Yazı ERMAN ÖNER
Dalyan’da ufak bir atölyeden çıkan bisikletler, Türkiye’de üretilen diğer hiçbir bisiklete benzemiyor. Fiziki olarak bu bisikletlerin de iki tekeri, vites, fren, üçgen kadrosu, bir selesi ve kokpiti var ancak onları sıra dışı kılan inşasında kullanılan malzeme. Üstelik pek çoğunun beklemeyeceği türden bir malzeme: Bambu.
“Bambuyu halkımız tam olarak tanımıyor, dolayısıyla da temkinli yaklaşmalarını ve sorularını anlayışla karşılayabiliyorum” diyor, altı yılı aşkın süredir bambudan yol, şehir, tek vites ve e-bisiklet dahil sayısız iki tekere hayat veren Bamboo Bike’ın kurucusu Ersin Soylu.
Soylu’nun bambu ve bisikleti bir araya nasıl getirdiğinin hikayesine ilerleyen satırlarda değineceğiz, ancak laf hazır bambu bisikletlerle alakalı soru işaretlerinden açılmışken, söze bir klişeyi açıklığa kavuşturarak başlamak gerekiyor: Bambu bisikletler sanıldığı gibi kolayca kırılır mı?
“Bambunun nasıl bir dayanıklılığa sahip olduğunu anlamak için yalnızca bambu bisiklete binmek gerekmez, bir bambu sopasına sahip olan herkes bambunun aslında ne kadar sağlam bir malzeme olduğunu bilir” diyor, Dalyan’daki atölyesinde, hattın öbür ucunda sorularımızı yanıtlayan Soylu ve ekliyor. “Benim elimde birçok kırılan alüminyum ve çelik kadrolar oldu ama altı yıldır bambuyu kıramadım. Zaten eklem yerlerinde epoksi ve karbon kullanıyorum. Şunu söyleyebilirim ki bambu çelik ve alüminyumdan daha sağlam.”
Zor olan ise hem esnek hem de dayanıklı bir malzeme olan bambu borularını doğru teknikle birleştirebilmekte. Zira Soylu’nun söylediğine göre, üç bin-üç bin 500 civarı bambu birleştirme yöntemi mevcut.
Uğraşların sonucu

50 yaşındaki Ersin Soylu’nun bambuyla çalışmanın inceliklerini öğrenmesi bir gönül macerasının sürüklediği Endonezya’da olmuş. 267 milyon nüfusu aşkın bu Asya ülkesinin köyünde bulunan mobilya atölyesine gide gele yöreye has bambu birleştirme tekniklerini öğrenen Soylu, 1993’te, Türkiye’ye döndükten yıllar sonra bambudan bisiklet yapmaya karar veriyor.
Tıpkı Asya’ya gidişi gibi bambu bisiklet üretimi de Soylu açısından bir arayışın sonucu. “Ben elektronik altyapısı olan biriyim. Elektronik ürünlerim vardı ama artık o işlerle uğraşmak istemiyordum. Bunun yerine, atölye ortamında kişiye özel işler yapmak istedim. Yaşadığım Dalyan da bisiklete oldukça uygun bir şehir. Neden bambudan bisiklet yapmayayım dedim.”

“Kesin bu fikir daha önce birilerinin aklına gelmiştir ve bambudan bisiklet üretiliyordur” diyen Soylu aslında bu girişimiyle Türkiye’de bir ilke imza atar. Hatta bugün bile ülkemizdeki tek bambu bisiklet üreticisi kendisidir. Durumun böyle olmasını Soylu, malzeme tedarikinde yaşanan zorluğa bağlıyor. “Bizim hammadde sorunumuz var” diyerek söze giren bambu bisiklet üreticisi Soylu, uzun süre bambu ihtiyacını geçmiş bağlantılarını kullandığı Malezya, Endonezya ve Vietnam gibi ülkelerden karşıladığını ekliyor; ta ki geçen seneye kadar.
“Geçtiğimiz yıl bildiğiniz gibi gümrük kuralları değişti. 300 Euro’ya 15 tane 70cm boyunda boru bambu getirtiyordum. Buraya geldiğinde neredeyse 1500TL vergi talep ediyorlar artık. Bunu bir soygun gibi hissettiğim için farklı kanallardan tedarik etme gayreti içine girdim.” Bu noktada devreye komşu Gürcistan girmiş. “Şimdilerde Gürcistan’dan bulmaya çalışıyorum. Açıkçası işimin en zor kısmı hammadde olmayışı çünkü her bambudan bisiklet olmuyor.”
Kelebek etkisi


Her bambudan bisiklet olmuyorsa, peki hangilerinden oluyor? Bambu bisikletlerin yıllara meydan okumasının altında işte bu sorunun cevabı yatıyor. Soylu’ya göre bir bambuyu bisiklet üretimi için uygun yapan özellik yaşı ve tipinden geliyor. “Bambunun minimumda üç ile beş yıl dalında durması gerekiyor” diyor Soylu ve aksinin niçin bisiklet üretiminde kullanılamayacağını açıklıyor.
“İlk yıl çıkan bambudan bisiklet yapamazsınız. Bambu dayanıklı, çok kuvvetli bir malzeme evet ama gençken kullanırsanız ve ısıl işlemden geçirmezseniz, kağıt gibi bir malzemeye dönüşür. Zaten bambu dış etkenlerden kolayca etkilenebiliyor. Fakat gelişen teknoloji sonucu ilaçlama ve fırınlama yöntemleriyle ömrü uzadı.”
Soylu’nun bizlerle paylaştığı bilgileri edinmesi uzun uğraşlar gerektiren bir sürecin sonucunda olmuş. Kendini geliştirmek adına dünyanın farklı noktalarına giderek araştırmalar yaptığını anlatıyor Ersin Soylu. “Dünyada bu işi yapan kişiler yalnızca kendi atölyelerini bilirler. Ben bu iş için Brezilya’ya bambudan tekerlek yapma eğitimi almaya gittim, Afrika bu işin merkezi gibidir Gana’yı ziyaret ettim, Hindistan’da atölye gezdim, şu anda dört tekniğin bilgisine sahibim. Bu bakımdan kendimi şanslı hissediyorum.”
Bambunun yaşı kadar tipinin de üretilecek bisiklette rol oynadığını söylemiştik. Nasıl ki karbon kalitesine göre farklılık gösteriyor, soylu kadro ağırlıklarının 1.750 ile 2.700kg arası kullanılan malzeme ve bisiklet modeline göre farklılık gösterdiğini söylüyor. “Yapılan bisiklete göre bambu kullanıyorum. Yarış bisikletlerinde kullanılan bambular daha farklı mesela. Yarış bisikletlerinde siyah bambu türünü kullanıyorum. Nitelik olarak siyah bambu çok hafif, içi kağıt gibidir ama bir o kadar da serttir. Dağ bisikletlerinde ise Vietnam’dan gelen içi dolu bambuları kullanıyorum.”
Alametifarika

Kendine has malzemesi ve görünümü bambu bisikletleri benzersiz kılıyor. Sürüş deneyimi açısından ise bambu bisikletlerin esas alametifarikası vibrasyonu emen yapısı. “Yoldan kaynaklı titreşimleri bambu bisiklette hissetmezsiniz. En öne çıkan özellik olarak sönümleme gücünü söyleyebilirim. Aynı zamanda akıcı bisikletler de” diyor Ersin Soylu.
Bambunun gücü yalnızca malzemenin dayanıklılığından gelmiyor. Kum saatinin tersine işlediği dünyamızda bütünüyle çevre dostu bambu bisikletler hem kendinize hem de evrene yapabileceğiniz en büyük iyilik olabilir.


