Bisiklete yeni başlayanların genel eğilimi, kulaktan dolma eksik bilgilerle mağazalara giderek kendini oradaki satış personeline teslim etmek oluyor. Hal böyle olunca, bisiklete ödenen paranın bisikletin hangi özelliğine ödendiği konusundaki bilgiler havada kalıyor. Yeni bir bisiklet alırken sorulması gereken sorular, bütünü oluşturan ve o bisikletin kendine özgü sürüş deneyimini yaratan ana parçaların önem sırasına göre oluşturulmalı.
Kadro
Bir bisiklete bakarken dikkat etmeniz gereken ilk şey, o bisikletin kadrosudur. Kadronun yapısı ve açıları size ne kadar uygunsa, sürüş de o kadar keyifli ve az rahatsızlıkla geçer. Aklınızda sempati duyduğunuz bir marka varsa, o markanın kadro tasarımı işinde ne kadar iyi olduğunu biraz araştırmakla işe başlayın. Yeterli derecede araştırma ve geliştirme üzerine yoğunlaşıyorlar mı? Sporculardan geri bildirimler alarak kadrolarını tasarlıyorlar mı? Anatomik özellikler dikkate alınıyor mu? Bu noktaları mutlaka araştırın veya bilgi almak için satış personelini sıkıştırın. Gerekirse satın alacağınız markayı burada temsil eden ilgili kişiye kadar ulaşıp, kadro hakkında tatmin edici bilgiye ulaşın ve bu konuda asla acele etmeyin. Geometri tablosunu mutlaka kontrol ettirin. Çok sevdiğiniz bir kadronun size uygun boyu o an ellerinde olmayabilir. Gerekirse gelmesini bekleyin ama doğru kadro boyunu alın. O kadro üzerinde saatler geçireceğiniz için ölçüleri ve açıları size tam olarak uymalı. Sürücüye uyumsuz bir kadro, üzerinde en iyi donanımlar olsa bile sürüş zevkini iyileştirmeye yetmez. Eninde sonunda kadroyu değiştirmek gerekecektir. Hele ilk bisikletinizi alırken kötü bir kadro tercih ederseniz, çekeceğiniz ağrılar sebebiyle bisikletten tümüyle soğumanız bile söz konusu olabilir. Bu nedenle bütçenize göre hareket ederken, mantıklı davranıp uzun vadeli düşünmek gerekiyor. Sırf üzerinde bir üst gruba ait donanımlar var diye, kötü bir kadro almayın. Kadro yatırıma değecek nitelikteyse ileride donanımları değiştirmek çok daha kolay bir opsiyon.

Kadro seçiminde uygun geometrinin yanısıra, hafiflik, kadro yapısının sağladığı konfor ve etkin güç aktarımı da diğer önemli noktalar. Çoğu iyi kadro üreticisi, azami konforu sağlamak için belirli bölümleri esnek, güç aktarımını etkileyen bölümleri ise rijit olarak üretiyor. Örneğin aynakol göbeğinin bulunduğu noktanın, yani, pedala kuvvet uyguladığınızda en fazla yük binen bölgenin çok fazla esnememesi önemli bir detaydır. Bu bölüm ne kadar esniyorsa, harcadığınız güç o kadar boşa gidiyor demektir.
Tekerlek seti
İkinci önemli nokta, bisikletin tekerlek seti. Güzel bir kadro aldınız, konforlu ve rahatsınız. Belki de agresif bir yapısı var ve biliyorsunuz ki hızlanmak ve o hızı korumak için ideal bir yapıya sahip. Ama nedense hızınızı uzun süre koruyamıyorsunuz. Sebebi ne olabilir? Jantlarınızın yeteri kadar akıcı olmaması mı? Kesinlikle! Mağazalarda satılan giriş ve orta seviye bisikletlerin üzerinde gelen tekerlek setleri genellikle düşük seviyelerdedir. Bu tür setler genellikle ilk etapta işinizi görür ama ivmelenmek istediğinizde nazlanmaya başlayacaktır. Size engel değil destek olan bir setle sürüş yaptığınızda ise aradaki farkı hemen anlarsınız. Siz üzerindeyken, setin sizin ağırlığınızla birlikte ivmelendikten sonra o hızı ne kadar uzun süre koruyabildiği çok önemlidir. Setin akıcı olmasındaki en büyük pay ise jant göbeğine düşüyor. Sürtünme direnci düşük olan bir göbek içinde, sisteme ait her bir parça hızınızı korumaya yardımcı olmak üzere üretiliyor. Elbette setin genel dizaynı ve çemberinin kalitesi de önemli ama işin çoğu göbekte bitiyor. Tekerlek setinin tellerinin geleneksel ya da rüzgârı yarsın diye yassı olup olmadığının o kadar da fazla önemi yok. Tekerlek setinin kilo limitinin de size uygun olduğundan emin olun. Sürekli kırılan jant telleri ve aşınarak zarar gören göbeklerden uzak durmak için hafiflikten ziyade dayanıklılığa önem vermek daha akıllıca olacaktır. İyi bir kadroya yapılacak en iyi yatırım, öncelikli olarak iyi bir teker seti almaktır. Teker setinizden tam performans almak istiyorsanız, kaliteli bir dış lastik kullanmanız gerektiğini de sakın unutmayın.

Vites grubu
Listenin üçüncü sırasında ise bisikletinizi faaliyete geçirecek olan aktarım organları bulunuyor. Bisiklet kullanıcıları arasında bu iş bir çeşit yarışa dönmüş durumda. Daha iyi bir vites grubu olunca, bisikletin daha iyi ya da hızlı gideceği düşünülüyor. Ancak bisikletin daha iyi gitmesi için, öncelikle kadro, sonra da teker setinin iyi olması gerekli. Sonrasında ise iş o bisikleti kullanan kişiye geliyor. Siz pedala yeterince güç uygulamıyorsanız, en iyi vites grubu sizin performansınıza etki etmez. Yani vites grubuna gelene kadar başka önemli noktalar olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Peki, iyi bir vites grubu ne anlama geliyor? Neden pahalı?
İyi bir vites grubu, alt seviyedekilerine kıyasla daha hafif olur. Kullanılan malzeme kalitesi değişir ve biraz daha itinalı kullanım ister. Vites geçişleri daha seri ve vites ayarının bozulması daha nadir gerçekleşir. Yani sizi yarı yolda bırakma riski -sizin de kullanım şeklinize bağlı olarak- biraz daha düşük olur. Burada sorulacak soru, sizin buna ne kadar ihtiyacınız olduğuyla ilgilidir. Yarışacak mısınız? Yoksa sadece hobi kullanıcısı mısınız? Bütçeniz ne durumda? Bunlara verdiğiniz cevaplara göre tercih yapmanızda fayda var. Üst seviye bir vites grubu almaya kararlıysanız dahi önceliği yine de iyi bir kadro ve teker setine verin. Vites grubunu yükseltmek sonraya ertelenebilir. Neticede bisikletiniz bu yatırıma değecek nitelikte. Mağazalarda hangi bisiklette ne takılı diye eğilip grup setleri kontrol ederken kendini kaybetmek çok olası bir durum. Kötü kadrolara takılmış iyi setlerin ise tek başına hiçbir anlamı yok. Öte yandan zaman zaman işe yarayan farklı bir alternatif de var. Bazen düşük seviyedeki kadrolar üzerinde oldukça iyi seviyede grupsetler bulunuyor. Böyle iyi bir set yakaladıysanız ve o seti bisikletle değil de tek alsanız size daha pahalıya gelecekse, bisikleti alın ve kadrosunu kullanmadan satın. Tercihinize kalmış.
Vites grubu seçilirken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta aynakol ve ruble ölçüleri. Bisiklete yeni yeni başlıyorsanız, aynakolunuzun küçük çarkının 34, büyük çarkının 50 dişli olması uygun olacaktır. Tırmanışlarda zorlanıyorsanız, rublenin en büyük dişlisinin sayısını da yüksek tutun. Örneğin; 11-23 değil, 11-27 alın. Bu tip detayları, bilgili olduğuna inandığınız satış personeline danışarak da kararlaştırabilirsiniz.

Küçük ama önemli detaylar
Bu üç ana parçaya karar verdikten sonra, geriye kişisel ölçülerinizi de dikkate alarak tercih yapmanız gereken tamamlayıcı parçalar kalıyor. Selenizi alırken pelvis kemiğinizin ölçüsüne göre almaya özen gösterin. Bazı bisiklet mağazaları bu tür ölçüleri yapabilecek donanıma sahip. Rahatsızlık ve uyuşma hissini minimuma indirmek için doğru sele kullanmanız şart. Akabinde uygun bir gidon ve gidon boğazına sahip olmalısınız. Gidon boğazı, sizin gidona uzanma mesafenizi belirler. Uygun olmayan uzunlukta gidon boğazı kullanmak, omuz, dirsek ve ellerde baskı oluşmasına neden olabilir. Gidon seçiminde ise, omuz genişliğinin dikkate alınması gerekiyor. Büyük veya küçük gidon kullanmak, yine kol eklemlerinde ve omuzlarda ağrılara sebep olabilir. Performans için gidonda esnemezlik önemlidir. Atağa kalkarken veya yokuş çıkarken gidondan güç aldığınızda, o gidon ne kadar esniyorsa sizin gücünüz de o kadar boşa gidiyor demektir.
Son olarak bisiklette tüm mühendislik, güç aktarımının doğru biçimde olması ve bisikletin güven veren yapıda olması için geliştirildiğinden, bisikletin kafa seti ve aynakol göbeğinin bulunduğu noktalarda kullanılan malzemelerin de üst seviye olması yararınıza olacaktır. Bu bölgelerde dayanıklı ve kaliteli ürün tercihleri yaparak, bisikletinizin ömrünü uzatırsınız.


