Bizimle iletişime geçin
Cyclist Türkiye Tüm D&R Mağazalarında!

Editoryal

PARADAN HABER VER!

Bilet satışı yahut yayın geliri olmadan, pro bisiklet takımları her zaman masrafları karşılayan sponsorlara bağımlı. Ancak bu model çok uzun soluklu değil ve sporun finanse ediliş şeklinin değişmesine yönelik çağrılar giderek artıyor. Cyclist ortaya atılan fikirleri inceliyor

Yazı Richard Moore İllustrasyon 17TH§OAK

İnanıyorum ki bisiklet iş modeli işlevini kaybediyor” diyor Trek-Segafredo takım menajeri Luca Guercilena. Geçtiğimiz yılın Vuelta a España’nın 10’uncu etabının start kenti Salamanca takım otobüsünden inen bisikletçileri, bisikletlerine atlayıp Plaza Mayor’ın ihtişamı arasında imza törenine doğru ilerlerken, Guercilena anlatıyor. 

Manzara parlak güneş ışığıyla aydınlanıyor. Birkaç bini bulan oldukça büyük bir kalabalık var. Genel resme bakarsak, yarış ve bisiklet sporu sıhhatli bir portre çiziyor. Yarış atmosferi ise zevkli ve cazip. Bu da Guercilena’nın sözlerini daha sarsıcı hale getiriyor. 

Ancak bu parlak etiketi kazımak ve altındaki daha az çekici resmi görmek için fazla çaba sarf etmeye gerek yok. Örneğin; bir yıl önce, Trek-Segafredo ile birlikte Vuelta’da yer alan iddialı ekiplerden biri de ilk sezonunu geçiren Aqua Blue Sport’tu.

İrlanda’nın Pro-Kıta seviyesindeki ilk takımı olmaları kadar Aqua Blue Sport, online olarak ekipman ve bisiklet giysileri satmasıyla yenilikçi bir iş modeline sahipti. Takımın amacı dört yıl içinde takım giderlerinin tamamını online satış sitesinden karşılamaktı, ki bu da bir devrim anlamına gelecekti: Bütünüyle sponsora bağımlı olmayan bir bisiklet takımı. 

Proje iddialı görünüyordu, ancak proje başlangıcı gibi hızla ve aniden dibi gördü. İronik olarak takımın arkasındaki güç Rick Delaney, 12 ay sonra, Stefan Denifl’ın Vuelta’da takım adına etap kazandığı günün yıl dönümünde, takımın kapandığını duyurdu. 

Bisiklet dünyasında takımlar gelip geçici, ancak bir takımın faaliyetlerine sezonun ortasında son vermesi oldukça nadir görülen bir hadiseydi. Tatsız haber, Aqua Blue’nun en büyük hedeflerinden biri olan Britanya Turu’nun başlangıcından altı hafta önce geldi. Dahası takımın arkasındaki şirket – çevrimiçi perakende satış mağazası – yarışın sponsorlarından biriydi, Delaney takımın Britanya Turu’nda yarışacak olmasının kendisine 50.000€ ‘ya mal olacağını söylüyordu. 

Tuhaf bir şekilde, bunun anlamı sekiz etaplı yarışta Aqua Blue Sport ismi gözükecek ama takım bisikletçileri yarışta yer alamayacaktı. Sporun ya da iş modelinin ne denli acımasız bir doğaya sahip olduğunun altını çizmek için organizatörlerin kısa sürede yarışacak yedek bir takım bulmayı başarmalarına bakarak görmek mümkün. Team Wiggins ilk olarak davet alamadıklarına çok üzülmüştü ama Aqua Blue’nun boşluğunu dolduracak olmaktan büyük mutluluk duydular.

Aqua Blue’nun batışı

Takımın kapanması için tek bir geçerli sebep yoktu. Ancak problemler fırtınası sonucunda ortaya çıkan sebepler arasında, ekipmanla yaşanan sıkıntılar ve takımın başka bir ekiple birleşme ihtimalinin gerçekleşmemesi gösteriliyor. Ancak en büyük yarışlara giriş için belki de en büyük engel sistemin kendisiydi – ya da sistem eksikliği.

Geriye bakacak olursak, Pro-Kıta kategorisinde yeni ve kendini kanıtlamamış bir takım olan Aqua Blue’ya ilk yılında bir büyük turda (Vuelta) yarışması için özel izin verildi. Bu sezon UCI tarafından kabul edilmiş 27 Pro-Kıta takımı vardı ve bu takımlar arasındaki rekabet oldukça yoğun geçti. Pro-Kıta tüm büyük yarışlara giriş garantisi verilen dünyanın en iyi 18 WorldTour takımının altındaki seviyedir.

Pro-Kıta seviyesinde ise böylesi bir garanti yok. Ancak en iyi kadroya sahip Fransız takımları Tour de France için, en iyi İtalyan takımlar Giro d’Italia’da ve en iyi İspanyol takımlarından bazıları Vuelta’da verilen özel davetle bu boşluğu dolduracaklarından emin olabiliyor. İrlanda’dan bir takımın ise dilek tutarak, en iyisini ummaktan başka yapacağı hiçbir şey yok. Bu şartlar altında, Delaney’nin bahsettiği gibi bir takıma sponsor olmak kumar değil. 

Delaney, Aqua Blue’yu kapama kararı aldığında, sistemin işleyişi hakkında konuşma gereği hissetti. Delaney yeni bir takım kurmak üzerine 2016’da görüştüğü bisikletin yönetim organından işitilen tüm cesaretlendirici sözlere karşın yönlendirme konusunda UCI’nin tavsiye eksiğini vurguluyor. Kısa süre önceyse Delaney, “UCI’a takımların yarışlara davetiye alma prosedürü ile ilgili rahatsızlığımı belirttim. Takımların puan sistemine sahip bir ligde rekabet etmesi gerekiyor ama bu hiçbir zaman olmayacak” dediğini söylüyor.

“İlk yılımızda İsviçre Turu’nda yarıştık ve bize maliyeti €20,000’ydu” Delaney ekliyor. “Bir etabı kazandık, ama bu yıl yarışa geri döndüğümüzde, bir kez daha €20,000 ödememiz gerekliydi. Üstelik bir takıma yılda €2.73m yatırım yapıyorken. Sonra da Amstel Gold Race’de yarışabilmek için 10 bin dolar ödememiz istendi.”

“Bu tiksinç bir spor” diyor Delaney. “Beni bağışlayın, tiksinç bir spor değil ama yönetiliş biçimi gerçekten tiksinç. Takımımın arkasındaki takım aracında oturmanın verdiği hazzı çok az şey verebilir ama bisiklet sporuna tepeden tırnağa çürük bir anlayış hakim.”

Delaney, prensip olarak yarışlara katılım parası alınmaması gerektiğini iddia ediyor. Delaney’nin iddia ettiği şeylerden biri de şeffaflık ve açıklığın olmadığı. Sistem görüldüğü gibi gizli kapaklı. Delaney eğer Giro’da yarışmak bir bedel ödemeyi gerektiriyorsa, bu bedeli herkesin bilmesi gerektiğini düşünüyor. Ancak bu sayede ödenecek meblağının değip değmeyeceği konusunda ticari bir karar alabileceklerini ekliyor.

“Takımı kapama konusunu tüm hafta sonu düşündüm ve pazartesi sabah altıda uyanıp, bombanın pimini çekme kararı aldım” diyor Delaney. “Bisiklet benim tutkum oldu ve son iki yıl rüya gibiydi, bu yüzden bu işe isteksiz girmedim. Milyonlar harcadım, iki yıl boyunca 42 insana iş imkanı sağladım ve kimsenin sözleşmesini feshetmedim.”

Delaney’nin takımı beş bisikletçi ile 2019 senesine uzanan kontrata sahip, ama Delaney eğer beş bisikletçi gelecek sene kendilerine iş bulamazsa sözleşmelerini karşılayacağının sözünü vermiş. 

Online alışveriş sitesi hayatına devam edecek ve Delaney bu projenin bir gün başarıya ulaşacağından emin. “Bu son derece hırslı olduğumuz bir proje, pek çok önyargıyı kırdık ama hala gitmemiz gereken yollar var. İlerleme kaydediyoruz.”

Delaney asıl rüyasının online alışveriş projesinin bir gün Aqua Blue Sport’u tekrar spora döndürebilecek, sağlam ve stabil yapıya ulaşması olduğunu belirtiyor.

Reklam molası

Delaney’nin takımı kapama kararı almasından birkaç gün sonra Salamanca’da sürdürdüğümüz Luca Guercilena ile sohbetimize geri dönüyoruz. Guercilena da Delaney’e benzer şeylerden şikayetçi. Sorun şu ki, 100 yıldan uzun süredir var olan ve bir şekilde işe yarayan pro bisiklet modeli 21. yüzyılda artık takımların amaçlarını karşılamakta yetersiz kalıyor.

Profesyonel bisiklet, medya endüstrisinin uzun yıllar boyunca reklam konusunda yüzleştiği bir sorunla karşı karşıya. Bir diğer paralellik de, medya müşterileri daha fazla içeriğe ücretsiz olarak ulaşmayı umuyor, tıpkı bisikletseverlerin de sevdikleri sporun ücretsiz olmasını talep ettikleri gibi. Ancak en büyük soru sponsorluk modeliyle ilgili.

Reklam farklı bir alana taşındığında – markaların yaymak istediği mesajı insanlara aktarmak için bir bisiklet takımına ihtiyaç duymadığında, tıpkı artık gazetelere ihtiyaç duymadıkları gibi – bunun yerini ne alacak?

“Hiçbir sponsor için formada yalnızca logolarının olması başlı başına yeterli gelmez” diyor Guercilena. “Yıllarca bize UCI’ın takımları uzun vadede ayakta tutabilecek bir sistemi hayata geçireceği anlatıldı, çünkü gerçekliğe baktığınızda sponsorlara çok fazla bağımlıyız. Bir sponsor projeden ayrılma kararı verdiğinde, avuçlarınızın içi boş kalıyor.”

“Yirmi yıl önce sponsorlar açık bir şekilde ve net projelerle geliyordu. Şimdilerde daha fazla paranın bu spora yatırıldığını okuyoruz ama bu yanlış. Eğer firmaların bisiklet sporuna yatırdığı parayı ve karşılığında ne aldıklarını iyi analiz edersek, geçmişle karşılaştırılamayacak rakamlar ortaya çıkar.

“Hiçbir şey olmadan, bir takım kapanır bir diğeri açılır diyemeyiz” diye ekliyor Guercilena. “Bu bir problem, takımlar kapanmamalı. Bisikletin büyüme hızıyla, şu anda 40 WorldTour takımı olmalıydı ama 16 ya da 18 tanesini zorlukla ayakta tutabiliyoruz.”

Takımların hayatta kalmakta zorlanmasının sebeplerinden biri de reklam endüstrisinin uğradığı değişim ve bu değişim devam ediyor. Bir diğeri de takımı ayakta tutmak için gerekli meblağın artmış olması. 2015 yılında bütçesi en yüksek takımın 10 milyon sterlini vardı. Şimdilerde Team Sky’ın 34 milyon sterlin civarında bir bütçesi var ve diğer takımlar da benzer bütçeleri yakalama çabasında. Elbette takımların kendi gelir akışlarını kurmaya çalışmaları şaşılacak bir durum değil, ama soru şu ki nasıl?

“Takımların; bisikletçilerin dataları, videolar veya sosyal medya aracılığıyla bir gelir akışı elde etmenin yolunu bulması gerekiyor” diyor Guercilena. “‘Bir de imaj, dolaşım ve TV hakları var ama takımlar bu süreçlerin bir parçası değiller. Ve bu nedenle kaybeden sürekli takımlar oluyor.”

Net olmayan şey ise TV ve imaj hakları ile takımların kendi ürettikleri içeriklerin değerinin ne olduğu. Guercilena aynı zamanda yarışlardan elde edilen kârın bölüşülmesi gerektiğinden bahsediyor ama görünürde çok az yarış kâr elde ediyor.

“Yarışların zarar etmesinin önüne geçmeliyiz” diyor Guercilena, “ama elde edilen kârın bizimle de paylaşılması gerekli. Bisikleti diğer sporlarla karşılaştırdığınızda, akıl kârı bir spor olmadığı ortada çünkü diğer sporların tamamı elde edilen geliri paylaşıyor.”

Yeni bir plan arayışı 

Guercilena takım otobüsünün yanında dururken, etrafı Trek-Segafredo takım aracı, bisikletçiler ve personelle çevrili. Guercilena, tamamen takımlar tarafından karşılanan maliyetlerden etkilenmiş gibi görünüyor.

“Sporun asıl aktörlerinin neden karar alma hakkı olmadığını merak ediyorum” diyor Guercilena. “En azından eşit haklara sahip olmalıyız. Sürücülerin parasını kim veriyor? Takımlar. Otobüslerle, takım araçlarıyla yarışlara gelenler kimler? Takımlar. Yarış organizatörü olma hakkımız yok, bu anlaşılabilir ve açık. Ama şu anda hiçbir görüşümüzü paylaşma hakkımız yok. Bizden, sorgulamadan kurallara uymamız bekleniyor. İşte problem bu ve değişmesi gereken model de bu.”

“Takımlara sonsuza kadar yaşama şansı verin, çünkü BMC gibi bir takımın kapandığını görüyoruz ya da tamamen değiştiğini (BMC 2019 yılında Polonyalı firma CCC tarafından devralındı), Quick-Step’in hayatta kalma savaşı verdiğini ve bir proje takımı olan Aqua Blue’nun kapandığına şahitlik ediyoruz; çünkü gelir bulamıyorlar, bu büyük bir sorun.”

Ancak Guercilena’nın soruna çözüm önerisi, Delaney’ninkinden oldukça farklı. Delaney bir terfi ve düşme sistemini desteklerken, Guercilena bu öneriyi “çılgınca” buluyor. Yeni UCI Başkanı David Lappartient’in 15 takımdan oluşan bir WorldTour takımı dahilinde düşme-çıkma sistemini getirmeye yönelik reformlar konusunda kararlı olması nedeniyle Guercilena gelecekten umutsuz olabilir.

Guercelina ve diğer birçok WorldTour takım patronu oldukça farklı bir fikirden yana: Aslında ihtiyacımız olan, büyük takımların uzun yıllar boyunca büyük yarışlara girmesini garanti edecek bir kapalı lig. Bu sistem takımlara, sponsorlarla yatırımcılarla uzun vadeli bir plan satma şansı veriyor. Aynı zamanda TV hakları, imaj hakları ve diğer medya içeriklerinden gelir akışları da oluşturulacaktır – ki bu da şimdiye dek kullanılmayan ama aynı zamanda denenmemiş de bir yöntem, dolayısıyla tamamen spekülatif bir varsayım.

“Bence cevap oldukça basit” diyor Guercilena. “Kapalı bir lige ihtiyacımız var. Bu kadar basit. Başka bir şeyi tartışmaya gerek yok. NBA’i, NFL’i ve MLB’yi ele alalım: Pek çok para kazanıyorlar ve gelirleri düştüğü anda bir masanın etrafına oturarak hep birlikte bir çözüm fikri üzerinde karar veriyorlar.”

“Dünyadaki diğer profesyonel sporları analiz ederseniz, Amerikan sporlarıyla başlayalım, içinde bulundukları sistem, takımlar için net yatırım ve net gelirin olduğu kapalı bir sistem ve ligler, organizatörler ve takımlar hep aynı yönde kürek çekiyor. Bisiklet sporunda ise bu tam tersi.”

Richard Moore eski yarışçı, gazeteci, yazar ve The Cycling Podcast’ın kurucu ortağı.

E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!

Yorumlar için tıklayın

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Öne Çıkanlar

BİSİKLET YOLLARI YÖNETMELİĞİ RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANDI

Haberler

GÜÇ DENGESİ

Editoryal

ANTALYA’DA KARMA UYGULAMA ÇÖZÜM GETİRMEDİ

Haberler

LOTTO-SOUDAL, TAKIM BİSİKLETLERİNİ SATIŞA ÇIKARIYOR

Haberler

Bağlan
E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!