Bizimle iletişime geçin

Editoryal

OLİMPİYAT RÜYASI

2020 Tokyo Olimpiyatları geldi çattı. Türk bisikleti dağ bisikleti branşında tarihinde ikinci kez, ancak bu sefer bir ilk olarak kadınlarla Tokyo’da yer alma mücadelesi veriyor. Cyclist Türkiye, dağ bisikleti branşında kadın ve erkek sporcularımızın geldiği noktaya ve ilerisine ışık tutmaya çalıştı

Yazı Muammer Yıldız Fotoğraf Yücel Çakıroğlu

Pek çok sporcunun en büyük rüyası, olimpiyatlar. Kazanmak veya kürsüde yer almak bir yana, sadece katılmanın bile yaşam boyu taşınacak bir onur olduğu, spor kariyerlerinin zirvesi olarak tanımlanabilecek çok özel bir organizasyondur olimpiyatlar. Maalesef bisiklet özelinde olimpiyat tarihçemiz çok kalabalık değil. 1976 Montreal Olimpiyatları’nda pist bisikletinde ülkemizi temsil eden, bugünkü bisiklet federasyonu başkanımız Erol Küçükbakırcı’dan ancak 32 yıl sonra şeytanın bacağını kırabilmiş ve 2008 Pekin Olimpiyatları’nda dağ bisikleti disiplininde Bilal Akgül ile temsil edilebilmiştik. Daha sonra 2012 Londra’da Ahmet Akdilek, Miraç Kal ve Kemal Küçükbay, 2016 Rio’da Ahmet Örken ve Onur Balkan ile zamana karşı ve yol yarışı disiplinlerinde yer alabilmiştik.

Peki bu başarıyı 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda dağ bisikleti için tekrarlayabilecek miyiz?

Olimpiyatlara katılabilmek için temelde üç kriter dikkate alınıyor: Ülkelerin UCI puan sıralaması, Dünya şampiyonası sonuçları ve kıtasal şampiyona sonuçları. Dünya şampiyonası veya kıtasal şampiyonayı kazanması mümkün olmayan bizim gibi ülkeler için tek yol olan ülke puanı sıralamasında kotaya girebilmek. Peki ülke puanları nasıl hesaplanıyor?

Ülke puanları ilgili disiplindeki en yüksek puanlı 3 sporcunun son 2 yılda aldığı UCI puanının toplamından oluşuyor. UCI sıralamaları son 1 yılı kapsadığından, önce 28 Mayıs 2019 itibari ile UCI olimpik sıralama puanları alınıyor. Ardından 28 Mayıs 2020 itibariyle UCI olimpik sıralama puanlarının da eklenmesi ile Tokyo Olimpiyatları için ülke sıralaması oluşturuluyor. Artık bireysel UCI sıralaması ve olimpiyatlar için özel ulusal UCI sıralaması ayrılmış durumda ve tüm detaylar, geçmiş sıralamalar da dahil olmak üzere uci.org web adresinden incelenebiliyor.

Öncelikle 2008’de 24 ülke olan kotanın bugün hem erkekler hem de kadınlar için 21 ülkeye düşürülmesi işimizi biraz daha zorlaştırmış durumda. Zira 2008 Pekin Olimpiyatları öncesi olimpik UCI puan sıralamasında 27. sırada olmamıza rağmen, bir anlamda yedek listeden olimpiyatlara katılmaya hak kazanmıştık.

İlk 24 içinde yer alan ülkelerden aynı zamanda kıtasal şampiyonadan yer kazananlar olduğundan ve 25. sırada olan Çin Halk Cumhuriyeti organizatör olarak 1 kişilik katılım hakkı sahibi olduğundan, olimpik komite mevcut katılım haklarını sıradaki ülkelere, Macaristan ve Türkiye’ye vermişti.

Bugünkü duruma bakacak olursak, 17 Eylül 2019’da açıklanan ilk olimpik yıl sıralamasına göre erkeklerde 1105 puanla 38. sıradayız. Kota sınırı olan 21.’lik koltuğunda 2327 puanla Slovakya oturuyor.  Olimpiyat kotası için 2 yıllık puan toplamının yaklaşık 2600 puan olacağını varsayarsak, 2020 Mayıs’a kadar son 1 yılda toplanan puanların 3 katından fazla puan toplamamız gerekiyor ki bu da Türkiye’nin dağ bisikletinde ilk 15 ülke arasında olması anlamına geliyor. Maalesef bu tabloya bakıldığında dağ bisikletinde erkekler için 2020 Tokyo olimpiyatlarının oldukça zora girdiğini söyleyebiliriz. Ülke puanımızın detayına baktığımızda 17 Eylül itibariyle, 1105 puanı oluşturan 3 isim şöyle:

Emre Yavuz:                                     93

Abdülkadir Kelleci:                      423

Serdar Depe:                                     43

Abdülkadir Kelleci’nin 2018’de sosyal medya paylaşımları nedeniyle yaklaşık 4 ay yarışlardan men edilmesi ve ilgili disiplin kurulu sürecinin tamamlanması sonucu suçsuz bulunarak tekrar yarışlara dönmesi maalesef ciddi puan kaybına neden olmuş durumda. Başarılı sporcu yarışamadığı Haziran-Ekim 2018 döneminde içinde en büyük puan alabileceği ulusal şampiyonanın da bulunduğu pek çok yarışa katılamayarak ülke puanına da katkı sağlayamadı. 29 Mayıs 2018 ‘de 472 puanla dünyada 64. sırada yer alan Abdülkadir Kelleci, 4 ay kayıplı dönem sonrası 28 Mayıs 2019’da sadece 176 puana sahipti. Bu dönemdeki kayıp puanları hesaplayabilmek tabii ki mümkün değil ancak bu talihsiz süreç yaşanmasaydı olimpiyat hayalinin biraz daha yakın olacağı bir gerçek.

Peki kadınlarda ne durumdayız? 29 Mayıs 2019 itibariyle 1345 puanla 27. sıradaydık. Kota limiti olan 21.’lik 1586 puanla Estonya’nın elindeydi. Ocak 2019’da 16. sırada iken maalesef son birkaç aydır gerileyerek 27.’liğe kadar gelmiştik. Olimpiyat öncesi son 2 yıla iyi bir başlangıç yapan kadın sporcularımız, olimpiyat hedefine erkeklere oranla biraz daha yakın durumdalar ancak tabii ki işleri kolay değil.

16 Haziran Konya C1 yarışında kürsüyü kapatan 3 kadın sporcumuz kotaya girmiş ve olimpiyat hedefine biraz daha yaklaşmış durumdalar. 17 Eylül 2019 itibariyle ülke puanını oluşturan 3 kadın sporcumuz:

Esra Kürkçü:                                      621

Ayşe Çakır:                                           497

Cansu Çelebi:                                     494

Esra, Ayşe ve Cansu 2018 ulusal şampiyonasında kürsüyü paylaşarak ülke puanına en büyük katkıyı sağlamış durumdalar. Puan detaylarına bakıldığında ülke puanımızı oluşturan erkek sporculara kıyasla daha çok yarıştan puan aldıklarını görmekteyiz. Ancak olimpik puan hesaplamasında her yarış sınıfı için değerlendirmeye alınan puan sayısı limitli. Örneğin; bir sporcu 10 tane C1 sınıfı yarışa katılsa ve puan alsa bile en iyi 5 C1 puanı olimpik sıralamaya etki edebiliyor. Yarış sınıflarına göre olimpik sıralamaya katılanlar şöyle:

HC sınıfı tek günlük yarışlar         En iyi 5 Sonuç

C1 sınıfı tek günlük yarışlar         En iyi 5 Sonuç

C2 sınıfı tek günlük yarışlar         En iyi 5 Sonuç

C3 sınıfı tek günlük yarışlar         En iyi 5 Sonuç

SHC, S1 ve S2 sınıfı çok günlü yarışlar.           

En iyi 3 sonuç, yarış sınıfına ve yarış içi sıralamaya bakılmaksızın, en yüksek 3 UCI puanına göre:

Tüm dünya kupaları                  Kotasız, alınan puanların tümü

Kıtasal şampiyona                        Alınan puan

Ulusal şampiyona                          Alınan puan

Kadın sporcularımızın puan detaylarına baktığımızda, beşer veya altışar kez çok günlü yarışlara katıldıklarını görüyoruz ki bu yarışlardan sadece en yüksek 3 puan olimpiyat için geçerli. C1 klasmanında Esra ve Cansu’nun 7 kez, Ayşe’nin 8 kez puan aldığını görüyoruz ki bunlardan en yüksek 5’i ülke puanımıza etki edebiliyor, diğerlerinin hiçbir geçerliliği yok olimpiyat adına.  C2 ve C3 sınıflarında ise 5 yarışlık limiti dolduran kadın sporcumuz yok. Yani kadınlarımızın ülke puanına katkı sağlama potansiyeli en yüksek olan C2 ve C3 sınıfında yarışlara katılımlarının sağlanması gerekiyor.

Sporcuların antrenman programı, performans testleri, motivasyonları, teknik ekipmanları gibi etkenlerin yanında, olimpiyat hedefine göre bir yarış takvimi planlanması da bu hedefte büyük rol oynuyor. Bu örnekte kadınlarımız limit üzerinde C1 yarışlara katılmak yerine hala eksikleri olan C2 veya C3 sınıflarında yarışlara katılıp puan almış olsaydı belki de ülke sıralamasında 1-2 basamak daha yukarıda olabilirdik. Başka bir deyişle, olimpiyat hedefine giden yolda sporculara olduğu kadar, yönetici kadroya da büyük iş düşmekte. 

Olimpiyat gibi sporun zirvesi olan bir organizasyona katılabilmek, bireysel çabaların çok ötesinde, sporcuların ulusal takım bilinciyle hareket etmelerini gerektiriyor. Yönetici kadronun da ilgili desteği, planlamayı ve organizasyonu en iyi şekilde yaparak, tecrübe ve birikimleri ile sporcuları yönlendirdiği bir ortamda, tarihimizde ilk kez olimpiyatlarda bir kadın dağ bisikletçisi ile temsil edilmemiz hayal değil.

Olimpiyat hedefindeki en önemli virajlardan biri olan 2019 Türkiye Dağ Bisikleti Şampiyonası’nda bu üç kadın sporcumuz Konya’da yaptıkları gibi kürsü basamaklarının hiçbirini rakiplerine kaptırmazlar ise hedefe bir adım daha yaklaşmış olacaklar.

Ay yıldızlı bayrağımızı Tokyo’da temsil edebilmek için çok çalışan sporcularımız ve onların bu hedefe giden yollarına ışık tutacak yöneticilerine önümüzdeki son 12 ayda başarılar diliyoruz. Umarız ki Temmuz 2020 sayımızda olimpiyat rüyasının nasıl gerçek olduğunu anlatabilme fırsatını bizlere verirler.

Olimpiyat rüyasını milli pedallar anlattı

2020 Tokyo Olimpiyatları’na aday milli takımın iki kadın ve iki erkek sporcusuna gelinen noktayı, olimpiyat rüyasını ve önlerindeki süreci sorduk?

Ayşe Çakır

Şu anda her şey gayet güzel gidiyor. Olimpiyat sürecince güzel aşamalar kat ettik. İhtiyacımız olan puanı toplamamız açısından milli takım antrenörlerimizin oluşturmuş olduğu yarış takvimindeki yarışmaları koşarak eksik olan puanlarımızı tamamlayarak olimpiyat kotasına girdik. Güzel strateji uygulanıp, ne kadar çok yarış koşarsak şansımız o kadar çok artıyor. Sistemli ve istikrarlı bir şekilde puan  toplamaya devam edersek  şansımız çok yüksek.

Olimpiyat kotasında olup, gidilecek duygusunu yaşamak beni çok gururlandırıyor çünkü gidilmesi için bizler elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. İlkleri başarmak spor hayatım boyunca beni hep çok mutlu etti ama şu an tek değil bu yolda üç yüreğiz; acısını, yorgunluğunu ve stresini hep beraber çekiyoruz. Umarım gidilir. Eğer bir ilki başarırsak bu arkamızdan gelen nesillere de güzel bir örnek olacak.

Önümüzde çok uzun bir yol yok. Olimpiyat her geçen gün yaklaşıyor. Şu an eksiğimiz olan puanları toplamak için Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun takvimi dışında yurt dışında yapılan yarışmalara da katılım sağlıyoruz. Türkiye Şampiyonası, ülkemizde yapılacak olan uluslararası yarışmalara, Balkan ülkelerinde düzenlenecek uluslararası mücadelelere ve Avrupa Şampiyonası’na gireceğiz.

Cansu Türkmenoğlu Çelebi

Süreç şimdilik güzel gidiyor. Stratejik olarak güzel adımlar attık ve kritik puanlar topladık. Şu an ülkeler arasında 19. sıradayız ve bu tarihte bir ilk. Her şey planlı ve programlı ilerlerse olimpiyat kaçınılmaz. Yerimizi kaybetmek istemiyorsak, federasyon olarak şu noktada en ufak bir hata dahi yapmamalıyız. Şu an hak ettiğimiz yerdeyiz, şansımız yüksek umarım sonuca da ulaşırız.

Bir ilkin parçası olmak harika bir duygu. Türkiye’de en iyi dağ bisikletçisi üç kadın sporcunun içindesin ve olimpiyat için puan topluyorsun… ‘Bu sefer tamam bitti’ dediğimde, yeniden ayağa kalkıp hedefe sürmem için  harika bir motivasyon. Bir işi  bir amaç uğruna yapmaktan  daha güzeli yok.

Önümüzde zorlu bir süreç var, her anlamda daha çok desteğe ihtiyacımız var. Ailemizden, eşimizden,  işimizden fedakarlık ediyoruz. Hatta bu röportajın satırlarını size yazarken, Sırbistan’da kampın sekizinci günündeyiz. Emeğimizin karşılığını alacağımıza inanıyorum.  Federasyonumuzun yapmış olduğu yarış programlarına uyuyoruz, yeterli olur mu emin değilim; çok daha fazla yurt dışı yarışına ve puanına ihtiyacımız var.

Serdar Anıl Depe

Sporcular olarak kendimizi yeteri kadar hazır hissetmediğimiz ve başarabileceğimize inanmadığımız düşüncesindeyim. Antrenman yapmadık veya fedakarlık etmedik diyemem ancak kafamızın bir köşesinde hep bir soru işareti vardı. Bu da maalesef rakiplerimizde olmayan ve bizi fazlasıyla da yoran bir faktördü düşüncesindeyim.

Olimpiyat için birinci puanlama dönemi başladığında puan toplayacak ilk 3 sporcu belliydi: Kadir Kelleci, Emre Yavuz ve Ben. Siyasi nedenlerle Kadir Kelleci bir süre yarıştırılmadı. Bu haliyle zaten zor olan bir süreç daha da zora sokulmuş oldu. Bu dönemde önemli puanlar kazanılamadı.

Ancak en önemli kısım iletişim eksikliği. Federasyondan bir yetkili veya milli takımdaki herhangi bir idareci yarış takvimi ve süreçle alakalı bizleri aydınlatmadı. Sporcular olarak kısmen ihtiyaçlarımızı ve isteklerimizi iletmeye çalışsak da bunlar ya gerekli mercilere ulaşmadı ya da görmezden gelindi. Bizlere süreç ile alakalı düşünce ve önerilerimiz sorulmadı bizler de bir şey söylemedik.

Sanırım sorunlar karşılıklı, umarım 2024 için sporcular ve federasyonumuz arasında daha iyi bir çalışma olur ve 20 yıl aradan sonra tekrar bir Türk sporcu dağ bisikleti branşında olimpiyat  startı alır.

Emre Yavuz

Olimpiyatlar sürecince elit erkeklerde ilk 21’in olimpiyatlara gittiği düşünüldüğünde biz 35. sıradayız. Rakiplerimizle kıyaslarsak, biz kendi ülkemizde puan toplamaya çalışırken, diğer ülkeler komşu ülkelerinde kolay yarışları kovalayıp her hafta sonu bir yarış koşuyorlar. Puan anlamında bu, büyük fark yaratıyor. Biz güçsüz değiliz, yeteri yarış koşamıyoruz.  Oturduğumuz yerden olimpiyat her zaman hayal olarak kalır.

Olimpiyatlara katılım sürecinde federasyon sporcu ilişkisi yok. Biz ülkede yapılan yarışlarda birinci de gelsek, olimpiyatlara gidemeyiz. Federasyonun sporcusunu yarışlara yollaması gerek. Bize güvenmeliler. Bizden beklentileri yalnızca olimpiyatlara gitmemiz olmamalı, şampiyon olmamızı beklemeliler.

E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!

Yorumlar için tıklayın

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Öne Çıkanlar

Bağlan
E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!