2019’da Sram, evrensel arka aktarıcı kulağını (UDH) tanıttı. Bu parça aynı zamanda bir montaj standardı oluşturuyor. Sram, UDH’yi piyasaya sunarken, markaya ve modele özgü olan geleneksel aktarıcı kulaklarına açık lisanslı bir alternatif olarak konumlandırdı. UDH’den önce üreticiler, kulakları aynı markanın farklı modelleri ve hatta aynı modelin farklı nesilleri arasında bile farklı tasarlıyordu.
Sram’da yol ürünleri yöneticisi olan Dan Stefiuk bu durumu şöyle açıklıyor: “Bu yapı, piyasada binlerce uyumsuz kulak oluşmasına, yedek parça bulunabilirliğinin düzensiz olmasına ve sık sık ‘doğru parçayı bulana kadar bisiklet kullanılamaz’ senaryolarına yol açıyordu.”
Sram, UDH’nin hem dayanıklılığını hem de uyumluluğunu ön plana çıkardı. Şirket, UDH’nin çoğu kulaktan daha sağlam olduğunu ve kullanıcıların yedek parçayı daha kolay bulabildiğini vurguladı.
Üreticiler, normal aktarıcı kulaklarını bilinçli olarak zayıf tasarlıyor. Bu parçalar, darbe anında daha pahalı bileşenleri koruyor. Ancak bu zayıf yapı ve kadro ile kulak arasındaki çoğu zaman gevşek bağlantı, vites geçişlerinin hassasiyetini düşürür. UDH bu sorunu çözer.
UDH, kadroya yerleşen hassas silindirik bir bağlantı kullanıyor. Bu tasarım, geleneksel kulaklara göre daha sıkı tolerans ve daha geniş yüzey alanı sağlar. Böylece kadro ile aktarıcı arasında daha rijit bir bağlantı oluşur. Bu özellik, özellikle elektronik aktarıcı motorlarının oluşturduğu yüksek yükler nedeniyle daha da önem kazanır.
UDH kulakları yine de fedakâr parça olarak işlev görüyor. Örneğin dağ veya gravel bisikletlerde bir kayaya çarptığında geriye doğru döner (özellikle Full Mount aktarıcılarla daha belirgin şekilde). Sonuç olarak yüksek şiddette darbe aldığında kırılıyor. Ancak kullanıcılar için en büyük avantaj, bu parçanın artık standart ve uyumlu hale gelmesidir.
Stefiuk bu konuda şunları söylüyor. “UDH, yeni kulak ve dropout tasarlamak için gereken kaynakları azaltır ve küresel ölçekte yedek parça desteğini kolaylaştırır.”
SRAM UHD göründüğünden fazlası

UDH standardının popülerliği, Sram’ın Full Mount aktarıcı tasarımlarını piyasaya sürmesinin önünü açtı. Full Mount aktarıcılar, kadronun bu standarda uygun olmalıdır. Fakat UDH kulak parçasının kendisini kullanmıyor. Bu açıdan UDH, Sram’ın yeni grup setlerinin bisikletlerle uyumlu olmasını sağlayan kritik bir ön adım oldu.
Bu hamle, daha önceki kadrolarla uyumsuz olan bir tasarımın başarılı olmasını sağlarken geriye dönük uyumluluğu da ortadan kaldırmadı. Kullanıcılar isterlerse UDH’yi çıkarabiliyor. Yerine Full Mount aktarıcı mevcut. Geleneksel aktarıcılarla kullanıma uygun.
En dikkat çekici noktalardan biri ise UDH’nin sadece Sram’a değil, rakiplerine de fayda sağlamasıdır.
Campagnolo ürün yöneticisi Matteo D’Amanzo, “Bizim için bir grup set markası olarak daha kolay, çünkü UDH arka aktarıcının kadro üzerindeki konumunu her zaman doğru yerde konumlandırıyor. Bu da en iyi performansa ulaşmayı sağlıyor” diyor.
Ancak Campagnolo, Sram’a benzer şekilde kulaksız (hangerless) bir aktarıcı tasarımı sunma konusunda temkinli. D’Amanzo, “Yeni bir format sunmanın mantıklı olduğunu düşünmüyorum. Campagnolo her zaman karmaşık veya farklıydı. Biz bunu değiştirmek istiyoruz. Daha kolay ve değiştirmesi zahmetsiz olmak istiyoruz. Bu yüzden aktarıcılarımız geleneksel montaj yapısını koruyor” diyor.
Bu tartışmada dikkat çeken bir diğer eksik ise Shimano. Japon marka bu konuda yorum yapmasa da, UDH’den önce kendi alternatifini sunduğu biliniyor: Direct Mount standardı.
Direct Mount, geleneksel bağlantıdaki B-Link parçasını ortadan kaldırarak aktarıcının doğrudan kadroya bağlanmasını sağlar. Buna karşılık UDH hâlâ B-Link kullanır. Ancak UDH’nin daha sağlam yapısı sayesinde Direct Mount ile benzer performans sunduğu, buna ek olarak tüm bisikletlerde aynı olması ve farklı aktarıcı tipleriyle uyumlu olması gibi avantajlar sağladığı belirtiliyor.
Tüm bu avantajlar göz önüne alındığında, UDH’nin önümüzdeki yıllarda performans bisikletlerinin çoğunda standart haline gelmesi kaçınılmaz görünüyor. D’Amanzo’nun da dediği gibi. “Bu çözümün bir dezavantajını görmüyoruz.”
Bisiklet sektöründe ortak bir standardın kabul edilmesi nadir görülen bir durum. Ancak bu kez gerçekleşmesi oldukça olası görünüyor.


