Yazı James Witts
Tour de France’ı izlerken bisikletçilerin dördüncü kategoriden HC’ye, bütün tırmanışları almasını keyifle izliyoruz. Peki bilim bize, bu tırmanışları en hızlı şekilde kat edeceğimiz eğimi göstermekte yardımcı olabilir mi? Kısaca cevap vermek gerekirse, evet, olabilir. Eğer amaç tırmanışı en kısa zamanda tamamlamaksa, daha dik olan tırmanış daha hızlıdır. Çünkü aynı yüksekliğe çıkmak için, eğim fark etmeksizin yerçekimi ile savaşmak zorunda kalırsınız. Bu nedenle, aynı yüksekliğe çıkmak için kısa yolu kullanmak çok daha mantıklı olacaktır.
Fakat %25’lik eğimlere tırmanmış olan bisikletçiler bunun o kadar da kolay olmadığını fark etmişlerdir. Teoride bir yokuşa tırmanmak ile gerçekten orada olmak arasında çok fark var.
Kent Üniversitesi’nde spor bilimcisi olan Dr. James Hopker “Bu bir mayın tarlası” diyor. “İnsanlar bu soruyu matematik modelleri üzerinde test etmeyi denedi, fakat işler o kadar karmaşık bir hale geldi ki, sonuç olarak gerçekten çok uzak sonuçlar almaya başladık.”
Konuya iyi bir başlangıç olmadı bu, fakat pek de şaşırdığımızı söyleyemeyiz. Hopker gibi, biz de Fransa, Caen’daki Dünya Bisiklet Bilimi Konferansı’na katıldık ve burada konuyu Team Sky’ın bilim başkanı Simon Jones anlatırken, Trek-Segafredo’nun spor bilimi başkanı konuyu modellerle bize açıkladı.
Jones, “Hava sıcaklığı, hava basıncı değerleri gibi pek çok önemli değişken varsayım olarak kullanıldığı için, Green’in modelleri tam olarak doğrudur diyemeyiz” dedi.
Cevap Watt’ta
“Matematiksel modellere bakarsak, tırmanışta lastiklerin yarattığı sürtünme, bisiklet ve binicinin toplam ağırlığı, hız ve hava basıncı oldukça önem taşıyor. Buna ek olarak, eğim %1 yükseldiğinde, aynı hızı korumak için yaklaşık 50 watt daha fazla güç üretmek gerekiyor” diyor Hopker.
Fakat sonsuza kadar artı 50 watt üretemeyeceğimize göre ne yapmamız gerekiyor? Hopker’a göre, VO2max seviyesi, laktat eşiğine yakın olan sporcular, dik eğimlerdeki o yüksek eforu sarf etmek konusunda daha başarılar.
Peki hesabı biraz daha karıştırsak? Bu sefer tırmanışın sonlarına bacaklarınızı toplayabileceğiniz yumuşak bir bölüm eklesek ve ardından sert bir bölümle zirveye ulaşacak olsanız ne olur?
Teoriye göre, düz bölüme kadar bütün gücünüzle gelmeniz, o bölümde biraz dinlendikten sonra tekrar pedallara asılmanız size en hızlı tırmanma süresini sağlayacak.
“Fakat bu, kişinin ne kadar hızlı dinlenebildiği ile de bağlantılıdır” diyor Hopker. “Eğer çabuk toparlanan bir bisikletçiyseniz, bu tür bir yokuş sizin için en iyisidir.” Görünüşe göre açtığımız her kapı, içinde onlarca kapı bulunan başka bir kapıya açılıyor.
KOM avcıları
Bilimi bir kenara bırakıp, gerçek rakamlara bir göz atalım. 2014 yılında İngiltere Tırmanma Yarışı Şampiyonu olan Dan Evans, “VAM değeri, yani bir saatte alacağınız metre irtifayı gösteren bu değer, ‘Dr. Şeytan’ Michele Ferrari tarafından kullanılmaya başlamıştı. Buna göre, daha dik bir eğim, iyi bir tırmanışçının en hızlı şekilde irtifa kazanmasını sağlıyor. Tabi iyi bir tempo, doğru vites oranları ve uygun hava şartlarında” diyor.
“Gran Canaria’daki antrenmanlarımda kullandığım yokuş bunun çok güzel bir örneği” diye devam ediyor Evans. “1.970 metre uzunluğundaki tırmanış yaklaşık iki saat sürüyor ve tırmanış üzerinde bazı düz bölümler ve hatta ufak inişler bulunuyor.”
“Buna ek olarak, aynı zirveye çıkan daha sert rota sürekli tırmanıyor ve bazı bölgelerde eğim %20’ye ulaşıyor. Buna rağmen tırmanışı tamamlamak 90 dakika civarı sürüyor. Yaklaşık 30 dakika daha hızlı. Bu nedenle ben de bu yolu kullanmayı seviyorum.”
Bunlar yararlı bilgiler. Peki biraz da Strava’dan araştırma yapsak. 14.3km uzunluğundaki Alpe d’Huez tırmanışını ele alalım. 728 metreden başlayan tırmanış 1.825 metrede son buluyor. 1.097 metre irtifa farkı var ve ortalama eğim %8. En iyi zamanlar da profesyonellere ait. Thibaut Pinot (42 dakika 18 saniye) ve Emma Pooley (50 dakika 40 saniye).
Bu tırmanışı Alpler’de bulunan bir başka tırmanışla karşılaştıralım. Col d’Izoard 18,8km uzunluğunda ve 1.258 metreden 2.371 metreye tırmanıyor. İrtifa farkı 1.113 metre. Bu tırmanış yalnızca 16 metre daha fazla irtifa kazanımına sahip olmasına rağmen, %6 eğimiyle daha uzun sürede tamamlanmış. David Lopez 51 dakika 43 saniye ve yine Emma Pooley 58 dakika 24 saniye. Fakat bu tırmanış 500 metre daha yüksekten başlıyor. Yine başa dönüyoruz.
“Eğer kısa bir tırmanışsa ve eşik değerlerinizin üzerinde tırmanacaksanız, en kısa ve dik yokuşu tercih edin. En çok acı çekeceğiniz tırmanış o olacak ama en azından çabuk bitecek” diye tamamlıyor Hopker.
Şimdilik bu konuda kesin bir sonuca varamadık. Çünkü bu varsayımlar bisikletçinin yağ yakma hızı, kadans ya da yağmur yağma olasılığı gibi bazı önemli faktörleri görmezden geliyor. Fakat bütün bu değerleri hesaplamaya çalışmak, bir HC tırmanışa çıkmaktan daha zor olacaktır.


