ÇARKIFELEK

ÇARKIFELEK

Yazı RICHARD MOORE  İllüstrasyon PATRICK GRAY

Bu yılın başlarında, bu sayfalarda bisikletin en üst seviyesi, WorldTour takımlarının, iki farklı hızda yol aldıklarını yazmıştım. 2019 sezonunun ilk çeyreğinde dört takım diğer 14 ekibin tamamından daha fazla galibiyet topladı.

Bu, bugün gelinen noktada sezonun geri kalanıyla ilgili erken kanıya varmanın tehlikesini gösteriyor. Şimdi geriye dönüyor ve sezonun tamamına bakış atıyoruz. Bazı takımlar sezona yavaş bir giriş yaptı – Jumbo-Visma ve Team Ineos – fakat alametifarikalarını Büyük Turlar başladığında gösterdiler. Elini çabuk tutanlar – Astana ve Mitchelton-Scott – yakaladıkları ivmeyi sürdürmekte zorluk yaşadı. 

Nihayetinde, Bahar Klasikleri ve sezonun başlangıcındaki tek haftalık turlar sona erdiğinde takımlar arası fark başlangıçtaki kadar açık değildi. Bir istisna hariç. Üst üste sekiz yılda olduğu gibi Deceuninck-QuickStep, 68 zafer ile bu yıl da en fazla birincilik elde eden takım listenin zirvesinde yer aldı. Üstelik diğer tüm takımlardan daha fazla ilk üç ve ilk 10 derecesi toplayarak.

UCI’ın galibiyet sıralamasında birincilik elde eden son farklı takımın 2011 HTC-Highroad [bisiklet sporunun en üretken kadrolarından birine sahip takım, o yıl dördüncü üst üste birinciliğini kutlamıştı] olduğu düşünülünce, QuickStep’in başarısı kulağa olağanüstü geliyor. Eşit derecede olağanüstü olan, her iki takımda da kilit rol oynayan bir sportif direktör: Brian Holm.

Holm aynı zamanda Deceuninck-QuickStep’in “Kurt Sürüsü” lakabının da mucidi. Takım şimdilerde bu etiketi mayolarda, araçlarda ve takım ürünlerinde kullanıyor. Sporcular da sadece birlikte kazandıklarında değil, aynı zamanda kaybettiklerinde de birlik duygusunu pekiştirmek için röportajlarında sıklıkla dillendiriyor.

Takım “Kurt Sürüsü” olarak kısa sürede yankı uyandırdı. Elbette taklit edilmesi uzun sürmedi ve kısa sürede diğer takımlar da lakap kervanına katıldı. Bora-hansgrohe ekibi Fransa Turu’nun başlamasına kısa bir zaman kala kendilerini “Kardeşler Grubu” [Band of Brothers] olarak lanse etti. Takım açıklamasında fikrin, Dolomitler’deki bir akşam yemeği sırasında hayat bulduğu dile getirildi. 

Belki lakap takım adına şans unsuru oldu, zira ekip başarılı bir sezonu geride bıraktı. Sıralamada 47 galibiyetle Jumbo-Visma’nın ardından ikinci olan Bora-hansgrohe adına esas şaşırtıcı olan ise Peter Sagan’ın yalnız dört birincilikle galibiyet sayısına katkı yapmasıydı.

Sahne gençlerin…

2019 ilklerin sezonuydu. Giro d’Italia ve Vuelta a Espana’da Ekvator ve Slovenya, Richard Carapaz ve Primoz Roglic sayesinde ilk Büyük Tur zaferlerini kazandı. Ve nihayet bir Kolombiyalı, Fransa Turu kazandı. Fakat şampiyon Luis Herrera, Fabio Parra, Rigoberto Uran yahut Nairo Quintana değildi. 22 yaşındaki Egan Bernal’di.

Şüphe yok ki 2019 gençlerin yılıydı. Bernal’i tartışmaya gerek dahi yok; fakat 19 yaşındaki Remco Evenepoel, San Sebastian Classic’i kazanırken Kaliforniya Turu ve Volta ao Algarve’yi genel klasman şampiyonluğuyla noktalayan 20 yaşındaki Tadej Pogacar, üç etap kazanmanın yanında İspanya Turu’nu podyumun üçüncü basamağında tamamladı. Ve bir de 22 yaşında hem Alpler hem de Polonya Turu’nu kazanan Pavel Sivakov var.

Mathieu van der Poel’in Amstel Gold Race zaferi, tek günlük yarışlar arasında yılın akılda en fazla yer eden anlarından oldu

İhtiyar delikanlılar için de bereketli bir sezondu: 36’sında Philippe Gilbert dördüncü anıtsal klasiğini Paris-Roubaix’de kazandı – tek eksik Milan-San Remo – ve Liege-Bastogne-Liege’de mutlu sona ulaşan Jakob Fuglsang, 34’ünde kariyerinin zirve formunu yakaladı. 39 yaşında Vuelta’yı podyumda bitiren Alejandro Valverde’yi de unutmak olmaz. 

Bu iki üç yaş aralığının ortasında ise gözü kara bir bisikletçi sezona damga vurdu: Mathieu van der Poel. 24 yaşında olan Hollandalı ne çaylak ne de deneyimli bir isim değil ve çok yönlülüğüne rağmen – yol, cyclocross ve dağ bisikleti – hepsinde uzmanlaşmış. Sprintte rakiplerini mağlup etmeden önce, Fuglsang ve Julian Alaphilippe’i amansız bir takip sonucu yakaladığı Amstel Gold Race zaferi, tek günlük yarışlar arasında yılın akılda en fazla yer eden anlarından biri oldu.

Aynı yarışın kadınlar versiyonunda da bahsedilmesi gereken güçlü bir performans sergilendi. Atakçı ve dinamik bir yarışçı olan Kasia Niewiadoma, Amstel Gold Race’i karakterize eden kısa ama sert tırmanışta atağını gerçekleştirerek rakiplerini gerisinde bıraktı. Niewiadoma, yıllardır bisiklet sporunun içerisinde ama Van der Poel’dan yalnız dört ay büyük.

Eğer istikrar anlamında Marianne Vos, sezonun en iyi kadın bisikletçisiyse – Alaphilippe’i erkek eşdeğeri olarak değerlendirebiliriz – açık ara erkek ve kadın bisikletçiler tarafından gösterilmiş en etkileyici solo performans ödülü, Dünya Şampiyonası’nda Annemiek van Vleuten’e gider. 

Geçtiğimiz yıllardan uzun soluklu ataklara aşinaydık – Gilbert’in Flanders Turu zaferini getiren 55km’lik sürüşü, Chris Froome’un 2018 Giro d’Italia’nın 19’uncu etap galibiyetini getiren çarpıcı kaçışı – ancak Yorkshire’daki kadınlar yol yarışında, 104km’lik kaçışıyla Van Vlueten çıtayı başka bir seviyeye taşıdı.

Zorlu kırsal yollarda Van Vleuten’in gerisinde güçlü bir takip grubu toplandı, ancak Hollandalı zaman farkını 40 saniyede muhafaza etmeyi başardı. Birkaç gün önce ikna edici bir performansla zamana karşıyı kazanan Chloe Dygert-Owen bir süre tehdit oluştursa da Van Vlueten pes etmedi ve Harrogate’de zafere iki dakikadan fazla bir farkla ulaştı. Bisiklet yarışları tarihinin en etkileyici solo performanslarından biriydi. 

Şu ana kadar 2019’un heyecan verici yanlarına odaklandık, peki ya diğer göze çarpan anlar: İyi, kötü ve çılgın?

Yılın olayı…

Soru şu: Tour de France’ın 19. etabı sıradan bir olay mı, yoksa yılın olayı mı? Başlayan ama bitmeyen bir etaptı – Egan Bernal’ın durmasının söylendiği Col de l’Iseran inişinden birkaç kilometre aşağıya inen yoldaki hayali bir çizgiyi saymazsak.

Etap tamamlanmamış olabilir – tıpkı tartışmalar gibi – ancak bir gerçek var ki o günü yıllar boyu konuşuyor olacağız.

Parlayan yıldız…

Şu anda bisikletin en dominant gücü – yahut güçleri – Hollandalı kadınlar. Sezon sonu geldiğinde UCI sıralamasının ilk üçünde yer alan isimlerin tamamı Hollandalı. Marianne Vos ikinci, Annemiek van Vlueten üçüncü, ancak zirvede 20 yaşında, kazanması en az dünya şampiyonluğu kadar zor olan Hollanda ulusal şampiyonu Lorena Wiebes oturuyor. 

Güçlü bir sprinter olan Wiebes gelecek yıl çok fazla tırmanış bulunmayan etapları domine edeceğinin ilk sinyallerini verdi. Doğrusu, Wiebes sayesinde kadın bisikletinin mütevazi ekiplerinden biri olan Parkhotel Valkenburg, yılı aynı zamanda 2019’un en başarılı takımlarından biri olarak tamamladı. Wiebes’in takımıyla kontratının 2021’in sonuna kadar sürdüğünü hatırlatalım.

En talihsiz doğal ihtiyaç molası…

Tom Dumoulin’in arzulanmayacak tacını çalanlar – veya belki de daha doğru bir ifadeyle tahtı – Jumbo-Visma’nın talihsiz sportif direktörleri Jan Boven ve Addy Engels oldu.

Giro d’Italia’nın Como’ya giden 15. etabının sonuna doğru geliniyordu ve takım liderleri Primož Roglič, Lombardiya’nın bozuk yollarında lider grupla birlikteydi.

Boven çişini Como’ya kadar tutamayacağı kararına vardığında her şey kontrol altında görünüyordu. Engels frene dokundu ve Boven araçtan atlayarak tatlı bir rahatlamanın keyfini çıkarmaya başladı. Ta ki yarış radyosu Roglic’in kaza yaptığı ve yeni bir bisiklete ihtiyaç duyduğu anonsunu geçene kadar.

Araç içi kamerada ikilinin yaşadığı panik açıkça görünüyordu. Boven aceleyle yolcu koltuğuna geçiyor ve Engels konvoyu sollamak üzere kornaya asılıyor. Bu arada, Roglic takım arkadaşı Antwan Tolhoek’in bisikletini almıştı. 

Takım aracı Roglic’e ulaşmak için savaşırken, Tolhoek kırık bisikletle yolun kenarında bekliyordu. İmdada kendi takım bisikletlerinden birini veren Movistar sportif direktörü Max Sciandri yetişti. Bunun anlamı, Roglic’in bisikletinin takım otobüsüne etabın sona ermesinin hemen ardından ulaşamayacağıydı.

Sonuç olarak yarış hakemleri etap bitiminde Roglic’in bisikletini kontrol edemedi (gizli bir motor olup olmadığına dair bir inceleme vb.), elbette ki bu da kayıp bisiklet hakkında çılgınca komplo teorilerine yol açtı. Ancak en çılgıncası henüz daha söz etmediğimizdi…

En hayal kırıklığı yaşatan yarış…

Ovo Energy Kadınlar Turu’nun ilk üç etabı yılın en keyifsiz yarışı olmaya adaydı – neyse ki, kalan üç etap ve Lizzie Deignan’ın geri dönüşü sonrası elde ettiği zaferin öyküsü, bir nebze kurtarıcı oldu. 

Sonuç, daha zorlu parkurların daha heyecan verici bir yarış ürettiğidir – kim düşünebilirdi ki?

Bu, Giro d’Italia’nın müdürü Mauro Vegni’nin alması gereken bir ders. 2019 edisyonu Richard Carapaz ile iyi bir kazanan çıkardı ve Ekvator’dan gelmesi yarışa bir hikaye kattı, ancak bu, yarışın uzun süren sıkıcı etaplar olduğu gerçeğini gizlememeliydi.

Çok fazla uzun, düz ve özelliksiz etap, sönük yarışlara yol açtı. Yine de Giro’ya bir formül önerisi İspanya’dan geldi. Kısa, patlayıcı etaplarıyla Vuelta a España bu yıl, lezzetli tapas ziyafeti ise Giro uzun ve yavaş bir Pazar yemeğiydi.

Yılın gizemi…

Michael Valgren kurtarılmayı bekleyen bir takımın kahramanı olmaya doğru gidiyordu. Danimarkalı Astana’daki performansıyla kendini dünyanın en güçlü tek günlük yarışçılarından biri olarak kabul ettirdi. Ardından Dimension Data’ya geçti – umut verici bir imza gibi görünüyordu – ancak 2019 boyunca Michael Valgren kadar bisiklete binme konusunda neredeyse iyi olmayan bir ikizi olabileceği düşüncesi doğdu.

Van Vleuten, Harrogate’e iki dakikadan fazla bir farkla ulaştı. Bisiklet yarışları tarihinin en etkileyici solo performanslarından biriydi

Bahar aylarında sağlık problemleriyle boğuştu ve Tour’da bir varlık gösteremedi. Yılın sonlarına doğru Kanada’da ve 6. sırada bitirdiği dünya şampiyonasında gösterdiği umut veren birkaç performansa gerçekten ihtiyacı vardı. Nitekim Harrogate’deki Danimarka taraftarlarıyla, yakın arkadaşı Mads Pedersen’in erkekler yol yarışında kazandığı zaferin ardından yaptığı kutlama ve neşesi bunun ispatı.

Başarılı olamayan takım…

Dimension Data, CCC ya da Katusha-Alpecin değil, Team Ineos. Kusuruma bakmayın lütfen. Evet, Fransa Turu’nu birinci ve ikinci sırada tamamladılar. Polonya, Paris-Nice ve İsviçre Turu’nu da kazandılar. Fakat geçmişte Team Sky olarak bilinen ekipte bir şeyler yolunda gitmiyordu. Ve yıl, genç binicilerinden bazıları, özellikle Egan Bernal, Pavel Sivakov ve Tao Geoghegan Hart tarafından kurtarıldı.

Bunun en önemli sebeplerinden biri şüphe yok ki Chris Froome’u Criterium du Dauphine’de yaşadığı sakatlık sonrası kaybetmek olarak gösterilebilir ancak diğer iyi yarışçılar da eski günlerinden uzak bir form çizdi. Bahar Klasikleri tam bir felaketti – ilk dört anıtsal klasikte yalnız iki ilk 10 derecesi vardı. Michal Kwiatkowski kariyerinin en kötü sezonunu çıkardı ve Gianni Moscon sadece potansiyelinin bir kısmını izletmekle yetindi.

Sanki geçen kışın belirsizliği – Sky bisiklet sporundan çekildiğini açıkladı – takımın bazı yerleşik isimlerinin performansını olumsuz etkiledi.

En çılgın komplo teorisi…

Sosyal medyada aslında kaza yapmadığı; femur, dirsek, kaburga ve boyun da dahil olmak üzere birçok kırıktan muzdarip olmadığı dedikoduları dolaşırken, Chris Froome yoğun bakımdaydı.

Beşinci Tour de France şansını sona erdiren Critérium du Daupiné’de meydana gelen kazanın nedenleri belirsizdi, ancak yine de sahte haber olduğu fikri ivme kazandı – iddialara göre zamana karşı için ısınırken düşüp duvara çarpmamıştı.

Froome, Fransa’da yol kenarındaki sağlık görevlileri tarafından tedavi gördü ve ardından St Etienne’de dört saat boyunca Profesör Rémi Philippot tarafından ameliyat edileceği hastaneye nakledildi.

Yoksa yalan mıydı?

Gerçek bir cerrah olan Philippot, Tour St Etienne’i bir ay sonra ziyaret ettiğinde Team Ineos’un konuğu oldu. Etap sonunda konuşan doktor, Froome’u “spesifik bir hasta” olarak nitelendirdi ve iyileşmeye giden uzun yolda dört Tour de France şampiyonuyla temas halinde olduğunu söyledi. Froome’un 2020 Tour’un başlangıcında olma şansı üzerine Philippot, temkinli bir şekilde iyimserdi: “Öyle umuyorum” dedi.

Richard Moore, bisiklet gazetecisi ve yazar, The Cycling Podcast’in eski yarışçısı ve kurucu ortağıdır.

Benzer Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir