

Sabah 7.30 civarında uyanıyorum. Kahvaltı ve ardından telefonumdan bazı motive edici müzikler dinleyerek zaman geçiriyorum. Saat 9’da rollera çıkıyorum ve 2-3 saatlik idmanımı tamamlıyorum. Duş ve ardından bazı esneme hareketleri. Öğle yemeği, siesta ve öğleden sonra bir dizi core çalışması yahut rahatlatıcı egzersizler. Akşam dizi ya da film izliyorum. Akşam 10 civarı akşam yemeği ve uyku.

İlk başta ülkem adına her şey çok olumsuz görünüyordu. Fakat şimdi herkes İspanya için elinden geleni yapıyor.
Ve günün sonunda inanıyorum ki salgın karşısında gücümüze yeniden kavuşacağız. 

Bisikletin geleceğinin sanal yarışlarda yattığını zannetmiyorum ama şüphesiz bir alternatif olabilir. Ve gerçekten keyifli bir opsiyon olur. 

Mesajım şu ki, kendimize dikkat etmemiz gereken zamanlardan geçiyoruz. Sağlıklı kalalım ve çifte bayram yapacağımız gelecek ayların tadını çıkarmaya hazır olalım.

Benjamin DYBALL

NTT Pro Cycling/Avustralya

“Salgın karşısında hep birlikteyiz. Birbirimize saygıyla yaklaşırsak, zor zamanlar herkes için daha az stresli olacaktır”

Yılın ilk yarısında öpücük hastalığıyla boğuşmuştum. Başlangıçta iyileşmek zaman aldı, ama sağlığıma kavuştuktan sonra, hastalık öncesi formumu geri kazanmak için oldukça motiveydim. Üstelik bu sezon WorldTour seviyesinde yarışma şansı bulduğum için minnettardım. Bu nedenle, tüm olumsuzluklara rağmen yarışlar başladığında en iyimi verebilmek için ne gerekiyorsa yapıyorum.

Antrenmanlara başlamadan önceki iki ay öpücük hastalığı nedeniyle bisikletten tamamen uzaktaydım. Bu nedenle formumu yavaş yavaş geri kazanıyorum. Öncelikle 2-3 saatlik yoğun olmayan antrenman seansları ile başladım. Şimdilerde ise günlerin çoğunda yoğunluğu yüksek 4-5 saatlik antrenmanları çıkartabiliyorum.

Beslenme açısından mümkün olduğunca sağlıklı kalmaya çalışıyorum, bu yüzden olabildiğince işlenmiş gıdalardan kaçınmaya çalışıyorum. Kendi adıma ritüel yemek menüm, kinoa, sebze ve bir parça balık. Karantina altında olmak elbette harika değil ama normal hayatımın çoğu, karantina başlamadan öncesiyle benzer.

Pozitif kalmak için elimden geleni yapıyorum çünkü günün sonunda, bu soruna karşı birlik içindeyiz. Birbirimize saygıyla yaklaşırsak, zor zamanlar herkes için daha az stresli olacaktır. Ayrıca günde bir kez meditasyon yapıyorum ki bu büyük bir fark yarattı.

Çoğu gün sabah 7-8 arası uyanıyor, kahvaltımı yapıyorum. Sonrasında meditasyon veya temel egzersizler yapıyorum. Ardından 4-5 saat bisiklet sürüşüne çıkıyorum. Sürüşü bitirdiğimde abartmadan bir öğle yemeğim var, sonra germe artı bazı hafif core egzersizleri yapıyorum. Sonrasında genellikle dinleniyorum. Bir film ya da TV şovu izliyorum, akşam yemeğinden sonra uyku zamanı.

Öpücük hastalığından döndükten sonra tekrar yarışmaya başlayacakken gelen salgın benim için durumu biraz daha zorlaştırdı. Aynı derecede yarışların peşi sıra iptali üzücü. Her şeyden önce mental olarak zor. Buna karşın, sadece bisikletçiler/takım personeli için değil, genel nüfus için de sağlık ve güvenlik anlamında en iyi karar olduğunu düşünüyorum.

Söyleyebileceğim tek şey, herkes güvenli olduğunda yollara çıkmak için son derece motive olacağım. Fakat unutmayalım, salgın karşısında hep beraberiz.

Ashleigh MOOLMAN PASIO

CCC Team/Güney Afrika

“Hayatımda üstesinden gelmem gereken engellerden aldığım en büyük ders, her zaman pozitif şeylere odaklanmaya çalışmanın önemidir”

Karantina periyodunun başlangıcında biraz geri yaslandım. Ancak sonra düşündüm; olumsuz olmanın ve bunu körüklemenin bir manası olmadığına karar verdim. Problemi olduğu gibi kabul edip, bu durumdan en iyiyi çıkarmaya çalışmalıyız. Hayatımda bazı badireler atlattım. Örneğin; gençliğimde attan düşmüş ve başımdan ciddi şekilde yaralanmıştım. Bu kazadan sonra toparlandım. Bu, üstesinden gelmem gerektiği zorlukların yalnızca ufak bir örneğiydi. Engelleri aşmayı erken yaşta deneyimledim. Buna bisiklet kariyerim de dahil, dirsek ve kalçam kırıldı.

Belki bu sefer koşullar tamamıyla farklı ama bu da aşmamız gereken yeni bir meydan okuma. Hayatımda üstesinden gelmem gereken engellerden aldığım en büyük ders, her zaman pozitif şeylere odaklanmaya çalışmanın önemidir. En moral bozucu ve olumsuz durumların sonunda bile pozitif bir şeyler gelecektir.

Birçok pro bisikletçi gibi ben de etrafımı çevreleyen güzel yollarda sürmeyi seviyorum. Özellikle de bisikletçiler için cennet olarak bilinen Girona’daysanız. Keşke dışarıda sürebilsem ama bu benim seçtiğim bir şey değil. Bu süre içerisinde antrenörümle konuşarak zayıf noktalarıma odaklanmaya karar verdik.

Kilo güç dengesine bakıldığında en büyük saf güce sahip profesyonel bisikletçilerden biri değilim. İşte benim için saf güç üzerine çalışmanın tam vakti. Saf gücümü artırmaya çalışıyorum, bu sayede yola geri döndüğümüzde daha güçlü bir bisikletçi olabileceğim.

Önceki tecrübelerimden edindiğim iç mekan antrenmanlarının gerçekten zor olduğu. Durumun böyle olmasının nedenlerinden biri, dışarıda sürmeyle kıyaslandığında iç mekanda verimli antrenmanın tek yolu sürekli zorlamaktır. Bu da güç gerektirir. Dışarıda olduğu gibi bir kaçış noktası yoktur. Yolda olduğundan daha yorgun hissetmenizin nedeni budur.

Uygulayacağınız kuvvetten kaçınmanın yolu yoktur. Dışarıda bazen pedal çevirmeyebilirsiniz, yüksek kadans yapabilirsiniz, önünüzdekinin tekerine girebilirsiniz ve bu sayede biraz dinlenebilirsiniz. Ancak trainer üzerinde saklanabileceğiniz bir alan yoktur. Sen, bisiklet ve trainer.

En başta işe kendime gerçekçi hedefler koyarak başladım. İç mekanda trainer antrenmanlarının zor olacağını biliyordum ve bunu kabullendim. Ayrıca dışarıda olduğu gibi aynı güç çıktı rakamlarına ulaşmanın mümkün olmayacağının farkındaydım. Gerçekçi olarak, antrenörümle konuştuk, güç verilerini ve yoğunluğu düşürdük. Ve açık fikirlerle yolumuza devam ettik.

Haftalar geçtikçe güç verilerimin yükselmeye başladığını gördüm. Bu da yolda yakaladığım rakamlara yaklaşmamın benim için gittikçe daha kolay olmasını sağladı. Ayrıca Zwift platformuna bağlanmaya başladım. Zwift’in ne denli eğlenceli olabileceğini keşfettim. Size tüm dünyayı nasıl açtığını anladım. Birden kendimi tüm dünyadaki bisikletçi ve bisikletseverlerle etkileşim halinde buldum.

Sınırlar ve kıtalar arasında bir bariyer olmadığını gördüm. Bu platformdan keyif almaya başladım. Watopia adındaki hayali bir dünyada sürmek, Londra, New York parkurlarında pedal çevirmek, karantinada benimle aynı durumda, evlerinde trainera binen tüm dünyadan insanlarla sosyal platformda kontak halinde olmak gerçekten ilham verici.

Aslında bu benim çok daha fazla motivasyon bulmama yardımcı oldu. Dört haftadır karantinadayım ve hatta trainer üzerinde bir performans testi bile yaptım. Verilerim gerçekten kayda değer şekilde yükseldi. Vo2/max değerim neredeyse 14 Watt arttı. Durumu kabul edip, pozitif tarafa odaklanmak için bilinçli bir tercih yaptım.

Olumsuz düşüncelere kapılmadım, şartları kontrol edemem, kontrol edebildiğim şey kendi tutum ve düşünce biçimim. Hatta Zwift’te yarışa bile katıldım. İlkini kazandım, ikincisinde üçüncü geldim. Bu da bana ekstra motivasyon sağlıyor.

Güney Afrika ulusal şampiyonu Ashleig Moolman Pasio ile gerçekleştirdiğimiz röportajın tamamı için tıklayın.

E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!

Yorumlar için tıklayın

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Öne Çıkanlar

DECATHLON İLE #SPORADEVAM | SOĞUK HAVALARDA BİSİKLETİNİZDEN KOPMAMANIZI SAĞLAYACAK İPUÇLARI

Editoryal

ALADAĞLAR ROTASI

Editoryal

SHIMANO DEORE M-6100

Editoryal

BİSİKLET VE KAHVE

Editoryal

Bağlan
E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!