Bizimle iletişime geçin

Editoryal

KIŞ AYLARINDA BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZİ NASIL GÜÇLÜ TUTARIZ?

Doç. Dr. Cem Arıtürk, yaprakların sararmaya ve kaldırım taşlarını örtmeye başladığı bu günlerde, bağışıklık sisteminden ve kış döneminde bağışıklık sistemini korumak için neler yapılması gerektiğinden bahsediyor.

Uzmanımız Doç. Dr. Cem Arıtürk, gerçek bir bisiklet aşığı olmasının yanı sıra Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kalp ve damar cerrahisi alanında görev yapmaktadır.

Yerdeki yaprakların sayısı dallardakinden fazlalaşmaya başladığında ve kaldırımlar, üzerlerine basılarak çıtırdatılacak kuru sarı yapraklardan görünmez hale geldiğinde, çocukluğumuzun yaz lezzeti dondurmacılar kepenklerini teker teker kapatmaya başlarlardı.

Sonra sonra paketli dondurmalar geldi de kış aylarında dondurma yeme şansına! sahip olabildik 90’lar gençliği olarak. Günümüze dek pek çok gıdaya her an ulaşabilme şansını yakaladığımız gibi  dondurmanın da mevsimlik eğlence sıfatı hafızalarımızda tatlı birer anı olarak kaldı.

Annelerimizin kulağımızda çınlayan “Kışın dondurma yersen hasta olursun!” uyarıları günümüzün çocuklarına “Biz o günlerde…” diye başlayan öğütlerde anlatılagelir oldu.

Yaprakların sararmaya ve kaldırım taşlarını örtmeye başladığı ancak dondurmacıların hala  açık olduğu günümüzde, bağışıklık sisteminden ve kış döneminde bağışıklık sistemini korumak için neler yapmak gerektiğinden bahsetmeye çalışacağım. 

Vücudumuz için bir savunma sistemi olan bağışıklık sistemi, organizmayı çoğu hastalığa karşı koruyan tüm biyolojik yapı ve süreç sistemlerinden oluşur ve bir canlıda hastalıklara karşı koruma yapan, patojenleri ve tümör hücrelerini tanıyıp onları yok eden işleyişlerin toplamıdır.

Etimolojik açıdan incelediğimizde; bağışıklık bilimi olan “İmmünoloji”, Eski Roma’da askerlikten muaf asillere verilen immunitas tanımından gelmektedir. Başta dalak, lenf düğümleri gibi periferik organlar ve kemik iliği, timus gibi santral organlardan oluşan bağışıklık sisteminde kanda bulunan savunma hücreleri ve bazı sistemler önemli rol oynamaktadır.

Özellikle sinsi seyirli, toplum içinde kolay bir şekilde yayılım gösteren ve virüsler tarafından oluşturulan hastalıklardan korunmada kuvvetli bir bağışıklık sistemi temel faktörlerdendir. Öyle ki aynı miktarda ve özellikte virüs ile karşılaşan iki insandan; bağışıklık sistemi kuvvetli olan hastalığa yakalanmadan kurtulabilirken bağışıklık sistemi yeterince kuvvetli olmayan hastalığa yakalanabilmektedir. 

Bu nedenle özellikle de grip, nezle gibi sonbaharın gelişi ile birlikte salgın yapan hastalık dönemlerinde bağışıklığın güçlü olması gerek hastalıktan korunmak gerek de hastalığı hafif atlatabilmek için en önemli faktörlerden biridir.

Kişinin bir takım fizyolojik özellikleri haricinde günlük hayatında dikkat edeceği bazı durumlar bağışıklık sisteminin güçlenmesini ve hastalıklara karşı dirençli olmayı sağlayacaktır.

  • Egzersiz

Yapılan aktivitenin yoğunluğu, süresi, şiddeti ve bireyin fiziksel uygunluğu başta olmak üzere pek çok faktör egzersizin bağışıklık üzerindeki etkilerini değiştirebilmektedir. Genel olarak sağlıklı yaşam amacı ile, düzenli ve orta düzeyde egzersiz yapan bireylerde uzun dönemde bağışıklık sisteminin güçlendiği bilinmektedir.

Ancak özellikle uzun mesafe sürüşlerde ya da irtifa antrenmanlarında olduğu gibi şiddetli egzersizi takip eden 3-72 saatlik süreçte; bağışıklık sistemi, fiziksel aktivitenin etkilerinden ötürü baskılanmaktadır. Bu nedenle bu dönemde egzersiz sonrası dinlenme ve yeterli besin-sıvı tüketimi bağışıklık sisteminin korunması açısından önem taşımaktadır.

  • Kötü alışkanlıklar

Sigara ve alkol gibi bazı alışkanlıkların zararları herkes tarafından bilinmektedir. Sigara hem lokal etkisi ile üst solunum yolu ve ağız bölgesinde enfeksiyonlara açık bir ortam yaratacak hem de sistemik etkileri ile kişinin bağışıklık sistemini olumsuz etkileyecektir.  Benzer şekilde belirli miktarın üzerinde alkol tüketimi de bağışıklık sistemini baskılayarak hastalıklara uygun bir ortama neden olacaktır.

  • Stres ve uyku düzeni

Fiziksel veya psikolojik stres durumları da bağışıklık sistemini güçsüz düşüren nedenlerdendir. Özellikle viral hastalıkların salgın olduğu dönemde uzun çalışma saatleri, yeterli dinlenememe gibi sebeplerle fiziksel stres altında kalan kişilerde; yine iş hayatı veya bazı özel nedenlerden kaynaklanacak şekilde psikolojik stres altında olanlarda hastalıklara yakalanma olasılığı artmaktadır. Yeterli ve kaliteli uyuyamama da bağışıklık sistemini belirgin derecede bozmaktadır.

  •  Sıvı tüketimi

Susuz kalmak zayıf bir bağışıklık sisteminin başlıca nedenlerinden biri olabilir. Vücutta biriken toksinlerin atılabilmesi için yeterli miktarda su içilmesi gerekmektedir, dolayısıyla bağışıklık sistemini güçlendirmek için bol miktarda su içilmelidir. Kahve ve çay, idrar miktarını arttıracağı için vücudun susuz kalma riskini arttırabilirler.

Bununla birlikte taze sıkılmış olsa da belli miktarın üzerinde meyve suyu tüketmek önerilmemektedir. Özellikle portakal, mandalina gibi narenciyelerin suyunun sıkıldıktan sonra kısa sürede tüketilmesi gerekmektedir, aksi takdirde içeriğindeki C vitamini, belirgin düzeyde azalmaktadır. Suyunu sıkarak içmek yerine  meyveleri  besin olarak tüketmek doğru yaklaşım olacaktır.

  • Beslenme

Dengeli, düzenli ve doğru beslenme bağışıklık sistemini en çok etkileyen faktörlerdendir. Mevsiminde ve taze olarak tüketilen besinlerden fayda görme olasılığı en yüksektir

A vitamini ağız, mide ve barsak gibi sindirim sistemi organlarını sağlıklı tutar ve enfeksiyonlardan korur. U nedenle tatlı patates, havuç, lahana, ıspanak gibi A vitamininden zengin besinler tüketilmelidir. C vitamini, antikor oluşumunu uyararak bağışıklığı güçlendirir. Başlıca C vitamini kaynakları portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller ile kırmızı biber, çilek ve domatestir.

Ayçiçeği, badem, fındık ve fıstık gibi kuruyemişler içerdikleri E vitamininin antioksidan özelliğinden dolayı önerilmektedir. Bununla birlikte yara iyileşmesini de hızlandıran çinko içerikli gıdalar (kümes hayvanları, tam tahıl ürünleri, fasülye, fındık ve  yağlı tohumlar) hastalıklara karşı koruyucudur.

Zerdeçal ve karanfil ise baharatlar içinde bağışıklık açısından tüketilmesi gerekenlerdir. Bununla birlikte karnabahar, sarımsak ve soğan gibi bazı sebzeler içerdikleri antioksidanların yanında glutatyon içeriklerinden ötürü de bağışıklık sistemini olumlu etkilemektedirler.

Tüm bu önerilerin haricinde, besinler söz konusu olduğunda kişinin şeker hastalığı ve kolesterol gibi diğer hastalıkları mutlaka göz önünde bulundurulmalı ve bu hastalıklar açısından diyet gözden geçirilmelidir.

Peki kış aylarının önemi nedir?

Kış ayları ile ilgili vurgulanması gereken temel bazı konular mevcut. Öncelikle grip, nezle gibi üst solunum yolları enfeksiyonlarının bu dönemde sıklaşması bilinen bir durum. Bununla birlikte havaların soğuması ile birlikte kapalı mekanlarda geçirilen süre artmakta.

Keyifli uzun açık hava sürüşleri yerine kapalı alanlarda trainer antrenmanları tercih edilmekte. İşte bu da temas ve damlacık yolu ile bulaşan bu  viral hastalıkların kişiden kişiye geçme ihtimalini arttırmakta. Bu viral ajanların vücutta ilk tutunduğu yerler olan geniz, burun gibi üst solunum yolu yapılarında, soğuğun etkisi ile lokal bağışıklığın baskılandığı bilinmekte.

Bu nedenle özellikle soğukta, açık havada yapılan antrenmanlarda yüz ve boyun bölgesinin sıcak tutulacak şekilde örtülmesi ve antrenmanın sonrasında sıcak/ılık içeceklerin tüketilmesi lokal bağışıklığın desteklenmesini sağlayacaktır.

Bununla birlikte yukarıda bahsedilen beslenme, sıvı tüketimi, uyku düzeni gibi faktörlere dikkat etmenin yanında şiddetli/ağır efor harcanmasını takip eden 3-72 saatlik süreçte mümkün olduğunca grip ve nezle olduğu bilinen kişilerden uzak durulması önemlidir.

Düzenli egzersiz yapan amatör/profesyonel tüm sporcuların sonbaharın gelişi ile birlikte rutin kontrol muayenelerini ve kan tetkiklerini yaptırarak olası vitamin, mineral eksiklikleri başta olmak üzere bağışıklık sistemini etkileyebilecek tüm parametreleri değerlendirmeleri de unutulmamalıdır.

Bisiklet üstünde, sağlıklı ve enfeksiyonsuz bir kış geçirmenizi dilerim.

Hala okumadınız mı?

E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!

Yorumlar için tıklayın

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Öne Çıkanlar

SHIMANO DEORE M-6100

Editoryal

VEGAN BESLENMENİN PERFORMANSIMA ETKİSİ NASIL OLUR?

Editoryal

NTT PRO CYCLING YENİ İSİM SPONSORUNU BULDU

Haberler

KONYA’DA “BİSİKLET YOLU KONTOL ZABITASI”

Haberler

Bağlan
E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!