Yıllarca elektrikli golf araçları geliştiren Bora Urş ile akademik optimizasyon ve batarya mühendisliği alanından gelen Alkın Yurtkuran, Alba Elektrik Bisiklet Elektrik Ulaşım Araçları’nı kurarken aynı sorudan yola çıktı. Neden şehirde 5 kilometre için hâlâ içten yanmalı bir araç kullanıyoruz? Nitekim hem zamandan hem cebimizden hırsızlık yapan bir alışkanlıkla? Bu sorunun mühendislik cevabı Alba oldu. Batarya paketlemesinden kontrol ünitesi yazılımına, sürüş geometrisinden satış sonrası ekosisteme kadar her katmanı kendi bünyesinde gelişiyor. Sonuç olarak Alba, şehir içi mobilite için sıfırdan kurulmuş bir teknoloji platformu.
Cyclist: Mühendislik kariyeriniz sizi bisiklet teknolojisine ve özellikle elektrikli bisiklet geliştirmeye nasıl yönlendirdi?
Bora Urş: Makine mühendisliği eğitimimin ardından yıllarımı elektrikli golf araçları sektöründe geçirdim; mühendislik sorumlusu olarak araç geliştirme, suruş dinamikleri ve güç aktarım sistemleri üzerine çalıştım. Bu süreçte elektrikli tahrik sistemlerinin nasıl tasarılandığını, batarya ve motor entegrasyonunun araç karakterini nasıl şekillendirdiğini ve saha kullanımının mühendislik kararlarını nasıl geriye beslediğini bizzat yaşayarak öğrendim.
Kurucu ortağım Alkın Yurtkuran ise akademik tarafta. Özellikle şehir içi ulaşımın optimizasyonu, enerji verimliliği ve batarya sistemleri üzerine araştırma yapıyordu. Bu birikimi Alba’nın BMS mimarisi ve enerji yönetim yazılımının temelini oluşturdu. İkimiz de aynı sonuca farklı yollardan ulaştık. Mevcut ulaşım araçları şehir içi kısa mesafeler için aşırı boyutlu ve verimsiz. Sonuç olarak Alkın akademiden, ben kurumsal sektörden ayrılarak Alba’yı birlikte kurduk.
Cyc: Alba Elektrikli Ulaşım Araçları fikri ilk olarak ne zaman ve hangi ihtiyaçtan doğdu?

BU: Alba Elektrikli Bisiklet, somut bir problemden doğdu: şehir içinde 3–10 km arasındaki mesafelerin hâlâ otomobille aşılıyor olması. Yakıt fiyatlarının sürekli yükselmesi, bu bağımlılığı giderek daha maliyetli hâle getiriyordu. Orta gelirli bir kullanıcı için aylık yakıt ve bakım gideri artık göz ardı edilemez bir kalem. Golf arabası geliştirirken gördüğüm şuydu: elektrikli platform doğru kurulursa son derece güvenilir, bakım maliyeti düşük ve kullanıcıya gerçek bir ekonomik değer sunabilen araçlar üretilebiliyor. Bunu şehir içi mobiliteye uyarlayan, mühendislik disiplinini kaybetmeyen bir marka yoktu. Alba o boşluğu doldurmak için kuruldu.
Cyc: Türkiye’de elektrikli bisiklet üretmek fikri başta riskli göründü mü?
BU: Evet, birden fazla anlamda. Pazar erken aşamadaydı, regüläsyon belirsizdi, tedarik zinciri kurulmamıştı. Ama mühendislik perspektifinden baktığımızda bu aynı zamanda avantajdı: pazara ilk girenin teknik standartları belirleyeceğini öngördük. Golf araçları sektöründe de benzer bir süreç yaşandı. Erken konum alan ve mühendisliğe yatırım yapan markalar ilerleyen yıllarda belirleyici oldu. Bugün Türkiye ve Avrupa’daki büyüme trendine bakınca riskin yerinde bir hesap olduğu görünür.
Cyc: Alba Elektrikli Ulaşım Araçları’nı kurarken çözmek istediğiniz en büyük şehir problemi neydi?
BU: Şehir içi ulaşımın araç bağımlılığından kurtarılması. İnsanlar 5 km için trafikteki bir otomobille 20–25 dakika harcıyor. Yakıt fiyatlarının bu seviyelere ulaştığı bir dönemde bu mesafeyi otomobille kat etmenin ekonomik maliyeti ortada. Aynı mesafeyi bir e-bike ile çok daha kısa sürede alabilirsiniz. üstelik neredeyse sıfır yakıt maliyetiyle ve park sorunu yaşamadan.. Nitekim bu optimizasyon batarya kapasitesi, sürüş geometrisi, ağırlık dağılımı ve yazılım entegrasyonunu kapsayan sistem düzeyi bir çalışmaydı.
Cyc: Alba’nın diğer elektrikli bisikletlerden en önemli farkı nedir?
BU: Alba Elektrikli Bisiklet ürünleri klasik bisiklet üzerine elektrik eklenerek değil, baştan elektrikli platform olarak tasarlanıyor. Golf aracı geliştirme deneyimim bu noktada çok belirleyici oldu. Elektrikli bir aracın şasisi, ağırlık merkezi, güç dağılımı ve termal yönetimi başından elektrikli kullanım senaryosuna göre kurgulanmazsa ürün hiçbir zaman gerçek potansiyeline ulaşamıyor. Donanım tarafında Alkın’ın batarya mühendisliği, yazılım ve sistem optimizasyonu uzmanlığı var. Benim ,se mekanik ve saha geliştirme birikimimle birleşince farklaşmış bir mühendislik çıkıyor ortaya.

Cyc: Alba elektrikli bisikletin arkasındaki mühendislik yaklaşımını biraz anlatabilir misiniz?
BU: Sistem bütünlüğü önceliğimiz. Motor seçimi, batarya kapasitesi, BMS mimarisi, termal yönetim ve kontrol yazılımı ayrı ayrı değil birlikte optimize ediliyor. Alkın’ın akademik dönemden gelen batarya sistem tasarımı ve enerji yönetimi birikimi bu entegrasyonun çekirdeğini oluşturuyor. Hücre seçimi, BMS konfigürasyonu ve termal analiz ilk günden itibaren ciddiye alındı. Son olarak bunun üzerine firmware ve arayüz yazılımı ekleniyor. Nitekim kullanıcıya sadece veri sunan değil, sürüş deneyimini aktif olarak yöneten bir arayüz geliştiriyoruz.
Cyc: Batarya, motor ve yazılım tarafında hangi yenilikleri getirdiniz?
BU: Batarya tarafında yüksek enerji yoğunluklu 21700 hüreler ve gelişmiş BMS sistemleri kullanıyoruz; hücre seçimi, paketleme ve test süreçleri kendi tesislerimizde gerçekleşiyor. Ayrıca bu altyapıyı Alkın’ın batarya mühendisliği uzmanlığıyla birlikte yönetiyoruz; performans, güvenlik ve ömür optimizasyonu üretim zincirinin her adımında denetleniyor. Sonuç olarak Motor tarafında yüksek tork ve verimli güç aktarımı temel kriterimiz. Yazılım tarafında ise Alba App ekosistemi ile kullanıcıya bağlı bir deneyim sunuyoruz.
Cyc: Elektrikli bisikletler gerçekten ekonomik mi? Araçlarla karşılaştırıldığında maliyet avantajı nedir?
BU: Rakamlar son derece net. Yakıt fiyatlarının sürekli yükseldiği bu dönemde otomobil kullanımının gerçek maliyeti çok daha sert hissettiriyor: yakıt, bakım, sigorta ve amortisman bir arada düşünüldüğünde aylık yükleri ciddi. Buna karşın bir e-bike’ın şehir içi günlük kullanımda aylık enerji maliyeti birkaç euro ya da lira seviyesinde kalıyor. Km başına maliyet kıyaslandığında fark onlarca kat. Alba’nın sunduğu ekonomik avantaj artık bir pazarlama söylemi değil. Öyle ki cepte hissedilen, ölçülen bir gerçeklik.
Cyc: Eğer Alba vizyonu tam anlamıyla gerçekleşirse şehir hayatı nasıl değişir?

BU: Kısa ve orta mesafeli şehir içi ulaşımda otomobilin hakimiyeti azalır. Trafik yoğunluğu düşer, park baskısı hafifler ve şehirler daha yaşanır hale gelir. Bireyselde ise hem sağlık hem ekonomi kazanımı var. Düzenli fiziksel aktivite, sıfıra yakın ulaşım maliyeti ve trafik stresinin ortadan kalkması. Yakıt fiyatlarının baskısıyla zaten dönüşümün hızlanacağına şüphe yok. Alba bu dönüşümü yapılandırmak için doğru mühendislik ve güvenilir after-sales altyapısıyla hazır.
Cyc: Alba’nın önümüzdeki 5 yıl için hedefleri neler?
BU: Türkiye’de segment liderliği ve Avrupa’da güvenilir bir e-mobilite markası olmak. Ürün gamımızı dikey ve yatayda genişletiyoruz. Nitekim katlanır e-bike segmentinde liderliği, yeni kullanım senaryolarında ise ilk konumlanmayı hedefliyoruz. Teknoloji, batarya ve yazılım yatırımları artmaya devam edecek. Sadece ürün değil, ekosistem geliştiren bir marka olmak uzun vadeli önceliğimiz.
Cyc: Uluslararası pazara açılma planınız var mı?
BU: Avrupa’da halihazırda varız; Benelux, Balkanlar ve İngiltere’de aktif distributör ağımız çalışıyor. Bu varlığı büyütmek için ürün geliştirme, sertifikasyon ve distributör ilişkileri tarafında ciddi yatırımlar yapıyoruz. Avrupa pazarı teknik ve regüläsyon standartları açısından talep edici; bunu bir engel değil. Bilakis kalite çıtamızı yükselen bir filtre olarak görüyoruz.
Cyc: Alba’nın sadece bir bisiklet markası değil, bir mobilite şirketi olması mümkün mü?
BU: Alba zaten kendini bir bisiklet markası olarak tanımlamıyor. Donanım, yazılım ve kullanım verisi üçgeninde entegre bir mobilite platformu kuruyoruz. Golf araçları da başlangıçta ‘sadece bir araç’ olarak algılanırdı. Sonunda tam bir saha mobilite ekosistemi haline geldi. E-bike tarafında da aynı dönüşüm mümkün. Biz bu dönüşümü teknoloji odaklı, mühendislik disiplinli ve kullanıcı deneyimini merkeze alan bir yapıyla inşa etmeye devam edeceğiz.


