Yazı Peter Stuart Fotoğraf Henry Carter
Bisiklet kurulumunda bazı değişiklikler yapmak kolay ve masrafsızdır. Sele yüksekliğini ayarlamanın ya da gidonu düzeltmenin hiçbir maliyeti yoktur; ama aynakol uzunluğunu değiştirmek hem zaman alan, hem de masraflı bir iştir. Bu yüzden, hangi bisikleti satın alacağınıza karar verirken aynakol uzunluğunun pek gündeme gelmiyor olması belki de tuhaf bir durum. Marjinal kazanımlar ve milimetrik hassasiyette bisiklet fitlerinin yapıldığı bu çağda, büyük ihtimalle yeni bisikletinizin üzerindeki aynakolla yetiniyorsunuz. Eskiden, devasa ön tekerli penny-farthing bisikletler zamanında, direnci kontrol eden tek şey aynakol uzunluğuydu. Zincir ve kasetin geliştirilmesi ile oyunun kuralları değişti ve viteslerin gelişiyle birlikte, bütünsel direnci kontrol etmede aynakolların oynadığı rol ihmal edilebilir hale geldi. Bugünlerde aynakol uzunluğu açısından sınırlı seçeneğe sahibiz. Yedek parça piyasasında bulunabilecek ortalama bir vites grubu için seçenekler genellikle 170 – 175mm arasında değişiyor ama 165mm’ye kadar kısa ve 180mm’ye kadar uzun olanlar tek tük de olsa bulunabiliyor.
Shimano ve Sram’a aynakol uzunluğunu neden bu aralıkta tuttuklarını sorduk ama iki firma da bilimsel bir açıklama yerine “müşteri böyle istiyor” demekle yetindiler. Sram’dan Geraldine Bergeron, “Her türlü ihtiyaca cevap vermek adına 165 – 177.5mm arası aynakollar üretiyoruz ama belli bir kadroda hangi uzunlukta aynakol kullanılacağı bisiklet üreticisine ait bir karar” diyor. Shimano’dan Tim Gerrits de benzer bir cevap verdi: “Shimano’nun işi temel olarak müşterilerinin istediği ürünleri üretmektir. Çoğu bisiklet üreticisi ve müşteri 170 – 175mm arasında aynakollara ihtiyaç duyuyor veya tercih ediyor.” Yani öyle görünüyor ki, aynakol uzunluğuna parça üreticileri değil bisiklet markaları karar veriyor.

Trek’in Yol Ürünleri Üretim Müdürü ve hangi parçanın hangi bisiklete takılacağına karar veren kişi olan Ben Coates, “İdeal olan her bisikletçinin hassas bir fit prosedüründen geçmesi ve bisikletlerinin kendilerine tam uymasının sağlanmasıdır” diyor, “Her bisikletçi ayrı bir bireydir ve biyo-morfolojik açıdan farklıdır. Daha basit ifade etmek gerekirse, her bisikletçi için bütün kadro boylarında ideal aynakol uzunluğunu garantilemek imkansızdır” ifadesini kullanan Coates, anatomik olarak birbirinden çok farkı müşterilere cevap vermenin zorluğunun, daha kısa aynakollar üreterek aşılabileceğini savunuyor.
“Fit verileri ve bayilerden aldığımız geri bildirimlere bakarak hangi boy kadronun tam olarak hangi açı ve uzunluklara sahip olması gerektiğini görebiliyor ve o kadroyu kullanacak boy aralığındaki kişilere en uygun tasarımı yapmış oluyoruz” diye anlatıyor ve ekliyor; “Aynakollara gelince, her bir kadro boyu için o bisikleti kullanan bisikletçilerin çoğuna uyacak bir uzunluk belirlemek istiyoruz ki, bu da genellikle mümkün olan en kısa aynakol anlamına geliyor.” Benzer şekilde Giant da her bisiklet boyu için çoğunluğa en uygun aynakol boylarını belirlemek üzere geniş bir fit veri havuzuna başvuruyor. Giant Ürün Müdürü David Ward “Topladığımız vücut oransal verilere bakıyoruz” diyor, “Herhangi bir bayiden veya müşteriden en son ne zaman aynakol boyuna ilişkin bir soru geldiğini hatırlamıyorum bile; demek ki doğru yoldayız.” Peki ama insanlar gidon boğazı boyu, gidon ve sele pozisyonunu değiştirmeye bu kadar hevesliyken, bisikletin üzerinde gelen aynakolların uzunluğu her zaman doğru olamaz, değil mi?

Gücü azalt
Aynakollar güç üretiminizi etkilemez. Tabii daha uzun bir kol daha fazla tork üretecektir. Tork da doğrudan güçle ilişkilidir ama burada anahtar değişken kadans. Kol uzunsa, aynı mesafeyi almak (pedalı çevirmek) daha uzun sürecektir. Güç, tork ile pedal çevirme hızının bir fonksiyonudur; dolayısıyla uzun bir aynakol kolu kullandığınızda tork artıyor olabilir ama pedal çevirme hızı düşecek ve güç üretimi aşağı yukarı aynı kalacaktır. Bu giderek karmaşıklaşan bir alan ama konuyla ilgili en derinlikli ve en çok alıntı yapılan araştırma, 110 ila 220 milimetre arasındaki aynakolların, bisikletçinin güç üretimini ciddi anlamda etkilemediğini gösterdi. Araştırmanın yazarı Dr Jim Martin “En üst düzeyde güç üretimi açısından 145, 170 ve 195 milimetrelik aynakollar arasında fark yok” diyor.
“Bütünsel oranlamaya (yani lastiğe göre bacağınızın ne kadar hareket ettiğine) baktığınızda, asıl önemli olan vites oranı. Aynakol boyları arasındaki fark büyük olsa da bütün olarak sisteme etkisi yok denecek kadar az.” Kısa bir aynakol mekanik olarak güç üretimini düşürmez ama biyo-mekanik anlamda vücudunuzun sistemle etkileşime girme biçimini kesinlikle değiştirecektir. SRM’de (scientific-coaching.com) analizci ve koç olarak çalışan Dr Auriel Forrester’in söylediği gibi, “Ancak işlevsel aralıkta bulunduğunuz sürece etkin güç üretebilirsiniz.” Çok uzun bir aynakol ile bu aralığın ötesine geçtiğinizde, eklemlerinizi zorladığınız ve kendinizi daha esnek olmaya zorladığınız ölçüde güç üretemezsiniz. Ama aynı şekilde eğer aynakol fazlasıysa kısaysa, “Bisikletçinin yeterli tork üretecek zamanı kalmayacaktır” diyor Forrester. Dolayısıyla toplamda optimum verimlilik ve güç üretimi için aynakol uzunluğu önemlidir.

Toparlarsak, değişik aynakol boyları arasındaki güç üretimi farkları son derece az, ama maliyet ve harcayacağınız efor hatırı sayılır boyutta. Bespoke Cyclist’ten fitting uzmanı Ben Hallam, “Pistte 165mm’likten zamana karşı yarışta 180mm’liği denemeye kadar aklınıza gelen her boyu kullandım” diyor, “Ama hiçbir kazanım görmedim ve şimdi her türlü sürüş için kısa aynakollara geri dönüyorum.”
Ama şu soru hala cevaplanmayı bekliyor: Kısa aynakolları mı tercih etmelisiniz?
Arkadan öne
Aynakolları kısaltmanın pek çok faydası var. Uzun aynakollar pedal döngüsünü büyüttüğü için, her pedal çevirdiğinizde bacaklarınıza daha çok gerilim yüklenir. Yani ayağınız pedal döngüsünün tepe noktasındayken kalça ile diz arasındaki açı fazlasıyla daralır ve eklemleri zorlar. Uzun aynakolların neden olduğu bazı sorunlar, sele pozisyonunu değiştirmek gibi fit ayarlarıyla halledilebilir ama bunların da bir sınırı vardır. Örneğin aynakol gereğinden 1cm uzunsa, seleyi aynı oranda ileri veya yukarı taşımak, pedal döngüsünün ortasında ve tepe noktasında dizin yaptığı açıyı rahatlatacaktır ama bu sefer de arka ayak, döngünün arka tarafında 2cm geriye kayacak ve alt noktaya geldiğinde fazlasıyla gerilecektir. “170mm’den 180 milimetreye geçtiğinizde aynakol sadece 1cm uzamış olur ama döngü çevresi 3cm artar ve arka bacağınız 2cm daha geriye gider” diye açıklıyor Forrester,

“Bu durumda bacaklarınızı daha da geriye doğru uzatmanız gerekeceğinden, kalçada daha büyük sorunlar oluşabilir.” Çoğuna göre daha kısa aynakol kullanmak, esneklik sorunları ve kas dengesizliklerinden kaynaklanan ve düzeltmek için bisiklet fitinde daha geniş çaplı ayarlar yapılmasını gerektiren problemleri kısmen giderecektir. “Bana göre stok bisikletlerde daha fazla aynakol boyu seçeneği olmalı” diyor Hallam, “52 ila 58cm’lik kadro boylarında aynakollar genellikle uygun uzunlukta ama 50cm ve daha aşağılara indiğimizde 165 ve 167.5mm’lik aynakolları standart olarak daha çok görmek istiyoruz. Amerikalı markalarda bu daha yaygın gözleniyor.” Aynakol uzunluğu konusunda daha dramatik hikayeler de anlatılıyor. Chris Boardman’ın Lotus bisikletini tasarlayan mühendis Mike Burrows “Aynakol boyunuzun fazla uzun olduğu neredeyse kesin” diyor, “üstelik 2mm’den bahsetmiyorum, daha çok 25 milimetre gibi diyorum.” Burrows ideale en yakın aynakol boyunun 145mm olduğunu iddia ediyor ve düz yolda deneyip hiçbir zararını görmediğimiz için bu konuda haklı olabileceğini düşünüyoruz.
Sonuçta aynakol boyunun tek bir doğru cevabı yok; yapabileceğiniz en iyi şey birkaç alternatif denemek ve hangisinin size daha iyi geldiğini kendiniz görmek.


