Bisiklet sporunun en sevilen kahve makinesi Rocket Espresso’nun perde arkası

Bisiklet sporunun en sevilen kahve makinesi Rocket Espresso’nun perde arkası

Yazı Joe Laverick Fotoğraf Augustus Farmer

Geraint Thomas Instagram’da kahve yapıyor. Kendisi latte sanatında oldukça yetenekli ancak ekipmanları da buna oldukça uygun. G’nin aynalı çelikten, parlak borulardan yapılma ve sol topuzunda “R” harfi bulunduran makinesi tezgahta ciddi bir ağırlık yaratıyor. Bu R58 modelinden, çünkü Alex Dowsett’in bir tweetinde de söylediği gibi “Krom bir Rocket Espresso makineniz yoksa, pro bir bisikletçi olduğunuzu söyleyebilir misiniz?” 

Tabii ki Dowsett bunu esprili bir şekilde yazdı ama tam anlamıyla değil. Proların kahvaltı temalı sosyal medya akışına bir bakın, arka plandaki Rocket makinesini görmeniz garanti. Cavendish, Alaphilippe, Matthews, Niewiadoma… Liste uzar gider. Ancak görünüşe göre, kitlerinin aksine, bu prolar makinelerin ücretini kendi ceplerinden ödemişler. Bu da şu soruyu doğuruyor: Milan’dan çıkan bu küçük şirket, profesyonel peloton içerisinde nasıl böyle bir kült yarattı? 

Zemin kontrolü

Profesyonel bisikletçilik ve kahve neredeyse Adem ve Havva’dan öncesine dayanır. Eddy Merckx, ilk dört Büyük Turunu İtalyan kahve devi Faema’nın renkleriyle kazandı; Mario Cipollini en iyi yıllarını Saeco sponsorluğunda geçirdi; Segafredo da 2016’dan beri mutlu bir ortaklığa sahip. 80’lerde Cafe de Colombia takımının sponsorluğu, kelimenin tam anlamıyla koca bir ulusun kahve yetiştiricisi olan Federacion Nacional de Cafeteros de Colombia tarafından üstlenildi ve dünyada bir kahve dükkanında mola vermemiş veya sürüş öncesi bir espressoya boyun eğmemiş amatör bir bisikletçi yoktur. Kahve ve bisiklet birbirinden ayrı düşünülemez, öyle ki Rocket Espresso’nun kurucu ortağı Andrew Meo da nasibini almış.

Prestijli bisiklet markalarına (özellikle İtalyan bisikletlerine) yakışır şekilde, Rocket Espresso da farklı nesillerde farklı patronların, gelip giden servetlerin ve karmaşık bir soy ağacının tadını çıkardı.

70’lerde Milano’da iş ortakları olan Friedrich Berenbruch ve Ennio Berti’nin, Espresso Company Milano’yu (ECM) kurmasıyla başlıyor bu büyük mirasın hikayesi. İkili, ticari ekipmanları tedarik etmekte başarılılardır, ancak öne çıkan ürünleri ev kullanımı için tasarlanmış bir kahve makinesidir: Giotto. 

Yeni Zelandalı Andrew Meo, amatör bir yarışçı ve bir kahve dükkanı sahibidir. Ekipman tedarikçilerinden birisi ECM ve iş ortağı Jeff Kennedy ile birlikte yakında Yeni Zelanda’da Giotto makinelerinin dağıtımına başlayacaktır. Meo, ürünlerinin ne kadar iyi olduğuna inanırsa inansın, ECM’nin serveti azalıyordu. Meo ve Kennedy bir iş fırsatı sezdi ve bu yüzden beraber Freidrich Berenbruch’un oğlu Daniele ile birlik olup 2007’de Giotto’nun fikri mülkiyet haklarını satın aldılar. Giotto, Rocket Espresso oldu ve yeni bir kitleye pazarlandı.

Bir zamanlar Russel Hobbs’un 40 sterlinlik filtre makinesi yeterliyken, hevesli kahve amatörleri aniden profesyonellerin kullandığı makineler için en yüksek dolarları ödemeye hazır hale geldi. Kulağa tanıdık geliyor mu? Ancak Rocket’in hala fitili ateşleyecek bir şeye ihtiyacı vardı.

Kalkınma

Şimdilerde emekli ancak Rocket’in “bisiklet danışmanı” olarak çalışmaya devam eden ve ayrıca 2014’de 45 yaş üstü kategorisinde İtalya’da ulusal şampiyon olan Meo, “Bisiklet pazarına dalışımız tesadüfi bir durumdu” derken gülüyor. 

Rocket, her bir  makinesinin elle üretilmesinden gurur duyuyor, bu da fiyatların neden bir Rocket Espresso Appartamento için 1.250 Euro, Rocket Espresso Epica için ise 5.195 Euro olduğunu  az çok açıklıyor

“Bir satış toplantısı yapıyorduk ve Giro’nun 100. yılını kutlamak için sınırlı sayıda makineyi piyasaya sürme fikrini ortaya attım. Herkes bunun çok iyi bir fikir olduğunu düşündü. Giro temalı yarışlar  düzenledikleri sırada Rapha ile iletişime geçtim ve onlara ödül olarak makineyi teklif ettim. Bu proje bizi bisiklet dünyasına soktu. İşte başlangıç böyle oldu ve o zamandan beri son derece başarılı bir şekilde devam ediyor.”

Söz konusu makine Rocket Giotto Premium Plus, sol tarafına eski Giro kazananlarının isimleri kazılılı bir şekilde ve yaklaşık 2.000 Euro’ya satılıyordu. Bu kulağa inanılmaz bir miktar gibi gelebilir ancak sınırlı sayıda üretilen 100 adet makinenin tamamı hızla tükendi. Daha sonra Rapha da bir iş birliğine başladı ve yine aynı şey oldu: Sınırlı sayıdaki 200 adet Rapha markalı Rocket Giotto göz açıp kapayıncaya kadar tükendi. Ve sonra bentin kapakları açıldı. 

Aniden farklı spor dallarından fırsatlar çıkmaya başladı karşımıza ama ben yüzücü veya koşucu değilim. Bisikletçiyim” diyor Meo. “Yarışı kimin kazandığını bilirim, takımların kim olduğunu bilirim ve spor hakkında büyük bir tutkuyla konuşabilirim. Bu yüzden Rocket’in bisikletçilikle güçlü bir bağı var.”

Meo, Romain Bardet’in puantiyelerinden Greg Van Avermaet’in Olimpiyat altınına kadar geçen yıllar içinde kaç tane özel imalat makine yaptığını unuttu bile ve her birinden birer yan panel saklamış olmayı diliyor şimdi. Yine de Meo için diğerlerinden daha öncelikli olan bir Rocket müşterisi var. 

Bir akşam evde otururken İspanyol bir telefon numarasından arandım. Konuşan kişi “Merhaba, Andrew ile mi görüşüyorum?” diye sordu. “Ben Alberto. Alberto Contador. Bir espresso makinesi almak istiyorum.” “Tamam, Alberto” dedim. Makineyi arabaya koydum, Milan’dan Lugano’ya doğru yola koyuldum – sonuçta Alberto Contador’du o – ve ona yaklaştıkça kaldırımda kollarını aşağı yukarı sallarken onu gördüm. “Bir dakika, bu olayın tam tersi olması gerekiyordu. Alberto Contador’un bana doğru geliyor olması ve benim kolumu sallamam gerekiyordu” diye düşündüm. Sonra ona makineyi nasıl kuracağını ve nasıl kahve yapacağını gösterdim.”

2007 yılında Giotto kahve makinesinin haklarını devralan yeni sahipleri, şirketi yeniden markalaştırdı ve ardından Giro d’Italia’nın 100. yılını kutlamak için sınırlı sayıda bir makine tasarlayarak bisiklet sözlüğüne yerleşti

Görev kontrolü

İlk vidadan başlarsak ortalama bir Rocket Espresso makinesinin kurulumu üç saat sürer ve her şey “fatto a mano” geleneğiyle yapılır: Yani el ile. Bu olay fiyat etiketlerini haklı çıkarmamıza yardımcı oluyor.

Rocket Espresso Appartamento 1.250 Euro iken Epica 5.195 Euro. Bu miktar yersiz görünebilir, ancak hepimiz biliyoruz ki bisikletçiler güzellik, mühendislik ve masraftan etkileniyor. 

Bu elbette bir tesadüf ama bir kahve makinesinin en önemli parçalarından birisi portafiltrenin, yani kahvenin içine girdiği kulplu sepetin takıldığı ve içinden suyun aktığı parça olan “grup”tur. Tulio zamanlarından beri tasarımı hiç değişmeyen Campagnolo arka vitesi gibi, çoğu Rocket modelinde hala 1960’larda Eddy Merckx’in sponsoru Faema tarafından tasarlanmış olan E61 kullanılıyor. Ve tıpkı arka vites gibi, E61 de endüstrideki başka makinelerde de bulunuyor. Yine de, bir el sanatkarının size söyleyeceği gibi, önemli olan küçük ayrıntılardır. 

“Bir makineyi iyi yapan şey onu nasıl bir araya getirdiğinizdir -termal mimari- ve espresso marketinde öncüydük” diyor Meo.

Yıldızlara doğru

Bugün hala Rocket, dünyanın dört bir yanına ürünlerini kargoluyor ve bisikletçi dünyası da desteğine devam ediyor – Rapha daha geçenlerde fiyatı 2.375 Euro olmak üzere 100 adetle sınırlı Rocket R Cinquantotto makinesini piyasaya sürdü. Yine de Rocket’in bugüne kadarki en iyi pazarlama müdürü olan sadece bir kişi var: Eski pro Christian Meier. Kendisi ayrıca Espresso Mafia’nın ve La Fabrica kafelerinin sahibi.

Meier, “Rocket’i ilk kez 2012’de satın aldım ama bunun sebebi bisikletle olan bağları değildi, sadece makineyi istiyordum” diyor. “O zamanlar pelotonda şimdiki gibi kahve kültürü yoktu bile.”

“Andrew ve Rocket ile ilk olarak Orica-GreenEdge’in Backstage Pass serisi sayesinde iletişime geçtim. Rocket’da hiçbir zaman resmi bir rol edinmedim, sadece aracı olarak hareket edip pro arkadaşlarımı onlara yönlendirdim.”

Bugünlerde Rocket’in resmi ortağı olduğu takımlar; QuickStep Alpha Vinyl ve Bahrain Victorious. Ancak Meo, 80-90 arası pro bisikletçinin Rocket’in Espresso makinesine sahip olduğunu düşünüyor. Yine de olayın düşündüğümüz gibi olmadığını iddia ediyor; itibar kazanma ümidi ile ürünlerini bedavaya dağıtan markaların aksine Rocket yalnızca indirim sunuyor.

Bundan ne çıkarıyorsanız çıkarın ancak kesin olan bir şey var: Rocket Espresso çok iyi bir iş ortaya koydu. Profesyonel bisikletçilerin parçası olmak istedikleri bir ürün yarattı. Ve eğer prolar için yeterince iyiyse…

Makinenin yükselişi

Rockets’i yukarıya taşıyan şey ne?

Bisikletler ağırlıklarına ve sertliklerine bağlıysa, espresso makineleri de sıcaklıklarına ve basınçlarına bağlılar.

Dario Pegoretti tarafından sevgiyle boyanmış olan Rocket R58’i  ele alalım. 29 kg ağırlığında ve bu, büyük ölçüde malzemeden kaynaklanmakta – kazanları pirinç, şasi ve çelik kasadan oluşur. Hepsi ısınmak ve sıcak kalabilmeleri için tasarlandı, çünkü baristalara göre asıl mesele ısı sürekliliği. R58’in demleme kazanı önceden 105 °C’ye çıkar, böylece su 92 °C sıcaklıkla dışarıya akar. Ancak demleme sıcaklığı kişiden kişiye değişir ve bu nedenle dijital bir kontrolör (veya R58’den bahsettiğimiz zaman söz konusu olan şey bir uygulamadır) aracılığıyla programlanabilir. Buhar sıcaklığı da öyle, çünkü bir olay daha var ki o da tüm ileri teknoloji makinelerde olduğu gibi, Rockets’ın da çift kazanının olması.  Ne de olsa, tek kazanınızın süt buharı sıcaklığına ulaşmasını beklerken espressonuzun güzel kremasından olmak istemezsiniz – sordunuz madem söyleyelim, 123°C’ye ayarlıdır.  

Bir de basınç olayı var. Rocket makineleri, palet lastiği seviyelerine göre önceden ayarlanmıştır – 9 bar (130psi) – ve daha ucuz makinelerdeki titreşimli pompalar yerine tecimsel nitelikli döner pompalar sayesinde sürekli bir şekilde daha sessiz ve daha iyi bir basınç sağlar.  

 Ancak basınç tadı etkiler ve tat özneldir, bu nedenle Rocket R 60V gibi makineler kendi ayarınızı yapabileceğiniz “basınç profilleri” ile birlikte gelir. Zekice ama pahalı aletler.


Benzer Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir