Lizzie Deignan ile Soru & Cevap röportaj

Lizzie Deignan ile Soru & Cevap röportaj

Yazı Mark Bailey  Fotoğraf Liz Seabrook

Kadın bisikletinin en önemli isimlerinden Lizzie Deignan ile yaptığımız Soru & Cevap röportaj ile kariyerindeki dönüm noktalarını ve geleceğe dair düşüncelerini öğreniyoruz. Gelin Lizzie Deignan ile Soru Cevap röportaj davetlisiniz.

Cyclist: 2014 yılında UCI Kadınlar Dünya Kupası ve İngiliz Milletler Topluluğu Oyunları yol yarışını kazandınız ama Dünya Şampiyonası şansınızı kaybettiniz. Sezondan memnun kaldınız mı?

Lizzie Armitstead: Gerçekten memnunum. Dünya Şampiyonası’nı unutmak biraz zor çünkü fiziksel ya da taktik anlamda yetersiz olduğum için değil, yarış istediğim gibi sonuç vermediği için hayal kırıklığına uğradım. Normalde Dünya Şampiyonası’nda başarısızlığa uğradığınızda, “Tamam, daha çok çalışmam lazım” dersiniz ama bu durum öyle değildi. Zor. Hala atlatamadım…

Cyc: Kaçış grubunun pelotonu beklemek üzere yavaşlaması çok sinir bozucu olmalı.  Bu seneki iyi performansınız yüzünden sizi kara listeye mi aldılar?

LD: Evet, Marianne Vos’un yarışı Lizzy kazanmasın da kim kazanırsa kazansın demiş olabileceğini düşünüyorum. Medya aramızda böyle bir rekabet körüklemede çok başarılı oldu.  Tabii neredeyse yüz kişi bana böyle bir senaryoda nasıl davranmam gerektiğini söyledi. Sonucu değiştirebileceğimi düşündüğüm iki durumu net hatırlıyorum. Bitişe 1,5 kilometre kala muhtemelen sol taraftan inebilirdim ama yine de önümü kesebilirlerdi. Düz bir yol değildi; sürekli tırmanman gerekiyordu. Ya da M. KwiatKowski gibi tırmanışta atak yapabilirdim ama onlarınki daha zor bir yarış, dolayısıyla işe yaramayabilirdi.

Cyc: Ekim’de sezon sonu tatili yaptınız mı?

LD: Barcelona’da çok eğlenceli uzun bir hafta sonu geçirdim.  Sıkı çalıştım! Sıradan biri olmak bisikletten çok daha yorucu. Sadece her yere yürümek bile zor. Miami’ye de gittim. Hem fiziksel hem de zihinsel açıdan bir mola vermek şart. Bu olayı kafamda çözmek ve geride bırakmakta zorlanıyorum çünkü böyle bir forma ulaşmak için ne kadar çok çalıştığımı biliyorum ve bütün bunları bir tarafa koyup yeniden başlamak zor. Küçük adımlar atıyorum; bu sabah koşmaya gittim. Ama şunu fark ettim ki ben yaptığım işe bağımlıyım. Bugüne kadar fark etmemişim ama ben de o insanlardan biriyim.

Soru & Cevap röportaj ile samimi açıklamalar

Lizzie Armitstead

Cyc: 2015 Dünya Şampiyonası’nda parke taşlı kısımlar ve dik yokuşlar var. Tam da size göre bir yarış gibi görünüyor…

LD: Ben de bir süredir onu düşünüyorum ve bana uygun olabileceğini umuyorum. Bu yılki Dünya Şampiyonası’nı sevdim çünkü bir ön inceleme yaptım ve kendimi hazır hissettim ama aynı şeyi Amerika için söyleyemem; o yüzden tekrar formumu yükseltmeye çalışacağım.Özellikle de sprint sırasında kendime güvenimi artırmak üzerine çalışacağım ki, bir daha büyük bir gruba kaldığım takdirde bir şeyler yapabileyim.

Cyc: En sevdiğiniz yarış Flanders Turu. Neden?

LD: Flanders Bisiklet Turu’nu kazanmak bence kuvvetli bir bisikletçi olduğunuzu gösteriyor. Bu tam benim olmak istediğim bisikletçi tipi. Saldırgan, güçlü… Klasiklerde gördüğümüz kazanan yarışçı tipi ve bisikletin en sevdiğim tarafı da bu. Bunlar seyretmekten keyif aldığım yarışlar.

Cyc: Çoğu insan pistte karar kılmışken sizi yollara çeken neydi?

LD: Yol benim doğal becerilerime daha uygun ve bana göre bisikletin en saf hali yolda ortaya çıkıyor. Pist bisikleti bambaşka bir spor.  Spor salonunda zaman geçiriyorsun. Daha çok bir atletizm sahasına benziyor. Ben yolu seviyorum. 2012 Londra Olimpiyatları’ndan önce bu kararı vermek kolay değildi çünkü takımda kalmak yerine yolda yarışırsam madalya kazanma şansım azalıyordu. Ama ‘kişisel uğraşımı geçim kaynağım haline getirebilecek bir konumdayım, o zaman sevdiğim şeyi yapmalıyım’ diye düşündüm. Pisti sevmiyorum. Bir görev haline geldi.

Cyc: Hayranlarınız sizi yarışlar kazanırken, madalyalar alırken görüyor ama gerçek hayattaki günlük antrenman düzeni ve beslenme tercihleri çok daha sıkıcı, değil mi?

 LD: Bisiklet bir yaşam biçimi. Gerçekten hayatınızın her alanına nüfuz ediyor ve insanlar bunu pek anlayamıyorlar. Yaptığım her şey, ne kadar ufak olursa olsun, performansımı etkiliyor ve bu durum insanların düşündüğünden çok daha uç noktalara gidebiliyor. Kasım’da bir arkadaşımın doğum günü vardı ve ‘antrenmanlara yeni başladığım için gelemem’ dedim. Şubat’tan önce yarışım olmadığı halde Kasım’da hazırlanmaya başlamamı anlayamıyorlar. Ama başarılı olmakla olmamak arasındaki fark bu. Fedakarlıklar gerekli.

Cyc: Monaco’da yaşıyorsunuz. Nasıl bir şey?

LD: İlk taşındığımda oldukça endişeliydim. Herkes gibi benim de kafamda bir Monaco imajı vardı ve evet, gerçekten milyarderlerle dolu. Ama hiçbiri bisikletçi olmayan çok iyi bir arkadaş grubum var. Ve antrenmanlar da şahane: dağlar, deniz ve gerçekten güzel yollar var.

Lizzie Deignan “Strade Bianche’ye katılmak istiyorum” diyor

Cyc: Yeni UCI Başkanı Brian Cookson’ın bisiklette cinsiyet ayrımcılığını azaltacağından umutlu musunuz?

LD: Evet, sanırım…  Hala canımı sıkan bazı şeyler var. Yorkshire Turu’nu 2015’te yapılacak) ilk duyduğumda ‘Harika! Bu yepyeni bir yarış ve buna bir kadınlar yarışı da eklememek için bahane üretemezler artık’ demiştim (ama yok); yani böyle şeyler hala can sıkıcı olabiliyor. Ama iyi tarafından bakarsak Strade Bianche’de bir kadınlar yarışımız oldu. Brian’ın sözlerinde hakikaten samimi olduğunu düşünüyorum. Bazı engeller olduğunu anlıyorum ve her şey bir gecede düzelmeyecek ama olumlu gelişmeler de oluyor.

Cyc: Lucy Garner gibi daha genç İngiliz meslektaşlarınızı beğeniyor musunuz?

LD: Potansiyelleri yüksek. Lucy ve Hannah Barnes iyiler ve Anna Christian da Dünya Şampiyonası’nda gayet iyiydi. Onların yaşındayken ben hala ulusal yarışlara katılıyordum, yani bir sıfır önde başladılar. Onlar geleceğimiz ve ayakları yere basan, iyi bir grup.

Cyc: Rio 2016’ya dair planınız nedir?

LD: Gelecek yıl da Strade Bianche’ye katılmak istiyorum; sezon başı için hedefim bu. Ardından Flanders ve sonra Dünya Şampiyonası. Bu yarışları hala alamadım dolayısıyla önceliklerimi değiştirmeyeceğim.  Bir sonraki sezon sonunda Brezilya’ya gidip güzergahı önceden keşfetmeyi umuyorum. Harika bir yarış için mükemmel bir ortamları var ama yol seçimini iyi yapabilecekler mi göreceğiz.


Benzer Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir