Bizimle iletişime geçin

Bisikletler

Tarih yazan: Wilier

Sınır anlaşmazlıkları ve gizli protestolardan, kara kedilere ve yeşil mayolara uzanan Wilier bisikletleri uzun zamandır profesyonel pelotonun bir parçası.
Yazı JAMES SPENDER Fotoğraf MIKE MASSARO, BERK MERCANCI

Online açıklamalar söz konusu olduğunda, Rossano Veneto herhangi bir yer tarifinin en sıradan tanımına sahip olabilir: “İtalya, Vento, Vicenza eyaletinde bir kasabadır. SR245 içinden geçer.” Fazla gerçekçi. 245 numaralı Strade Regionali gerçekten de Rossano’nun ortasından geçerek kasabayı kuzeydeki ağabeyi Bassano del Grappa’ya bağlamaya yardımcı oluyor. Ancak ön sözün gözden kaçırdığı şey, bu 8.000 kişilik topluluğa ev sahipliği yapan şaşırtıcı sayıda son derece başarılı şirketlerin evi oluşu. Ünlü motor sporları lastik üreticisi OZ Racing, 1935’te kurulan sele üreticisi Selle San Marco gibi firmalar 1971’de burada kurulmuştur. Lakin Rossano Veneto’nun en ünlü oğlu kesinlikle 1906’da kurulan Wilier Triestina olmalı. Ya da belki de bu ‘üvey oğul’ olmalı.

“Büyük babamız Wilier ismini 1969’da satın aldı” diyor, kardeşleri Enrico ve Michele ile birlikte şirketin başında bulunan Andrea Gastaldello. “Ondan önce Wilier, 1906’da Pietro Dal Molin tarafından kurulan Bassano’da bulunuyordu. Ama 1969’da büyükbabam üretimi Rossano’ya taşıdı ve o zamandan beri buradayız, şimdi işin başındaki üçüncü nesiliz.”

Wilier’in serveti yıllar içinde arttı ve azaldı, ancak 113 yıllık mirası onu bisikletçiliğin en eski devlet adamlarından biri yapmaya yetiyor.

Gelecek sayfalarda Andrea Gastaldello, Wilier’in geçmişinden bazı önemli bisikletleri bizlerle paylaşırken, aynı zamanda Wilier’in Türkiye distribütörü olan ADK Bike Shop’dan markanın yeni yıl modellerine göz atacağız.

Fiorenzo Magni Giro d’Italia, 1948

“Sahip olduğumuz en eski bisiklet.” diyor Gastaldello. “Rengi geçen süre ve hava sebebiyle solmuş olsa da ilk Ramato (Wilier’in geleneksel rengi) renk bisikletlerden biriydi. Bisiklet bir şahsın evinde bulunuyordu ve 10 yıl önce 5.000€’ya satın aldık ki muhtemelen 1940’larda mal olduğundan çok daha fazla bir bedel ödedik. Ancak 1948’de Giro d’Italia’yı kazandığında Florenzo Magni tarafından sürülmüş olmasından dolayı tarihimizin çok önemli bir parçası.”

70 yıl sonra Magni bugün bile Wilier’in en meşhur bisikletçisi. Fausto Coppi ve Gino Bartali dönemine denk gelmesi sebebiyle ‘Üçüncü Adam’ lakabı takılan Toskanalı, 1951 ve 1955’te iki Giro’ya ek, arka arkaya üç Flanders Turu kazandı. Dolayısıyla diğer takma adı olan ‘Flanders Aslanı’ verildi. Magni aynı zamanda bisikletin en ikonik fotoğraflarından birisinin de objesi. 1956 Giro’nun 12. etabında düşerek köprücük kemiğini kırmasının ardından, o halde dengesini sağlamak için gövdesine bağlı bir iç lastiği ısırırken kambur ve şahin gözlü bir şekilde pedal çevirdiği fotoğraf. Aslan yine de pes etmedi, sonraki 10 etapta kırık kemikle sürdü ve bir şekilde genel klasmanı ikinci tamamladı.

“1946’dan 1951’e kadar kendi takımımız vardı, Magni bizim için yarıştı, 1948’de Giro’yu, ardından 1949 ve 1950’de Flanders’ı kazandı. Ne yazık ki 1952’de takımı kapatmak zorunda kaldık. İtalyanlar giderek ulaşım için daha fazla motorlara ve scooterlara yöneldikçe para sorun haline gelmişti.”

Endüstri genelindeki soruna yanıt olarak Magni’nin nakit sıkıntısı çeken Ganna Ursus takımına fon sağlamak için 1954’te bisikletle ilgili olmayan ilk sponsor Nivea’nın getirilmesine yardımcı olduğunu belirtmek ilginç.

Pantani TT bike, 2002

1997 sezonunda Marco Pantani etrafına inşa edilen Mercatone Uno sponsorluğu ileri atılmış büyük bir adımdı.” diyor Gastaldello. “Kolay bir karar değildi. Başlangıçta Pantani Carrera ile iyi zamanlar geçirmişti [Carrera Jens-Vagabond, 1002-1996] ancak 1995’te Milano-Torino’da bir arabanın karıştığı korkunç bir kaza geçirdi ve bacağını iki yerden kırdı. Tam performansla tekrardan yarışabileceğinden hiç kimse emin değildi. Şampiyon gibi geri döneceğine güvenmemiz gerekiyordu.”

“Başlangıçta takım kötü şansla boğuştu. Marco, 1997 Giro’da yola çıkan siyah bir kediye çarptı ve yarışı bırakmak zorunda kaldı, rekabetçi biri olduğu için sinir bozucuydu. Ama Tour de France için iyi bir formda geri döndü ve iyi bir sezon geçirdi. Yine de 1997’nin sonunda takıma sponsor olmak için daha fazla para teklif eden bizden çok daha büyük bir şirket olan Bianchi’ye sponsorluğu kaybettik. Yılda takıma 70 bisiklet artı ekstra para sağlıyorduk.

“2002’de Mercatone Uno’ya sponsor olma fırsatı geri geldi ve bu model Marco için yaptığımız bir zamana karşı bisikleti. Kişiye özel barlar 3T’den, kadro Easton borulardan, jantlar Selle Italia tarafından “Eolic” markalı, ancak aslında başka bir markanın üzerine etiket yapıştırılmıştı. Mercatone geleneksel olarak sarı olmasına rağmen, Tour’un liderlik mayosu sarı olduğundan bisikleti ve mayoları maviye boyamak zorunda kalmıştık.

“Ne yazık ki 2002’de Pantani uyuşturucuyla ilgili sorunlar yaşamaya başlamıştı, bu yüzden yarışlarda rekabetçi olamıyordu. Takımla sadece bir sezon geçirdik ve sonra sponsorluğu durdurmak zorunda kaldık. Tuhaf bir şekilde, Mercatone – İtalya’da İtalyan Ikea benzeri büyük bir zincir – birkaç ay önce iflas etmişti.”

Cento, 2006

‘Şirketimiz 1906 yılında Bay Dal Molin tarafından 10km uzaklıktaki Bassano del Grappa’da kuruldu.” diyor Gastadello. “1940’larda ve 50’lerde Bassano’da biri büyükbabam Giovanni olan 150 çalışanımız vardı. Sonra şirket iflas etti – 1960’larda herkes scooter satın alıyordu – ve 1969’da büyükbabam, amcam Antonio ve babam Lino şirketin adını satın almaya ve bir bisiklet dükkanı açmaya, köyümüzde tekrar bisiklet yapımına başlamaya karar verdiler. Büyükbabam 1979’da hayata gözlerini kapadı, ardından 1988 ve 1990’da ağabeylerim işe girişti, amcam ve babam işin başına geçmeye karar verdi. Amcam mağazayı ve babam da bisiklet işini devraldı. Ben de 1996’da işe burada başladım.

“Cento’nun anlamı 100’dür ve bu model 100’üncü yılımızı kutladığımız bisiklet, takımlar ve müşterilerimiz için ürettiğimiz ilk monokok karbon yol kadrosu. Rossano’da tasarlandı ve Çin’de yapıldı, çok iyi bir üründü. Bu, Damiano Cunego’nun, Tour de France’da en iyi genç bisikletçiye verilen beyaz mayoyu kazandığı 2006 sezonundaki Cento’su. Ayrıca sponsor olduğumuz Lampre takımında Amstel Gold [2008] ve Giro di Lombardia [2007, 2008] yarışlarını kazandı.

“Boyası kişiseldi. Burada üst boruda Cunego’yu temsil eden semboller var: Çocuklu bir ailesi var; 1981’de doğdu; 1.69m boyunda; ağırlığı 59kg – yarış ağırlığınızın bisikletinize boyanmış olması her zaman iyidir. 42 istirahat kalp hızı; Giro d’Italia’da birincilik 2004 yılında; buz hokeyini seviyor.”

Pantani alpe d’huez, 1997

Easton Elite Taperwall 7005-serisi alüminyumdan yapılan, zamanının en gelişmiş alüminyum alaşımlarından biri olan bu bisiklet, aynı zamanda 
1997 Fransa Bisiklet Turu başlangıç çizgisindeki en hafif bisikletlerden de biriydi. Kesin olan ise Marco Pantani 
13. etapta Alpe d’Huez’in zirvesine ulaştığında kesinlikle en hızlısıydı.

“Marco Alpe d’Huez’i 37 dakika ve 35 saniyede tırmandı ki bu hala rekor süre.” diyor Gastaldello. “Wilier için çok iyi zamanlardı, uluslararası pazardaki büyümemiz için büyük bir destekti çünkü herkes bu etabı, bu adamı izliyor ve bu bisiklete bakıyordu. Kadro 1.200g ağırlığındaydı ve ilk TIG kaynaklı kadrolardan biriydi – bizden önce sadece Cannondale vardı.”

Pantani hayranları, kadro ve seleye özel işlenen Il Pirata karikatürünü hatırlayacaktır, ancak İtalyan tırmanışçıya özgü başka ince dokunuşlar da vardı. İlk olarak, kablo muhafazasının hizasında ayarlanmış bir analog gösterge, plastik bir camın içinden manometre gibi görünen bir iğneyi itmek için kablo hareketi kullanılarak vites seçimini gösteriyordu. İkinci olarak ise jantlar sınırların çok ötesindeydi.

“Selle Italia firması bir süre jant teli, göbek üreten ACI ve frenler yapan Ambrosio adlı şirketlerle işbirliği yaparak özel hafif jant setleri çıkardı. Jant telleri baya inceydi, 1.2mm [1997’de 2mm daha yaygındı], o kadar inceydi ki daha ağır bisikletçilerin altında kırılırdı. Ama Pantani için sorun yoktu. Şimdi ise normal kabul ediliyor ama bu jantlar 1,500g’ın altında ve her biri 32 jant telindendi.”

GARDA, 2022

‘Wilier’in İtalya’ya olan bağlılığı adına bile sinmişken, Garda modelinin isminin Kuzey İtalya’da yer alan ve İtalya’nın en büyük gölü olan Garda’dan aldığı bilgisi çok da şaşırtıcı olmasa gerek.

Gelelim Garda serisine… Aslında Garda Wilier’in ürün yelpazesine bu sene eklenen yeni bir model. Hedef aldığı kitle ise giriş seviyesi. Tabii söz konusu Wilier olunca giriş seviyesi dahi bir dizi profesyonel dokunuşla geliyor. Bunlardan ilki tüm kabloların içerden gidiyor oluşu. Bu da Garda’yı uygun fiyatlı ama şık ve temiz görünümlü bir bisiklet haline getiriyor. 

Wilier, Garda’yı endurance sınıfında bir bisiklet olarak üretmiş, haliyle maksimum 32mm’e kadar desteklenen teker ölçüleriyle birçok alanda kulanım imkanı tanıyor.

Garda’nın kadrosu, Wilier’in NH-Mod olarak adlandırdığı, normal ve yüksek modüllü karbon karışımı anlamına gelen bir karbon karışımından yapılmış. Bu sayede ağırlığı ve fiyatı düşük tutmaya yardımcı oluyor. Marka, 1,120g ağırlığındaki kadronun, 370g ağırlığındaki maşa ile tamamlandığını söylüyor. Giriş seviye bir bisiklet için oldukça rekabetçi bir hafiflik diyebiliriz.

Giriş seviye dediysek de, hiyerarşide Cento 10 SL’in altında ama GTR Team’in üstünde yer alan bir bisikletten bahsediyoruz. Keyifli ve stressiz sürüşler arıyor, performansın keyfine varırken konfordan da çok fazla ödün vermeyeyim diyorsanız Garda oldukça mantıklı ve makul bir opsiyon olarak duruyor.

ZERO SL, 2022

‘Zero SL üst seviye bir bisiklet isteyen ama bütçesi daha düşük olanlar için kusursuz bir seçenek. Zero SL, SLR modeliyle kadro geometrilerini bütünüyle paylaşıyor. İkili arasındaki tek fark Zero SL’de sıvı kristal polimer kullanılmıyor ve sarım sayısı daha fazla. Buna karşın Zero SL kendine özgü farklı renk seçenekleriyle geliyor. 

Tıpkı Zero SLR’da olduğu gibi kablolar içten gidiyor ve özel gidon boğazıyla birlikte geliyor. İstenirse Zero SLR’daki gibi entegre bir gidon takılıp ön taraf ağırlığı düşürülebilir ama uygun bir fiyat etiketine sahip bir bisiklete böyle bir harcama yapmanın fiyatı yukarı çekeceği bir gerçek. 28mm’e kadar lastikleri destekliyor, durumun böyle olması konforu artırdığı gibi daha aerodinamik ve daha iyi bir fren performansı sunduğu Wilier’in üstüne basa basa vurguladığı bir bilgi. Aynı zamanda bu görüntü bisiklete modern bir his veriyor. 

İyi bir bisiklet hayali kuranlar ve bisikleti aldıktan sonra yavaş yavaş ekipmanlara yatırım yaparak güncellemek isteyenler için ZERO SL, ilk başka ekonomik bir çözüm sunan oldukça iyi bir seçenek. Unutmayın, Wilier sahibi olmak ayrıcalıktır.

E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!

Yorumlar için tıklayın

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Öne Çıkanlar

Bobinaj Tamirinde Elektrikli Bisikletler İlk Sırada

Haberler

Tour de France 2022’ye hazır mıyız?

Haberler

İstanbul Turkcell GranFondo Yol Bisiklet Yarışı İçin Hazır

Haberler

İzmir’de 6 Ayda 79 BİSİM Bisikleti Çalındı

Haberler

Bağlan
E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!