Bizimle iletişime geçin
Cyclist Türkiye Tüm D&R Mağazalarında!

Editoryal

TUR’UN GENEL KLASMAN LİDERLERİ: ADAM YATES

TUR’un 2014 yılındaki genel klasman lideri Adam Yates, Türkiye Turu galibiyetinin kariyerindeki önemini ve Türkiye hakkındaki görüşlerini Cyclist Türkiye’ye anlattı.

Fotoğraf PETE GODING

Röportaj  Seda PAKYÜREK

Adam Yates geçtiğimiz sene Tour de France ve La Vuelta’yı ilk defa aynı sezon içinde koştu. Her geçen sene performansının üstüne koyan Mitchelton-Scott bisikletçisi, yeni zorluklarla başa çıkmaya her daim hazır ve istekli. Geçen yıl La Vuelta’da ikiz kardeşi Simon’u genel klasmanda destekleme amacına ek olarak, aklının hep bir köşesinde etap kazanmak vardı. Büyük Britanya’lı Adam Yates’i, La Vuelta 2. Etap başlangıç şehri olan Marbella’da, takım otobüsünde yakalıyoruz. Onunla konuşma fırsatı yakalamışken, 2014’te kazandığı Türkiye Turu ile ilgili görüşleri, kardeşi Simon ile birlikte yarışması, Tour de France’daki beyaz mayo zaferi ve genel olarak kariyeriyle ilgili kısa bir söyleşi yapıyoruz.

Merhaba Adam, sana Türkiye Turu zaferinle ilgili birkaç soru soracağım.

Tabi. Türkiye Turu! Birkaç sene önceydi, değil mi?

Evet. Türkiye Turu’nu 2014 yılında kazanmıştın ve bu senin ilk etap yarışı galibiyetindi. Bu zaferinle ve kariyerine yaptığı etkiyle ilgili neler düşünüyorsun?

Evet, Türkiye Turu benim ilk büyük galibiyetimdi. İlk etap zaferim ve ilk genel klasman zaferimdi, bu yüzden tabii ki, kariyerimin en çılgın dönemlerinden biriydi diyebilirim. Beni senenin geri kalanı ve ondan sonraki yıl için epey motive etmişti. Biliyorsun ki, kazanmanın tadını bir kez aldığında tekrar ve tekrar kazanmak istersin.

Yarışın parkuru hakkında ve ülkeyle ilgili neler söyleyebilirsin?

Türkiye! Çok güzel bir ülke. Oraya sadece bir kez gittim, ve bu yalnızca bu yarış içindi. Her gün 30 derecenin üzerinde bir sıcaklık vardı. Hava çok güzeldi. Yarışta geçtiğimiz tırmanışlar harikaydı. Evet, Türkiye’yi çok güzel bir yer olarak hatırlıyorum.

Tur’u kazandığın sene Elmalı etabında çok iyiydin. Rein Taaramäe’nin arkasından ikinci olmuştun. Daha sonra da Selçuk’ta bir etap kazandın. Bu iki etapla ilgili anıların neler?

İkinci olduğum etaptaki tırmanış çok uzun ve çok zordu. Havanın sıcaklığıyla birlikte, sanırım o gün hava 35 dereceydi, çok zor olduğunu hatırlıyorum. Ondan birkaç gün sonraki etap daha kolaydı ve tırmanış daha kısaydı. Daha çok patlayıcı güç gerektiren ve bana daha uygun bir yokuştu. Bunun bilincinde olarak atağımı yaptım ve etabı kazandım.

O sene Türkiye Turu’nda da burada (La Vuelta) olduğu gibi Simon ile yarışıyordun. Ama o ne yazık ki Simon kaza yapıp yarış dışı kalmıştı. Bu durum seni daha sonra nasıl etkiledi?

Evet, o ilk dağlık etapta kaza yapmıştı. Bu yüzden turun büyük bir bölümünde birlikte yarışamadık. İki sprint etabında birlikteydik, sonrasında o çekilmek durumunda kaldı. Benim için üzücüydü evet, ama yarışın sonunda çok da önemli olmadı (gülüyor).

Simon ile ve onsuz yarıştığında senin için nasıl bir fark oluyor?

Ah, benim için aynı aslında.

Gerçekten mi?

Evet. Birlikte yarıştığımız turlara göre değişiyor aslında. Örneğin, La Vuelta’da yarışın ilk yarısında ben ona destek olacağım ve Simon ile iyi bir genel klasman sonucu almayı umut edeceğiz (Üç haftanın sonunda Simon Yates İspanya Bisiklet Turu’nu kazandı). Yarışın ilerleyen etaplarında ben de atak yapıp galibiyet kovalayacağım.

Birbirinizi nasıl motive ediyorsunuz? Birlikte yarıştığınızda oda paylaşıyor musunuz?

Hayır, pek değil. Bazen paylaşıyoruz, bazen paylaşmıyoruz. Özellikle o yönde tercihlerimiz olmuyor. Gittiğimiz her yarışa kazanma amacıyla geliyoruz, o yüzden bizim için fark etmiyor.

Türkiye Turu zaferinden beri etap yarışlarında çok iyi iş çıkarıyorsun. 2016’da Tour de France’de beyaz mayoyu kazandın ve genel klasmanı podyuma çok yakın bitirdin. Bu sonucunun kariyerindeki en büyük başarı olduğunu düşünüyor musun?

Oh, kesinlikle! Şimdiye kadar birkaç yarış kazandım, birkaç etap galibiyetim var ve bütün galibiyetler önemlidir. Ama Tour de France dünyadaki en büyük yarış ve orada podyuma bu kadar çok yaklaşıp, Paris’te bir mayo ile bitirmiş olmak… Çok özel bir şey.

Tour de France’dan bahsetmişken, geçtiğimiz sene 16. etapta önde giderken inişte kaza yaptın ve etap galibiyeti Julian Alaphilippe’e gitmişti. Daha sonra ikinizin arasında bir sohbet gerçekleştiğini gördük. Birbirinize bu etapla ilgili neler söylediniz?

Ah, pek bir şey değil aslında. Ben sadece onu tebrik ettim. Yıllardan beri birbirimizi tanırız, birlikte çok yarıştık ve iyi arkadaşız. Ona yalnızca “tebrikler” diyebilirim. Ben o etapta bir  hata yaptım ve o hak ettiği bir galibiyet aldı.

Senin bir de Clásica San Sebastián galibiyetin var. Etap yarışlarına ek olarak, klasiklerde de iyi işler yapmışlığın var. Bahar klasiklerine katılma planların var mı?

Belki, evet. Bahar klasikleri, her şeyi bir tarafa koyarsak, sezonun çok belirli bir zamanına denk geliyorlar. Biliyorsun ki, o zamanlar büyük turlar için hazırlıklarımız oluyor. Her şey yarış takvimine bağlı. Ama ilerleyen yıllarda kesinlikle klasiklere de geri dönüş yapacağım.

E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Öne Çıkanlar

SÜSLÜ KADINLAR BİSİKLET TURU 120 ŞEHİRDE EŞZAMANLI OLARAK YAPILACAK

Haberler

DUMOULIN’İN BU SEZON YARIŞLARA DÖNME OLASILIĞI DÜŞÜK

Haberler

BURSA’DAN YOLA ÇIKAN BİSİKLETÇİLER DOĞA İÇİN PEDALLIYOR

Haberler

FESTA2200 BİSİKLET FESTİVALİ

Editoryal

Bağlan
E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!