2025 Dünya Şampiyonası yol yarışı yaklaşırken, Tadej Pogacar favoriler arasında en başta.
Kadınlar yarışı Demi Vollering, Pauline Ferrand-Prévot ve Elisa Longo Borghini gibi isimler arasında geçecek gibi. Erkeklerde ise gözler 28 Eylül Pazar günü 267km’lik parkurun start listesinde yer alan Tadej Pogačar’ın üzerinde.
Geçen yılki 100km’lik solo atağının ardından bir yıl boyunca bisiklet dünyasının zirvesinde o vardı. Sloven bisikletçinin bu Pazar günü ikinci gökkuşağı formasını giyeceğine otoriteler neredeyse kesin gözüyle bakıyor. Afrika tepeleri, Ardennes tarzı dik yokuşlar ve nefes kesici bir tırmanış toplamıyla 267km’lik parkurda Sloven yıldız açık ara favori gösteriliyor.
Bu yazıda, Pogačar’ın bir kez daha altın madalya kazanmasını engelleyebilecek birinin olup olmadığını değerlendiriyoruz.
Son yılların en zorlu Dünya Şampiyonası parkuru

Pogačar’ın şansını değerlendirmek için önce rotaya bakmalıyız.
Kigali, “bin tepenin şehri” olarak bilinir. Dolayısıyla bu yılki parkurun acımasız olması kimse için sürpriz değil. Yokuşlarla dolu, üstüne de parke taşlı tırmanışların eklendiği bir parkur var. Bu, şu anki şampiyon için gayet umut verici bir tablo.
Toplam tırmanış miktarı kaynaklara göre değişiyor. Bazıları 5.200 m, bazıları 6.000 m diyor. Rota platformu Komoot bu değeri yaklaşık 5.400m olarak veriyor. Bu da ilginç, çünkü devasa Alpler tarzı uzun tırmanışlar yok. Bunun yerine sürekli dalgalı bir rota var. Côte de Kimihurura (%6,2) ve Côte de Kigali Golf (0,8 km %8,1) tam 16 kez bisikletçiler tarafından tırmanılacak. Bu açıdan, rota Ardennes Klasikleri’ne oldukça benziyor.
Üstelik parkurun tamamı yüksek irtifada. Kigali, deniz seviyesinden 1.500m yükseklikte. Genelde 2.000 m’nin üzerindeki irtifaların ciddi etki yarattığı kabul edilir.Fakat burası da o sınırın çok uzağında değil. Öte yandan, favorilerin çoğu sezon boyunca Grand Tour hazırlıkları için irtifa kampları yaptı. Yalnızca Pogačar’ın son irtifa kampının haziranda, Tour de France öncesinde olduğunu hatırlatalım.
Yüksek irtifa, parke taşlar ve tırmanışlar… Bu yarışı son yılların en zorlu Dünya Şampiyonası haline getiriyor. Karşılaştırma için: Geçen yılki yol yarışı yaklaşık 4.300m tırmanış içeriyordu – bu, Liège-Bastogne-Liège ile neredeyse aynıydı – 2023 Glasgow rotası ise toplam 3.400m idi. 2000’den bu yana en yakın örnek, 2018 Innsbruck’tu: yaklaşık 5.000m’lik dağlık bir parkur.
Bir günde 5.000m’den fazla tırmanış profesyonel bisiklette neredeyse yok. En zorlu Grand Tour etapları bile bunu nadiren aşar. Örneğin, bu yılki Tour de France’ın kraliçe etabı 5.300m civarındaydı. Monümanlar arasında en dağlık olan Il Lombardia bile, en sert versiyonunda 4.800m’ye ulaşıyor. Birçok kişi parkurun saf tırmanışçılara daha fazla avantaj sağlayacağını düşünüyor. Bu yüzden Mathieu van der Poel ve Mads Pedersen gibi isimler listede yok.
Pogacar kokan bir parkur

Açık konuşmak gerekirse, bu parkur Pogačar’a birebir uyuyor.
Ardennes Klasikleri tadında, üstüne parke taşlı ve çılgınca bir tırmanışlar toplamı… Bu üç özelliğin hepsi Sloven bisikletçinin en güçlü olduğu alanlar. Rakiplerinin çoğu ise ancak bunlardan ikisini avantaja çevirebilir.
Kısa tırmanışlar, saf Grand Tour tırmanışçıları yerine Pogačar’a daha çok uyacaktır. Çünkü Ayuso, Onley veya Bernal gibi isimler asıl güçlerini 5km ve üzeri tırmanışlarda gösterebiliyor. 6.000m toplam irtifada elbette tırmanışçılar parlayacak.Lakin bu uzunlukta dayanıklılık ve güçlü bir sprint, kazananı belirleyecek. Böyle bir parkurda klasikçi geçmişi olan bisikletçiler, saf tırmanışçılara göre öne çıkabilir.
Hafta içindeki zamana karşı etaplarından sonra bazı bisikletçiler parke taşlarından şikayet etti. Bunun bu hafta sonu sonuçta rol oynayıp oynamayacağını göreceğiz. Eğer Flanders’taki gibiyse, bu durum son Flanders şampiyonu Pogačar’ın işine yarayacaktır. Buna karşılık, birçok rakibi parke taşlarında ya tecrübesiz ya da öngörülemeyen bir performans gösteriyor.
Buna karşılık, birçok rakibi parke taşlarında ya tecrübesiz ya da öngörülemeyen bir performans gösteriyor. Yarışın dinamiklerini belirleyecek olan ve podyumun diğer iki basamağını dolduracak bisikletçilerden ziyade gözler tamamen onda. Yine de hiçbir takım, podyum şansı yakalamak ya da unvan için mücadele etme fırsatını geri çevirmeyecek.
Hafta sonundaki mağlubiyetine rağmen, biz gözlerimizi Remco Evenepoel’e çevirmeliyiz. Belçikalı, 2022’de tek başına kazandığı gökkuşağı formasıyla dünya şampiyonluğunu elde edecek kapasitede olduğunu ortaya koydu. Üstelik, olağanüstü zamana karşı performansıyla formunun yükselişte olduğunu kanıtladı. Olimpiyat şampiyonunun klasikler ve şampiyona yarışlarında güçlü bir geçmişi var. Ancak son üç yıldır Pogačar’ı tek günlük bir yarışta yenemedi. Remco’nun tek başına yaptığı klasik ataklar her zaman tehdit oluşturuyor. Yine de son yıllarda Pogačar’ın bu hamleleri bertaraf edebildiğini gördük.
Diğer favoriler kimler?

Pogačar’ın UAE Team Emirates’ten takım arkadaşı Isaac del Toro da gökkuşağı için en güçlü adaylardan biri. Meksikalı, son haftalarda adeta mucizevi bir form yakaladı, İtalya’daki alt seviye yarışlarda birkaç galibiyet topladı. Evet, rakipler en güçlü değildi ama bunu Pazar günkü zamana karşıda aldığı beşincilikle destekledi. Meksika’nın kadrosunda çok fazla güçlü isim yok ama Del Toro bu patlayıcı parkurdan faydalanabilir. Eğer ayakta kalmayı başarırsa, Pogačar’ı yakından tanıyan biri olarak avantajlı. Sonuçta son iki yıldır aynı formayı giyiyorlar. Eğer işbirliği yaparlarsa birlikte zafere uçabilirler. Ama Del Toro, takımın en değerli yıldızı Pogacar’a karşı çıkmaya cesaret edebilir mi? Belki de biri-birinci, diğeri-ikinci olup “taş, kâğıt, makas”la karar verirler.
Başka bir ihtimal de Tom Pidcock. Strade Bianche’de Sloven şampiyonun tekerine takılabilen nadir bisikletçilerden biriydi. Ayrıca Vuelta’daki son performansları, Ruanda’da podyum için ciddi bir aday olduğuna işaret ediyor. Ancak UAE liderinin güçlü hakimiyetini sarsmak için sadece hırs yetmez. Diğer ihtimaller arasında Egan Bernal, Giulio Ciccone, Richard Carapaz ve Mattias Skjelmose var. Onlar, gökkuşağı formasının gerçek varisleri değil, daha çok umut kartı.
Wout van Aert’in yokluğunda yarışı Pogačar, Evenepoel ve Del Toro üçlüsü şekillendiriyor. Bu üçlüden ikisinin aynı ticari takımda olması, yarışı daha ilginç hale getirebilir. Fakat şüpheci yanım, bunun bir Slovenya zaferini daha olası kıldığını söylüyor. Özellikle de Primož Roglič formuna geri döndüyse.
Dünya Şampiyonası 2025: Takviye kuvvetler

Slovenya’nın bisikletteki hâkimiyeti sayesinde ülke, yol yarışına yüksek sayıda bisikletçiyle katılıyor. UCI, bu kontenjanı yıl boyunca Sloven bisikletçilerin topladığı puanlara göre belirledi. Bu eylülde Slovenya’nın kadrosu sekizden dokuza çıktı.
Kadro büyük ölçüde geçen yılkiyle aynı. Geçen yıl Zürih kadrosunda olup bu defa çağrılmayan tek isim Jan Tratnik. Geçen sonbaharda önemli bir rol oynamıştı. Onun yokluğunda, takım iki WorldTour bisikletçisini çağırdı. Eski Milan-San Remo şampiyonu Matej Mohorič ve Vuelta’yı yeni tamamlayan Gal Glivar. Onlara Roglič, Matevž Govekar, Luka Mezgec, Domen Novak, Matic Žumer ve Jaka Primožič eşlik edecek. Dokuz bisikletçiden yedisi en üst düzey takımlarda sözleşmeli;. Bu da hiç de hafife alınacak bir ekip olmadıklarını gösteriyor.
Pogačar’ın en önemli domestiklerinden biri Primož Roglič olacak. Red Bull sporcusu tek günlük yarışlarda geçmişte güçlü performanslar sergilemişti – bir anıt yarışı kazandığını da unutmayalım. Yokuşlu etaplarda ikinci grupta tutunup, rakiplerin Pogačar’ı kovalamalarını engelleyebilir. Ayrıca, UAE’de uzun süredir Pogačar için çalışan deneyimli Domen Novak ve taktik zekâsıyla bilinen Matej Mohorič eklendiğinde, bu kadro. Pazar günkü ağır yokuşlara rağmen yarışı kontrol edebilecek güçte.
Slovenya son yıllarda ilerleme kaydetmiş olsa da, hâlâ Fransa ve İtalya kadar güçlü bir kadroya sahip değil. Ancak onların liderleri, Pogačar ya da Evenepoel seviyesinde değil. Öte yandan, Belçika bu yıl daha zayıf. Wout van Aert’in yokluğu büyük kayıp; kendisi Evenepoel’in Olimpiyat ve Dünya Şampiyonası galibiyetlerinde belirleyici rol oynamıştı. Bu yıl Belçika, zamana karşı bronz madalyası kazanan Ilan Van Wilder ve Visma’dan Victor Campenaerts’e güvenmek zorunda kalacak. Belçika’nın görece zayıf kadrosu, Slovenya’nın işine yarayabilir.
Pogacar favoriler arasında en başta

Pazar günkü zamana karşı etabının ardından Pogačar, dördüncülüğün nedeni olarak yorgunluğu gösterdi.
Sloven bisikletçi, yoğun bir eylül programına eklenen uzun yolculuk ve jetlag içeren Québec yarışlarını koştu; ardından Avrupa’dan Ruanda’ya fazladan seyahat yapmak zorunda kaldı. Evet, Pogacar Tour’dan sonra neredeyse hiç yarışmadı, ama 2025 takviminin yoğunluğu geçtiğimiz hafta sonu kendini hissettirdi. Rakipleri Evenepoel ve Del Toro son bir ayda epey yarıştı ve güçlü sonuçlarla, istikrarlı galibiyetlerle formlarını korumayı başardılar. Buna kıyasla Pogačar, sonbaharın başından beri alışıldık seviyesinin biraz altında. Eğer Sloven Pazar günkü yarışta de zorlanırsa, atak gücü normalin altında kalabilir.
Bunun üzerine, hava durumu da şampiyonun aleyhine işleyebilir. Pogačar daha önce sıcakta zorlandığını itiraf etmişti. Bu bir spekülasyon değil, bizzat onun sözleri. Dört kez Tour şampiyonu, soğuk ve yağışlı koşulları – geçen yıl İsviçre’deki Dünya Şampiyonası gibi – tercih ettiğini söylemişti.
Meteorologlar, Pazar günkü yol yarışında hava sıcaklığının yaklaşık 26°C ve nem oranının %57 olacağını öngörüyor. Ruanda standartlarına göre bu gayet normal ve Temmuz’daki Tour de France etaplarının ortalamasından çok da farklı değil. Yazı hazırlanırken meteorologlar Pazar akşamı için yağmur öngörüyordu. Böyle bir hava Pogačar’a avantaj kazandırır; çünkü Del Toro ve Evenepoel sıcak ve nemli koşullarda daha iyi performans gösteriyor.
Peki Pogacar için her şey fazla mı kusursuz?

Pogačar şu an alışılmadık şekilde sallantılı bir form ve yorgunluk sergilese de. Bir Tour’un kraliçe etabı kadar tırmanış metreleri var ve patlayıcı, bitmek bilmeyen yokuşlar Pogačar’ın klasikler geçmişine tam oturuyor. Üstüne bir de parkurda parke taşları var.
Evet, takımı her zamanki UAE Team Emirates XRG kadar güçlü değil, ancak burada karşısındaki rakipler de sınırlı. Evenepoel tırmanışçıdan çok klasikçi, bu yüzden biriken dağlar onun ayağına taş olabilir. Del Toro zayıf bir milli kadroyla yarışa geliyor ve bu seviyede büyük tek günlük yarışlarda kendini kanıtlamış değil. Bu yarışta kusursuz bir kariyer geçmişine (palmarès) sahip tek isim Pogačar. Açık ve net.
Sonuç olarak, şu an için Pazar günü Tadej Pogačar’ı yenecek net biri görünmüyor. Yine de, UAE’nin mucizevi desteği olmadan ve Evenepoel’in patlayıcı atak ihtimali ile yarış geçen yıla kıyasla biraz daha açık geçebilir. Ancak günümüz bisikletinde, büyük zaferlerin küçük bir elit grup arasında paylaşıldığını düşündüğümüzde, Pazar günü sürpriz beklememek en mantıklısı olacaktır.


