Bizimle iletişime geçin
Cyclist Türkiye Tüm D&R Mağazalarında!

Editoryal

ELEKTRİK HAYALİ

Yol bisikletinde motor gücü kullanmak kulağa hoş gelmeyebilir ama pek çoğu için bu, endüstrinin geldiği noktayı temsil ediyor. Cyclist araştırıyor

Yazı  PETER STUART 

Bir gün tüm bisikletler elektrik destekli olacak. Belki klasik sürücüler olarak bu öngörüyü beğenmemiş olabiliriz, ama eğer bisiklet endüstrisinin büyümesini istiyorsak bu fikri kucaklamalıyız” diyor Specialized’ın yaratıcı direktörü Robert Egger. Bu Egger’ın uzun zamandır deklare ettiği bir açıklama, ancak gittikçe daha fazla firma onunla aynı fikri paylaşmaya başladı. Aslında bu yeni bir fikir değil. E – bike için ilk patent Ogden Bolton Jr. tarafından 1895 yılında alındı.

Birkaç yıl sonra, 1904’te, elektronik versiyon bisikletlerin atası olan o modelin, geleneksel bisikletleri ortadan sileceği tartışması yapılıyordu, ama insan gücüyle çalışan bisikletler hayatta kaldı ve e – bisikletler asla tutulan bir ürün olamadı. Günümüzde ise son 15 yılı aşkın sürede 150 milyonun üzerinde satan e – bike sonunda küresel bir popülarite dalgasına ulaştı. E – bisiklet bu hızlı artışı motorların gittikçe küçülmesine, güçlerinin artmasına ve batarya süreleri uzarken her zamankine kıyasla maliyetlerin düşmesine borçlu. 

E – bisikletlerin kullanım alanı çoğunlukla hybrid ve ulaşım amaçlı bisikletler ile sınırlıydı, ancak artan ilgi sonunda yol bisikleti dünyası da benzer bir elektrik akımına yakalandı.

Tak ve çalıştır  

Çeşitli büyük markalar şimdilerde elektronik yol bisikletleri üretiyor. Bunun son örneği de Pinarello. İtalyan bisiklet üreticisi, elektrikli bisiklet ve klasik yol bisikleti füzyonlarını bir potada eriterek en etkileyici tasarımlardan birini yapan Focus’un Project – Y modelinin ayak izlerini takip etti.

“Bunu yol bisikletinin geleceği olarak görüyorum” diyor Focus’un ürün müdürü Andrew James. Project –Y’nin motoru, Alman firması Fazua tarafından tasarlandı ve Vivax-Assist’le benzer şekilde çalışıyor. (Vivax Asist’in çalışma prensibi konunun devamında açıklanıyor.)“Bu, Bosch sistemi kadar güçlü değil” diyor James. “Size benzer bir destek sağlamayacaktır. Bu daha çok aşamalı bir sistem, sizi yukarı çekiyor ve orada tutuyor. Sistemin güzelliği ise onunla birlikte sizin de çalışmanızın gerekmesi.”

Pinarello, Nytro adıyla yeni e – bisikletini Kasım’ın ortasında tanıttı. Nytro aynı zamanda Fazua sistemini kullanıyor ve Pinarello da tıpkı Focus gibi motoru daha geniş bir kitleye ait sürüş kabiliyetini arttırmak için yumuşak bir yardım olarak görüyor.

“Yeni e – bike platformumuz Alp tırmanışlarından esinlendi. Mottomuz ise fethettiğinde hissettiğin o duygu” diyor ünlü markanın sahibi Fausto Pinarello.

“Dogma’nın geometri özelliklerini buraya taşıdık”

“Bu duyguyu pek çok insan için ulaşılabilir kılmak istedik, bu da sürücülere yardım eli uzatacak bir bisiklet tasarlamak anlamına geliyordu.”

Bu vakada motorun sürücüye sunduğu yardımı sınırlamak, yol bisikletinin doğal kimliğine sadık kalmak kadar, fiziksel eforu da temel almak anlamında son derece kilit. James devam ediyor: “Söz konusu tamamıyla eforsuz bir sürüş değil. Sadece eğer hızınız 25’in altında inerse bisiklet yumuşak bir destekle sizi tekrar 25km/s’e getiriyor. Sizi bir yere hızlıca götürme gayesi içinde değil, yalnızca yolun eğimi dikleştikçe rahat bir sürüş yapmanıza yardımcı oluyor. Mütevazi bir yardım olarak tanımlayabiliriz.”

Ağırlık sorusu 

20kg’nin altına inebilen e – yol bisikletlerinin kilosunu hafifletmek onu ana akım e – bisikletlerden ayrılan esas farklılık. Nytro ve Project-Y’nin ağırlıkları 12,5kg ve Fazua motor istenirse çıkarılıp yeniden takılabilecek şekilde tasarlanmış. Bu da ağırlığın düşmesini sağlayan bir etken. Bu sayede ağrılık 10kg’nin altına inebilir.

Motorun alt borudaki pozisyonu aynı zamanda bisiklet kontrolünü ve sürüş kalitesini de etkiler. “Dogma’nın geometri tasarımını Nytro’da da olduğu gibi koruduk, bu da Nytro’ya yarış bisikletininki gibi bir bisiklet kontrolü sağladı” diyor Fausto Pinarello.

Ağırlık konusunda, Cipollini’nin MCM’si motor takılı halde 9,5kg ağırlıkla Pinarello ve Focus’u alt ediyor. Ama daha az güç üretiyor, yine de Cipollini bu durumu yol bisikletiyle harmanlanmış bir e – bike için avantaj olarak görüyor. “Bosch güç sistemiyle aynı hissiyatı sunmuyoruz, ama motorun ağırlığı oldukça düşük” diyor Cipollini’nin pazarlama müdürü Diego Caccia. “ İnanıyorum ki gelecekte güç ünitesi bulunan pek çok bisiklet olacaktır.”

“Büyük bir gelişme görüyoruz ama patlama diyemeyiz”

Tamamıyla akla yatkın çünkü e – bisikletler klasik haline gelmiş tırmanışlar hakkında bilgili ama oralara tırmanacak fiziksel gücü olmayan kullanıcılar için yeni bir sürüş dünyasının kapılarını aralıyor.

“Bunu kesinlikle bir yükselme olarak görüyoruz ama bir patlama değil” diyor bisiklet tarihçisi ve gazeteci Carlton Reid. “Bir bakıma elektronik bisikletlerin pahalı olduğuna dair endişe iyi bir şey, çünkü e-bisiklet satışlarının yumuşadığı Hollanda gibi ülkelerde bile toplam satışlardaki nakit miktarı halen sağlıklı.”

Hız ihtiyacı     

Önemli aktörlerin markete girişi şüphesiz iyi bir gelişme. Hem üretici hem de müşteri için zor olan kısım ise e – yol bisikletlerinin süper şarj edilebilir yüksek hız quasi motor bisikletlere mi yoksa ölçülü şekilde yol bisikletini destekleyen düşük hız bir yardımcıya mı dönüşeceği meselesi.

Bu sıralarda üreticiler AB yasaları gereği 25km/h sınırını dikkate alarak bisikletlerini geliştiriyor, ama 48km/h hıza kadar ulaşabilen başka bir e-bisiklet platformu daha var. Speed Pedelec olarak adlandırılan model, plaka ile sigortanın zorunlu olmasına karşın İsviçre gibi yasaların kullanımına serbestlik tanıdığı ülkelerde gördüğü ilgiyle tavan yapmış durumda. 

Yol bisikletlerini böylesi yüksek hız gerektiren bir alana kaydırmak cazip görünebilir ama e – yol bisikletlerinin nelere yol açabileceğine dair daha derin düşünülmeli.

“Esas soru spor içinde böyle bir şeye yer var mı?”

Canyon’un araştırma ve geliştirme müdürü Dr. Michael Kaiser: “Normal bir elektronik destekli bisiklet 25kms’ye sabitlenmiş olmasına karşın, bu limitin 32’ye çekilmesine dair yoğun tartışmalar var, özellikle de Amerika’da” diyor. 

Avrupa’nın en büyük e – bisiklet marketi düşünüldüğünde Alman markası Canyon için bu hayati bir tartışma konusu. “Trafiğin akışı düşünüldüğünde 25 çok düşük” diyor Kaiser. “Almanya’da 30km/s de dahi dönebileceğiniz şehir içi virajlar var, dolayısıyla neden herkes için hız sınırı aynı değil?”

Kaiser konuşmasına bir dizi tavsiyede bulunarak devam ediyor. “Pedelec bir bisiklettir ve bisikletle aynı kurallara sahiptir, yalnızca sektörel olarak daha geniş bir alana sahip. Sigorta sağlayıcıları, kask üreticileri, hükümet ve lobiler….

Fausto Pinarello için mevcut hız sınırı e-bisiklet pazarının gereklerini düzgün bir şekilde karşılamaya yeterli. “Teknoloji ve pazar açısından şu an kullanılan yöntem en doğrusu. Kullandığımız sistem yönetmeliklerle uyumlu ve gayet iyi çalışıyor.” 

“Bu sorulardan bazıları cevaplarını yavaş yavaş bulmaya başlayacak. Pinarello’nun La Pina Gran Fondo’sunda bu yaz e- bisikletlere ithaf edilmiş bir kategori de konuldu. Pek çok insan e – bisiklet konseptine yatırım yapmaya devam ettiği müddetçe diğer yarışlar da Pinarello’yu bu konuda takip edecektir. “Neticede bisiklet keyif almak için var” diyor Caccia.

E-takımı

Büyük markalar elektronik diyor

“Bunu gelecekteki yol olarak görüyorum” diyor piyasaya elektronik bisiklet sunan düzinelerce markadan biri olan Focus’un ürün müdürü Andrew James. 

Focus Y-Project oldukça standart bir bisiklet görünümüne sahip. Yalnızca alt boru elektronik bir bisiklet görünümünü sunuyor. Bisiklet 12.5 kilogram ve Fazua Evation motor/batarya çıkarıldığında ağrılık 10kg’nin altına iniyor.

Düşük ağırlık ve çok yönlülüğü düşünüldüğünde Fazua motor popüler bir tercih. Pinarello, Fazua’yı yeni modeli Nytro’da (12,5kg ile 250 watts, €6,000), Cube ise Agree Hybrid Electric (13.8kg, 250 watts, 4,500 sterlin) da kullanıyor. Cipollini ise 9.5kg ile daha hafif ama Fazua’ya yakın güç üreten 240 watt değerindeki MCM’yi tercih ediyor.

Daha ağır görevler için Giant ve Bianchi yol bisikletleriyle daha geleneksel cranck – drive sistemi sunuyor. Giant’ın Road-E+1 Pro’su yüksek tork gücüne sahip Giant SyncDrive Pro 80 Nm, Bianchi’nin Impulso’su ise e – Road (4,500) 15 kilogramdan neredeyse daha hafif İtalyan Polini EP3 70Nm motor kullanıyor. 

Hile! Hile! Hile!

E – bisikletlerin gelişi günümüzün en tartışılan konularından birini başlattı; motor doping

Pro bisikletçilerin ilaç kullanarak doping yapması artık eski bir mesele çünkü bu konuda 2016 yılıyla birlikte adeta yeni bir çağ açıldı. Dünya şampiyonasındaki yedek bisikletinde motor bulunan Belçikalı cyclocross bisikletçisi Femke Van den Driescche motor dopingden ceza alan ilk bisikletçi oldu. O tarihten bu yana amatör ve uluslararası yarışlarda pek çok vaka gün yüzüne çıktı ve UCI’yı dünyanın en büyük yarışlarında bisikletleri kontrol etmesini gerektiren bir kontrol sistemi oluşturmaya zorladı.

Van den Driescche Vivax – Assist sistemi kullanıyordu, ondan sonra yakalananlarda da benzer sistemler mevcuttu. Söylentilere göre Vivax – Assist sistem artık profesyonel bisikletçiler için nostaljik bir motor doping yöntemi keza yüksek teknoloji ürünleri bu konuda daha uzman hile yöntemleri sunuyor. 

En yaygın söylentiye göre tekerlekler sele borusunda bulunan elektro manyetik bir cihaz tarafından itiliyor ve ardından karbon frendeki bobin manyetize ediliyor. İtalyan gazetesi Gazzetta Dello Sport’a göre bu sistemin maliyeti 150,000 sterlin civarında ve halihazırda pro takımlar tarafından kullanılıyor. Söylenenlere göre bisiklet dünyasında tuhaf şeyler oluyor.     

Sorular ve Cevapları

E – bike devriminin basit özellikleri

S: E – bike yol bisikleti nedir?

C: Teknik olarak konuşursak, AB tarafından bir L1e-A aracı olarak sınıflandırılan bir araçtır. Sade anlamıyla ise elektrik motoru olan bir bisiklet.

S: Bu bir yol bisikletine benzemiyor?

C:  Evet doğru. E – bike genellikle ulaşım amaçlı bisikletlerde kullanılıyor, ancak artan bir oranda markalar, yol bisikletlerini motor opsiyonlu olarak geliştirmeye devam ediyor.

S: Ne kadar hızlı gidebilirim?

C:  Bacakların seni ileriye itebildiği kadar. Çünkü AB yasalarına göre motor sana 25km/h’a kadar yardım sunabiliyor.

S:  Ne kadar ağırlık ekliyor?

C:  Vivax – Assist sistemi normal bir bisiklete ek 2kg ağırlığıyla muhtemelen en hafifi. Krank baz alınmış motorlu bisikletler ise en iyi ihtimalle 4-5kg ekstra ağırlığa sahip.

S:  Hedef kitle kimler?

C: Yaşlı sürücüler (87 yaşında yarışan efsane Brian Robinson gibi) motoru hafta sonu sürüşleri için kullanıyor. Ancak üreticiler yol bisikletçileri için de motorun keşfedilmeyi bekleyen bir ürün olduğu görüşünde. 

S:  Hız limiti 25 ile sınırlıysa buradaki amaç nedir?

C:  Dağ bisikleti endüstrisinden görüldüğü kadarıyla, bir motor dik eğimlerin zorluğunu azaltarak daha uzun ve daha keyifli sürüşlere yol açabilir. 

S: Peki bu hile anlamına gelmiyor mu?

C:  Bu bakış açısına göre değişebilir. Krank entegreli sistem size yalnızca 250 Watt değerinde bir yardımda bulunabilir. Dolayısıyla sürüşünüzün çoğu yine sizin kendi gücünüze kalmış.

S:  Hız sınırlamasını çıkartırsam ne olur?

C:  Lisanssız bir motosiklet sürdüğünüz için olası hukuki sürece açık olabilirsiniz. Kayıtsız bir araç sürmek, ve bunu sigortasız sürmek. Üstelik motosikletin uygun bir kask olmadan sürülmesi de cabası.

HUB Motor Nasıl Çalışır?

Pedalların dönmesine yardım etmekten ziyade hub motorlar elektro manyetik güç uygulayarak bisikletin tekerleklerinin dönmesini sağlar. Bakır teller, göbeğin içindeki bobinlere sarılır; ve bu sayede göbeğin içindeki dış mıknatıs döner. Konvansiyonel bir elektrik motorunun işlevini tam olarak yerine getirir.

Eğer motor arka tekerleği baz alıyorsa manyetik dış göbeğin kabuğuyla ayrı ayrı angaje edilmesi için birkaç dişli gerektiren arka göbekte de dişliler bulunabilir. Çoğu üst uç hub motorları, yasal olan maksimum 250 Watt yardımına kolayca ulaşabilir.

Hub motorlar, krank sistemli motorlara göre daha ucuz, hafif ve daha güvenilir olabilir ama bisiklete dengesiz bir güç ve ağırlık ekleyerek sürüş hissini azaltabilirler.

Bosch Crank-Drive Motor Nasıl Çalışır?

Bosch motoru karmaşık bir makine ancak oldukça geleneksel bir şekilde çalışıyor: Mıknatıslanmış bobinler, iç dişli kutusuna aktarılan ve pedalların her dönüşü için 2,5 kez dönen bir kuvvet oluşturur. Bu birim kadronun ortasında oturduğu için genellikle orta-sürüş olarak adlandırılıyor ve özellikle de ulaşım amaçlı bisikletlerde yaygın olarak kullanılıyor.

Pedal yardımı sunan motorlar, bisiklet sürücüsünün uyguladığı güç ile sistematik olarak çalışıyor. Bosch’un yeni motor birimi, sürücünün saniyedeki pedal çevirişini örnekleyerek sürücüye en efektif biçimde yardım sağlamayı amaçlıyor. 

Bosch sistemi rakip sistemlerin çoğundan daha fazla tork gücü üretiyor ve eğer yasalar 250 watt ile sınırlandırılmasaydı, Bosch bisikletiniz ve sizin için daha fazla motor gücü temin edebilirdi. 

Vivax-Asist Nasıl Çalışır?

Vivax – Assist, krank aksına tutturulmuş şev dişlisini döndürmek için bir motor kullanan basit bir sistemidir. Vivax motoru sadece 100 watt’lık bir destek sunar; Bosch sistemi ise 250 watt’lık bir güç sunuyor (sınırsız olduğunda çok daha fazla).

Vivax-Assist gizli olduğu için klasik bir bisiklet görünümüne sahip bir e-bisiklet isteyen bisikletçilerin genellikle tercihi olur. Motor normal kadro borularının içine sığması ve yeni kadro borusunun içine yerleşebilecek piller nedeniyle, bu sistemi yarışlarda mekanik doping olarak kullananların varlığı sizleri şaşırtmasın.

Bu yazı daha önce Cyclist Türkiye Ocak 2018 sayısında yayınlanmıştır.

E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!

Yorumlar için tıklayın

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Öne Çıkanlar

ANKARA GÖLBAŞI’NA 30 KM BİSİKLET YOLU

Haberler

FORD’DAN BİSİKLETLİLERE ÖZEL ‘EMOJİ CEKET’

Haberler

ALLIANZ VE BIZERO İŞBİRLİĞİNDE TÜRKİYE’NİN İLK BİSİKLET SİGORTASI

Haberler

2020 TOUR OF ANTALYA | ETAPLAR

Haberler

Bağlan
E-Posta Bülteni

E-Posta bültenimize abone olun, en son haber ve röpörtajlardan ilk sizin haberiniz olsun!