Yazı Sam Challis Fotoğraf Danny Bird İletişim giant-turkey.com
2013’te tamamen aero bir bisiklet olarak piyasaya sürülmüş olsa da, Giant Propel aero bisiklet sonraki üç revizyon boyunca giderek Giant’ın sponsor olduğu WorldTour takımının varsayılan yarış bisikletine dönüştü. Hatta Giant’ın yol kategorisi yöneticisi Nixon Huang, Jayco-AlUla takımının 2026’da TCR yerine yalnızca bu modeli kullanarak yarışmasını beklediğini söylüyor.
Neden mi? Çünkü biraz ironik bir şekilde Propel giderek daha fazla TCR’a benzedi. Bu kez yapılan güncellemeler daha düşük ağırlık ve artırılmış konfor üzerine yoğunlaştı. Ayrıca bazı akıllıca kadro düzenlemeleri sayesinde Giant, önceki modele kıyasla 40 km/s hızda 18 watt avantaj sağladı. Görünüş olarak selefine oldukça benzeyen bir bisiklet için dikkat çekici bir veri.
Bisikletin şeklinin çok fazla değişmemiş olması da başlı başına önemli bir karar. Çünkü rakip markalar Factor One ve Cervélo S5 gibi son derece agresif aero platformlar piyasaya sürerken Giant daha ölçülü bir yaklaşım benimsemiş durumda.
Giant bisiklet ürün yöneticisi David Ward şöyle açıklıyor.
“Herkes aşırı aero bir bisiklet istemiyor. Özellikle de bazı durumlarda bu tarz bisikletler daha ağır, burulma sertliği açısından daha zayıf ve sürüşte daha konforsuz olabiliyor. Aero olmak ağır ve sert sürüşlü olmak zorunda değil. Daha hafif bir bisiklet elde ettik [Propel Advanced SL’ye kıyasla 355,5 gram daha hafif]. Verimliliği artırdık [iddia edilen 12,42 watt aero ve 5,6 watt yuvarlanma direnci kazancı] ve bisikletlerin esnekliğini arka tarafta %25, gidonda ise %13 geliştirdik. Bu, birçok yeni aero bisikletin gittiği yönün tersine bir yaklaşım. Yeni Advanced SL seviyesindeki bisikletlerimiz artık 7 kg üzeri yerine yaklaşık 6,5 kg seviyesinde. Ağırlık, bir bisikletin verimliliğinde olduğu kadar sürüş hissinde de önemli rol oynuyor.”
Giant Propel için bağlam her şey

Giant, tarifte yalnızca küçük iyileştirmeler yapmasına rağmen cesur performans iddialarında bulunabiliyor. Gelişmelerin büyük bölümü ise kadro ile komponentlerin birlikte uyumundan kaynaklanıyor. Yani yalnızca kadro değil, tüm donanım paketi hesaba katılıyor. Bunun istisnalarından biri oturarak sürüş konforundaki gelişme. Giant bunun, kadronun en radikal fiziksel değişimi olan arka çatalın aşağı indirilmesinden kaynaklandığını söylüyor.
Bu konuda Giant, yatay arka çatal kullanan kardeş markası Cadex’in triatlon bisikletinden ilham aldığını belirtiyor. Ardından yeni Propel Advanced SL kadrosundaki entegre sele borusunu uyumlu şekilde yeniden tasarlamış. Böylece bisiklet daha esnek hale gelmiş.
Global ürün pazarlama müdürü Andrew Juskaitis şöyle diyor.
“Tamam, sele borusunu sele yüksekliğine göre kesmek gerçekten can sıkıcı ve ikinci el değerini de etkileyebilir. Lakin sele borusunu entegre etmek bize o bölümü bütüncül şekilde tasarlama imkânı verdi. Böylece normalde olacağından çok daha esnek ve hafif hale geldi.”

Kadronun diğer bölgelerinde ise boru profilleri ve çeşitli detaylar yeniden düzenlenmiş. Örneğin artık 32mm lastik açıklığı ve UDH dropout standardı sunuluyor. Ancak sele borusu birleşim noktası dışında en dikkat çekici güncelleme yüzeyin altında.
Giant ilk kez Propel’in ön üçgenini tek parça halinde üretti. Tıpkı en yeni TCR modelinde yaptığı gibi. Daha önce ön üçgen üç ayrı kalıpta üretiliyordu.
Huang şöyle diyor.
“Kadro ağırlığındaki azalmanın — toplam 355,5 gramlık tasarrufun 40 gramlık kısmı — büyük ölçüde bu değişimden geldiğini söyleyebiliriz. Bu yöntem mühendislere yapıyı kesintisiz şekilde tasarlama imkânı veriyor. Gereksiz malzeme kullanımını ortadan kaldırıyor.”
Propel aero bisiklet sistemi ve artılar

İyileştirmelerin geri kalanını sağlamak için Giant yalnızca kadroya değil, diğer parçalara da odaklanmak zorundaydı. Ağırlık tasarrufunun geri kalanı yeni Cadex Max 50 jantlar gibi bileşenlerden geldi. Bu jantlar yapışık karbon göbek gövdeleri ve karbon teller kullanıyor. Ayrıca tek parça gidon-kokpit tasarımı yer alıyor.
Ön taraftaki esneklik artışını sağlayan şey de kokpitte kullanılan karbon fiber yerleşim şekli olmuş.
Böylece geriye 18 watt’lık verimlilik iddiası kalıyor ki bu da muhtemelen Propel’in “küçük ama birikimli kazanımlar” temasının en iyi örneği.
Huang şöyle açıklıyor.
“Yeni Cadex Aero lastikler Max 50 jantlarla birlikte kullanıldığında her biri yaklaşık üç watt tasarruf sağlıyor. Bunun sebebi daha düşük yuvarlanma direnci. Ek olarak daha düzgün hava akışı. Bunun yanında standart olarak daha dar kokpitlere geçiş de sürücünün pozisyonunu iyileştirerek yaklaşık 10 watt kazanç getiriyor.”
Bu veriler, Giant’ın pedal çeviren mankeni “Grischa 2.0” üzerinden geliyor. Bu manken eski profesyonel bisikletçi ve şu anda Team Visma–Lease a Bike yarış direktörü olan Grischa Niermann’ın 3D taraması.
Giant Propel iftiharla sunar

Giant mühendisleri rüzgâr tünelinde -20° ile +20° yaw açıları arasında 40 km/s hızda doğrusal aero sürükleme ve dönen tekerlek sürüklemesi elde etti. Ayrıca lastik başına 42 kg yük altında yine 40 km/s hızda yuvarlanma direnci test sonuçları arasında. Daha sonra bu ölçümlerin ortalaması toplandı “toplam sistem direnci” hesaplandı. Sonuç olarak yeni bisiklet için 249,32 watt, eski bisiklet için ise 267,76 watt değeri verdi. Böylece toplam 18,44 watt tasarruf elde etti.
Propel’in her açıdan gelişmiş olması, TCR’ın ürün gamındaki yerinin hâlâ gerekli olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor. Ancak Giant bu konuda kararlı.
Huang şöyle diyor. “Çoğu WorldTour takımı 6,8 kg sınırı nedeniyle aero bisikletler kullanıyor. Ama bir gün bu sınır 6,2 kg ya da 6,4 kg’a düşerse durum tamamen değişir.”
Bir diğer sebep ise finansal. “Hâlâ her iki bisiklet için de iyi satış rakamlarımız var. Geçen yıl Propel’den %30 daha fazla TCR sattık. Bu da bize hem yeni nesil TCR’ı geliştirmek hem de Propel’i onun yanında sürdürmek için yeterli kaynak ve güven sağlıyor.”


