Criterium du Dauphine’nin başlangıç listesine şöyle bir göz atarsanız (hala atmadıysanız buradan bakabilirsiniz) Fransa Turu’nun neredeyse tüm favori isimlerinin listede yer aldığını görebilirsiniz. Sadece bu bile turu izlemek için yeterli bir sebep değilmiş gibi akıllardaki bazı soru işaretlerini yanıtlaması bakımından da Dauphine, gerçekten izlenmeye değer!

Chris Froome, Ineos’un Fransa Turu kadrosunda yer alabilecek mi?
Geçtiğimiz günlerde manşetleri, Chris Froome’un Ineos’un Tour ekibinde yer almadığı haberleri süslüyordu. Dört kez Tour de France şampiyonu, geçtiğimiz yıl yine Dauphine’de geçirdiği kaza sonrası aylarca formuna kavuşmak için mücadele etti. Ve elbette bu mücadelenin temel hedeflerinden biri beşinci kez sarı mayoyu elde etmekti.
Sezonun başında şubat ayında uzun süren tedavi sürecinin ardından BAE Turu ile yarışlara geri dönmesi sevindiriciydi. Ancak Tour kadrosunda olmaya yetecek kadar yüksek bir form seviyesine hala sahip olmadığı da konuşulanlar arasındaydı.
Froome’un La Route d’Occitanie ve Tour de l’Ain’deki nispeten sessiz görünümünden sonra Critérium du Dauphiné, Fransa Turu kadrosuna ait olduğunu kanıtlaması için son şans.
Froome, kariyerinde Dauphiné’yi üç kez büyük bir başarı ile kazandı ve elbette onun, bugün Fransa Turu kadrosunda olup olmayacağını belirsizleştiren de yine Dauphine’ydi. Eğer Froome, gerçekten iyi bir performansla Dauphine’nin üstesinden gelir ve geri döndüğünü kanıtlarsa bu gerçekten iyi bir hikayenin başlangıcı olacaktır.

Ineos vs. Jumbo-Visma
Tekrar başa dönüyor ve artık start listesine göz atmış olduğunuzu kabul ediyoruz. Şimdi biraz daha dikkatli bakmanızı ve Team Ineos ile Jumbo-Visma ekiplerindeki isimleri incelemenizi istiyoruz. Her iki takımın da neredeyse en güçlü kadrolarıyla Dauphine’de olduğunu göreceksiniz.
Son 9 yılda Team Ineos’un 6 galibiyetinin bulunduğu Criterium du Dauphine’de, 2011 ve 2012’de Britanyalı bisikletçi Bradley Wiggins, 2013, 2015 ve 2016’da Chris Froome ve 2018’de ise Geraint Thomas genel klasman galibiyetini elde etti.
Jumbo-Visma’ya baktığımızda ise Primoz Roglic, Tour de l’Ain zaferini kutlayalı henüz birkaç gün oldu. Steven Kruijswijk, George Bennett ve Tom Dumoulin ise aynı yarışı ilk 11’de tamamladı.
Öte yandan genç yetenek Wout van Aert, geçtiğimiz hafta sonu aldığı Milan-San Remo galibiyetiyle yeteneklerinin sınırının olmadığını bir kez daha kanıtladı. Ancak Ineos’un Dauphine’deki karnesine baktığımızda Jumbo-Visma için tüm bunların yeterli olup olmayacağını hep birlikte göreceğiz.

Nairo Quintana hala iyi niyetli bir büyük tur yarışmacısı mı?
Nairo Quintana, salgın henüz tüm dünyayı sarmadan önce, sezonun başında herkesi kendine hayran bırakana bir performans sergileyerek dikkatleri üzerine çekiyordu. Bir yıldız olarak sahneye çıktığında insanların neden bu kadar çok heyecanlandıklarını yeniden hatırlatıyordu.
Kolombiya’daki ulusal şampiyonada bireysel zamana karşıda ikinci olmuş; hemen ardından şubat ayındaki Tour de La Provence’in Mont Ventoux’da sonlanan üçüncü etabını ilk sırada tamamlayarak genel klasman galibiyetini de elde etmişti.
Özlenen Quintana geri dönüyordu ve Tour de La Provence zaferinden yaklaşık bir hafta sonra Tour des Alpes’i de genel klasman galibi olarak tamamlamıştı. Karantina süreci başlamadan önce ise son etap galibiyetini Paris-Nice’in son gününde aldı.
O günden bugüne yaklaşık beş ay geçti. Ancak Tour de l’Ain’i, Primoz Roglic ve Egan Bernal’in yanında üçüncü sırada tamamlayan 30 yaşındaki Kolombiyalı, bir kez daha kendini gösterdi.
Şimdi ise neredeyse her gün tırmanılacak dağların olduğu Dauphine’de yarışmaya hazırlanan Quintana, eğer şubat ve mart aylarında gösterdiği performansa sahip olduğunu yeniden kanıtlarsa Tour hedefleri de tamamen yeni bir şekle bürünebilir.

Mikel Landa, Bahreyn-McLaren ile başarılı olabilir mi?
Movistar’ın Netflix’de yayınlanan “The Least Expected Day: Inside the Movistar Team 2019” belgeseli, takıma ve Landa’ya karşı yeni bir bakış açısı geliştirmemize sebep olmuş olabilir. Bu noktada belgeseli izleyenlerin, Quintana’nın takımdan ayrılması kadar Landa’nın Bahreyn-McLaren’e geçişini de sürpriz olarak karşılamayacağı aşikar.
Öte yandan Bahreyn-McLaren’in Landa dahil tüm transfer hamleleri, geçtiğimiz sezonun en dikkat çeken hikayelerinden biriydi. Ve şimdi nihayet, genel klasman iddialısı olarak Mikel Landa’yı, yeni takımıyla WorldTour seviyesinde etaplı bir yarışta görmek için bir fırsatımız var!
Landa’nın Bahreyn-McLaren ile sözleşme imzalama kararı o döne için kesinlikle iyi bir hamle gibi görünüyordu. Çünkü İspanyol bisikleçti, nihayet Tour lideri olacağı yeni bir takım bulmuştu ve dahası, bu transfer onu, bisiklet sporunun en iyi yetenek geliştiricilerinden biri olan eski Team Sky performans direktörü Rod Ellingworth ile yeniden bir araya getiriyordu.
Landa, uzun bir aradan sonra Vuelta a Burgos’ta gerçekten iyi görünüyordu. Dauphine’deki rekabet seviyesi ise kuşkusuz daha yüksek olacak; ancak bu kadar çok tırmanışın yer aldığı bir yarışta Landa, tüm yeteneklerini sergileme şansına da sahip olacak. Yani Dauphine, Landa için de Fransa Turu ekibinin açıkça lideri olduğunu kanıtlaması bakımından ayrıca önemli.
Fransa’da bisiklet yarışları için son durum ne?
Bu derlemeyi, daha eğlenceli hikayelere sahip sorularla kapatmak isterdik. Ancak devam eden salgınla ilgili sorular olmadan bu liste epey eksik kalırdı. Fransa’da son zamanlarda koronavirüs vakalarının yeniden artmakta olduğu haberleri sıklıkla duyar olduk. Fransa tüm bunlara rağmen şu an için bisiklet yarışlarına yeşil ışık yakıyor ancak diğer yandan hükümet, ikinci dalgayla mücadele için yeni önlemler alma seçeneklerini değerlendirdiğini söylüyor.
Dauphine, her zaman için Fransa Turu öncesinde genel klasman iddialısı yarışmacılar için adeta kostümlü bir prova gibidir. Ancak bu yıl, turun başka bir anlamı daha var. Dauphine, Fransa Turu’nun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini belirleyecek olması bakımından da organizatör ASO, UCI, takımlar ve bisiklet dünyasının diğer tüm paydaşları için ekstra önemli.
Sekiz yerine bu yıl beş gün olarak koşulacak Dauphine’nin başarıyla gerçekleştirilmesi, Tour’un akıbeti için iyiye işaret olabilir. Aksi takdirde Fransa’da eylül ayı boyunca sürecek üç haftalık bir yarışın yapılmasına yönelik tutumlar, hızla değişebilir. Şimdi ise yapılacak tek şey, en iyisini dileyerek hep birlikte Dauphine’de olacakları izlemek!
Koronavirüsün siyasetten ulaşıma Fransa’ya nasıl etkilediği ve Fransa’nın bisiklet reformunu Cyclist Türkiye Ağustos sayısında anlattık! Hemen okumak için tıklayın.


