“Kariyerimde hiçbir pişmanlığım yok” – Chris Froome İstanbul’da Cyclist Türkiye’ye konuştu

“Kariyerimde hiçbir pişmanlığım yok” – Chris Froome İstanbul’da Cyclist Türkiye’ye konuştu

Röportaj Erman Öner

Skoda’nın yeni Marka Bisiklet Elçisi Chris Froome, L’Étape Türkiye by Tour de France için geldiği İstanbul’da Cyclist Türkiye’nin sorularını yanıtladı.

Bisiklet tarihinin en dominant isimlerinden biri geçtiğimiz günlerde İstanbul’daydı. 2013, 2015, 2016 ve 2017 yıllarında Tour de France’ı kazanan; 2011 ve 2017’de Vuelta a España’yı, 2018’de ise Giro d’Italia’yı kazanarak kariyeri boyunca yedi Büyük Tur şampiyonluğuna ulaşan Chris Froome, tarihte üç Büyük Tur’u da kazanabilmiş sınırlı sayıdaki bisikletçiden biri olma unvanını taşıyor. 2012 Londra ve 2016 Rio Olimpiyat Oyunları’nda zamana karşı yarışta bronz madalya elde eden Froome, aynı zamanda dört veya daha fazla Tour de France zaferine ulaşabilmiş yalnızca altı bisikletçiden biri.

2025 sezonunun ardından yarışçı bisikletçiliği bırakan Froome, Haziran 2026’da Skoda tarafından markanın uluslararası Bisiklet Marka Elçisi olarak duyuruldu. Bu yeni rolü kapsamında Tour de France, Vuelta a España ve Tour de France Femmes avec Zwift gibi büyük organizasyonlarda Skoda’nın etkinliklerinde yer almaya devam eden Froome, bu kez 20 Eylül’de düzenlenen ve iki kıtayı birbirine bağlayan güzergâhıyla L’Étape Türkiye by Tour de France için İstanbul’a geldi.

Kariyerinin doruğunda geride bıraktığı miras, Pogačar dönemine dair düşünceleri ve İstanbul’daki ilk izlenimleri üzerine Cyclist Türkiye olarak kendisiyle konuştuk. İşte o söyleşi:

Cyclist: 7 Büyük Tur ve 2 olimpik madalya… Chris Froome’un bisiklet dünyasına bıraktığı miras nedir?

Chris Froome: İyi bir soru. Açıkçası bunu çok fazla düşünmedim çünkü sadece kariyerime odaklanıyor ve elimden gelenin en iyisini yapmak istiyordum. Emeklilik kararımın ardından geldiğim noktaya dair en ufak bir pişmanlığım yok. Kariyerimi inşa etmek için her anımda her şeyimi verdim.

Cyc: Contador, Nibali, Quintana ve Valverde gibi birçok büyük bisikletçiye karşı yarıştınız. Rekabet etmekten en çok keyif aldığınız isim kimdi?

CF: Keyif almanın doğru kelime olup olmadığından emin değilim açıkçası, çünkü kariyerimin farklı aşamalarında rekabet ettiğim rakiplerin her biri farklı zorluklar getirdi. Örneğin Quintana harika bir tırmanışçıydı; buna karşın iş zamana karşı yarışa geldiğinde ona karşı avantajım olduğunu biliyordum. Contador ise ne yapacağını öngörmesi en zor rakipti; ne zaman atak yapacağını asla bilemezdiniz, bu da beni sürekli baskı altında tutardı. Rekabet ettiğim her rakip önüme farklı zorluklar koydu. Ama hepsine karşı büyük bir saygım var; beni her daim daha fazla antrenman yapmam ve daha iyi olmam için motive ettiler.

Cyc: Prime dönemindeki Froome bugün Tour de France’ta Tadej Pogačar’a karşı yarışsaydı, sizce kim kazanırdı?

CF: Yüzde yüz eminim ki Tadej Pogačar kazanırdı. Bundan hiç şüphem yok. Benim olduğumdan çok daha hızlı. Alpe d’Huez gibi tırmanışlarda ortaya koyduğu süreleri göz önüne alırsak, bu yıl tarihteki herkesi geride bırakmayı başardı. Tadej’in herkesten çok daha hızlı olduğu oldukça açık.

Cyc: Ineos, Egan Bernal ile Tour de France’ı yaklaşık yedi yıl önce kazandı. Sizce Ineos, sizin döneminizdeki gibi Tour de France’ı kazanabilecek bir takım kurabilir mi?

CF: Ineos’un yeniden Tour de France’ı kazanabilecek bir takım kurmak için gerekli altyapıya, deneyime ve kaynaklara sahip olduğunu düşünüyorum. Şu an eksik olan tek şey, dünyanın en iyisi olabilecek ve Tour’u kazanabilecek o özel sporcu. Böyle bir bisikletçiyi bulduklarında, takımın onu desteklemek için ihtiyaç duyduğu her şeye sahip olduğuna inanıyorum.

Cyc: Kariyeriniz boyunca ciddi kazalar geçirdiniz. Bu kazalar hayata bakış açınızı herhangi bir şekilde değiştirdi mi?

CF: Kesinlikle. Ciddi bir kaza yaşadığınızda, her şeyin ne kadar hızlı değişebileceğini ve bisikletin dışında kalan şeylerin aslında ne kadar önemli olduğunu yeniden fark ediyorsunuz. Bu süreç bana ailemin, sağlığımın ve hayatın tadını çıkarabilmenin değerini çok daha fazla hissettirdi. Aynı zamanda hiçbir şeyi garanti olarak görmemem gerektiğini de öğretti.

Cyc: Genç bir bisikletçiye yalnızca bir tavsiye verme hakkınız olsaydı, bu ne olurdu?

CF: Yolculuğun tadını çıkarın. Bisiklet sporu zaman zaman çok zorlayıcı olabilir ve önünüze mutlaka engeller çıkacaktır. Ama bisiklete binebildiğiniz her günün değerini bilmeye ve karşılaştığınız zor anlardan bir şeyler öğrenmeye çalışın.

Cyc: Gezmek istediğiniz tarihi bir mekân ya da denemek istediğiniz bir yemek var mı İstanbul’da?

CF: Dürüst olmak gerekirse her şeyi denemek istiyorum. Bu sabah çay ile simit yedim ve gerçekten harikaydı; sürüş öncesi simit yemek bir bisikletçi için harika bir besin olur. Tadını merak ettiğim birçok Türk yemeği var elbette. Boğaz ise büyüleyiciydi, iki yaka hakkında da biraz bilgi edindim. Mısır Çarşısı’nı da görmek isterim, orası hakkında çok şey duydum. İstanbul hakkında daha fazlasını öğrenmeyi ve görmeyi dört gözle bekliyorum.


İlgili Yazılar

Benzer Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir