Specialized, resmi olarak yeni S-Works Tarmac SL9 modelini tanıttı. Marka, iddialı bir ifadeyle bunun “şimdiye kadar ürettiği en hızlı yol bisikleti” olduğunu söylüyor.
Şirketin bugüne kadar geliştirdiği en aerodinamik yol bisikleti olarak tanıtılan Specialized Tarmac SL9, saatte 45 kilometre hızda önceki nesil Tarmac SL8’e kıyasla 4 watt daha düşük hava direnci sunuyor. Specialized’a göre bu fark, Grand Tour tarzındaki 100 kilometrelik bir etapta 28 saniyelik zaman kazancı anlamına geliyor.
Aerodinamik gidon ve jantlarla donatılan komple bisikletlerin ağırlığı 6,5 kilogramdan başlıyor.
Kuzey İspanya’daki lansmanda Specialized ayrıca Alpinist bileşenleriyle yalnızca 6,1 kilogram gelen tırmanış odaklı bir versiyonu da sergiledi.
Tek bisikletle her şey mümkün

Tarmac SL9 geliştirilirken de temel performans kriteri markanın “Time to Finish” (Finişe Ulaşma Süresi) adını verdiği ölçüt olmuş.
Markaya göre bu, “gerçekten önemli olan tek metrik.”
Specialized’ın baş aerodinamik mühendisi Lionello Bardina, konuyla ilgili şunları söylüyor. “Herkes en aerodinamik ya da en hafif bisikleti yapabilir. Ama asıl önemli olan, finiş çizgisine en hızlı ulaşmaktır.”

Bu nedenle Specialized, en hızlı kombinasyonu belirlemek için aerodinamik verimlilik, ağırlık, rijitlik ve sürüş konforu gibi tüm parametreleri kapsayan gelişmiş performans simülasyonları kullanıyor.
Bu simülasyonlar; Tour de France, Tour de France Femmes, Liège–Bastogne–Liège ve 2026 Montreal Dünya Şampiyonası yol yarışı parkuru gibi gerçek yarışların kritik bölümlerini temel alıyor. Ayrıca Grand Tour etaplarının tipik koşullarını yansıtan temsili 100 kilometrelik bir parkur da hesaplamalara dahil.
Specialized, modellerinin mümkün olduğunca fazla değişkeni hesaba kattığını belirtiyor. Bunlar arasında sürücünün güç üretimi, ağırlığı, kullandığı ekipmanların ağırlığı ve hatta hava durumu, rüzgâr ile hava yoğunluğu gibi çevresel faktörler de bulunuyor.
Şirketin elde ettiği sonuçlara göre Specialized Tarmac SL9, Colnago Y1Rs, Cervélo S5 ve Factor One gibi rakiplerinin önünde finişe ulaşıyor.
Specialized, Cervélo S5’in SL9’dan daha aerodinamik olduğunu kabul ediyor. Şirketin verilerine göre CdA değeri S5’te 0,2215 m², Tarmac SL9’da ise 0,2227 m².

Ancak Specialized’a göre bu küçük aerodinamik avantaj, Cervélo S5’in 7,44 kilogramlık ağırlığı nedeniyle ortadan kalkıyor.
Buna karşılık Specialized, Tarmac SL9’un en hafif RTP Raw Carbon / Gloss Amethyst Frost boya seçti. 687 gramlık kadro ağırlığı sayesinde; pedallar, matara kafesleri, bisiklet bilgisayarı bağlantısı ve diğer ekipmanlar UCI’nin 6,8 kilogramlık minimum yarış ağırlığı sınırına ulaşabiliyor.
Markaya göre Cervélo S5’in ekstra ağırlığı, eğimi yüzde 1,4’ün üzerindeki her tırmanışta dezavantaja dönüşüyor.
Specialized ayrıca mevcut rakiplere karşı hâlâ rekabetçi olan Tarmac SL8’in yerine SL9’un kullanılması halinde Demi Vollering’in, 2024 Tour de France Femmes’in kaderini belirleyen son etapta 14 saniye daha hızlı olacağını öne sürüyor.
Teorik olarak bu da Vollering’in yarışı 4 saniye farkla kaybetmek yerine 9 saniye farkla kazanması anlamına gelecekti.
Küçük değişiklikler

Performans tarafındaki iddialar büyük olsa da bisiklette yapılan fiziksel değişiklikler oldukça sınırlı.
Kadrodaki en önemli güncellemeler, boruların ön ve arka kenarlarındaki ince aerodinamik revizyonlardan oluşuyor.
Örneğin maşa, Specialized’ın “Speed Sniffer” adını verdiği alın borusuna daha yakın hale geldi.
Maşanın arka bölümü de hava akışını alt boruya daha temiz yönlendirecek şekilde yeniden şekillendirildi. Alt boruda da buna uyum sağlayacak küçük değişiklikler yapıldı.
Kafa borusu ise 4 milimetre inceldi. Böylece ön yüzey alanı yaklaşık yüzde 10 daha küçük.
Specialized bunu, patent başvurusu yapılan ofset maşa borusu tasarımı sayesinde başardı. Bu sistemde her iki fren hortumu da maşa borusunun tek tarafında ilerliyor.
Bunun için karbon maşa borusunun alt bölümü üst bölüme göre hafifçe yana kaydırıldı.
Maşa borusunun üst kısmı ise klasik 1 1/8 inç çapındaki yuvarlak formunu koruyor. Böylece mevcut gidon ve kokpit sistemleriyle uyumlulukta herhangi bir sorun yaşanmıyor.
Kadro arkasında ise sele borusunun arka kısmı uzatılarak arka tekerleği daha yakından saracak şekilde tasarlandı. Specialized bu tasarıma “Win Fin” adını veriyor.
Şirket, profesyonel bisikletçilerin yarışların kritik anlarında —örneğin ataklarda veya sprint finişlerinde— arka mataralarını genellikle attığını gözlemledi. Bu nedenle bu bölgede ek karbon malzemesi kullanarak hava akışını iyileştirmenin mümkün olduğuna karar verdi.
Göz alıcı Tarmac SL9


Specialized’a göre bu küçük tasarım değişikliği, 45 km/s hızda yaklaşık yarım wattlık aerodinamik kazanç sağlıyor.
Yeni S-Works Rapide sele borusunda da önemli bir değişiklik bulunuyor. Specialized, üst bölümünü daha ince ve derin tasarladığı bu yeni sele borusunun, esneklikten ödün vermediğini söylüyor. Bu sayede kadronun genel aerodinamik performansını belirgin biçimde artırdığını söylüyor. Ancak marka bu kazanımın sayısal karşılığını paylaşmıyor.
Bu tasarım, bize 1997 yılında Mike Burrows tarafından ilk nesil Giant TCR için geliştirilen sele borusunu hatırlattı. O tasarımda da üst bölüm ince ve aerodinamik, kadroya giren alt bölüm ise yuvarlak kesitliydi.


Specialized ayrıca yeni S-Works Rapide sele borusunun Tarmac SL8 ile geriye dönük uyumlu olduğunu belirtiyor. Bu da tüm kadroyu değiştirmek istemeyen kullanıcılar için iyi bir yükseltme seçeneği olabilir. Ürünün fiyatı ise henüz açıklanmadı.
Tüm bu değişiklikler, Specialized’ın kendi rüzgâr tünelinde kullandığı tam boy insan mankeniyle yaptığı testler ve Remco Evenepoel gibi profesyonel sporcularla gerçekleştirilen doğrulama çalışmaları sonucunda ortaya çıktı.
Baş aerodinamik mühendisi Lionello Bardina, “Sürücü olmadan elde edilen veriler hassas ve tekrarlanabilir olabilir, ancak sonuçta bir anlam ifade etmez. Çünkü bisikletler kendi kendine yarışmaz.” diyor.

Gerçek sporcularla çalışmanın en büyük zorluğu ise onların robot olmaması. Test sırasında istemsiz hareket etmeleri, ölçüm sonuçlarını etkileyebiliyor.
Bardina’ya göre, “Mankenin konumu yalnızca yarım santimetre değişirse, bu durum bisikleti değiştirmekten daha fazla hava direnci farkı yaratır.” Bu nedenle Specialized, bisiklet değişimlerinde mankenin her seferinde aynı pozisyona yerleştirildiğinden emin olmak için milimetre hassasiyetinde çalışan lazer projeksiyon sistemi kullanıyor.
Şirket ayrıca mankeni gidondan değil, bağımsız bir destek koluyla sabitlediğini belirtiyor. Çünkü gidon genişliğindeki değişiklikler de test sonuçlarını etkileyebiliyor. Dar gidonlar genellikle daha düşük hava direnci oluşturduğu için Specialized, “gidon genişliğinin sürücü üzerindeki etkisini değil, bisikletin kendi hava direncini ölçmek istiyoruz” diyor.
Specialized Tarmac SL9 serisi: Fiyatlar ve teknik özellikler

Specialized, Tarmac SL9’u ilk etapta yalnızca iki S-Works donanım seçeneğiyle satışa sunuyor. Bunlardan biri SRAM Red AXS, diğeri ise Shimano Dura-Ace Di2 R9200 grupsetiyle geliyor.
Seri, 44 cm ile 61 cm arasında değişen yedi farklı kadro ölçüsü içeriyor. Geometri büyük ölçüde önceki nesil Tarmac SL8 ile aynı kalmış. Sadece 54 cm kadroda, ön tekerlek ile ayak parmağı arasındaki mesafeyi artırmak amacıyla küçük bir geometri güncellemesi var.
Amiral gemisi S-Works modellerindeki birçok bileşen ise doğrudan Tarmac SL8’den alınmış. Bunlar arasında Roval Rapide entegre kokpit, karbon tellere sahip. Roval Rapide CLX III jant seti, Specialized Cotton TLR lastikler ve Mirror 3D baskı teknolojili S-Works Power EVO sele yer alıyor.
Tarmac SL9, önceki modelde olduğu gibi BSA68 vidalı orta göbek standardını da koruyor.
Lastik açıklığı değişmemiş. Bisiklet, 32 mm genişliğe kadar lastikleri destekliyor ve bu ölçüde yaklaşık 4 mm boşluk bırakıyor.
Serideki tüm modeller fabrikadan 30 mm lastiklerle çıkıyor. Ancak deneyimlerimize göre Specialized’ın lastikleri, rakip markaların aynı ölçüdeki lastiklerine kıyasla biraz daha dar ölçülüyor.


