Yeni nesil Brompton T-line elektrikli katlanır bisiklet

Yeni nesil Brompton T-line elektrikli katlanır bisiklet

Bugün tanıtılan yeni nesil Brompton T-line elektrikli katlanır bisiklet markanın şimdiye kadarki “en hafif elektrikli katlanır bisikleti” unvanını taşıyor. Bisikletin toplam ağırlığı yalnızca 14,1 kg.

İngiltere’de üretilen titanyum model 47 ülkede satışa çıkacak. Ayrıca, Brompton.com‘da 21 Ekim ile ön sipariş vermem mümkün.

Fiyatı ise 5.799 £, yani elektrikli katlanır bisikletler arasında en üst fiyat segmentinde yer alıyor.

Brompton, T-line elektrikli katlanır bisiklet lansmanın 50 yılı aşkın tasarımı ve mühendislik geçmişindeki en büyük yenilik olduğunu söylüyor.

Brompton T-line elektrikli katlanır bisikleti yakından tanıyalım

Yeni T-line modelini biraz daha yakından tanıyalım.

Bisiklete güç veren sistem, Brompton’un kendi geliştirdiği e-Motiq motor sistemi. Bu teknoloji ilk olarak markanın daha büyük tekerlekli G-line modelinde vardı. Ek olarak yakında C-line ve P-line serilerine de entegre.

250W motor, gücünü arka tekerlekten sağlıyor. 30Nm’ye kadar tork desteği sağlıyor.

Önde, kadronun baş kısmına takılı 345Wh batarya paketiyle birlikte bisiklet, tek şarjla 90 km’ye kadar menzil sunabiliyor.

T-line ayrıca iki yeni özellikle geliyor:

  • Smart Assist (Akıllı Destek): Pedal gücüne göre destek seviyesini otomatik ayarlıyor.
  • Walk Assist (Yürüme Modu): Bisikleti yürürken kolayca itebilmenizi sağlıyor, özellikle yokuşlarda büyük kolaylık sunuyor.

Brompton, Bisiklet Derneği’nin güvenlik denetimli üretici listesinde yer alan az sayıdaki markadan biri. Bu da özellikle batarya güvenliği ve üretim kalitesi açısından yüksek standartlara sahip olduğunu gösteriyor.

T-line’ın ilk sürümü tek vitesli (singlespeed) olacak. Ek olarak farklı renk seçenekleriyle gelecek.

Klasik Brompton özellikleri de sabit. Arka kısmı içe katlanan yapı, katlanabilir pedal, ve bisiklet katlandığında tekerlekli taşıma sistemi hala baki.

Gidon üzerindeki e-Motiq kontrol paneli, Brompton Electric App uygulamasıyla eşleşiyor.

Buradan sürüş verilerini görebilir, farları açıp kapatabilir ve güç desteğini ayarlayabilirsiniz.

Ayrıca sistem, kullanıcı alışkanlıklarınızı öğrenerek pedal ritminiz ve sürüş tarzınıza göre destek seviyesini optimize ediyor; böylece pil ömrünü daha verimli kullanıyor.

Brompton’un Tasarım ve Mühendislik Başkanı Will Carleysmith, şunları söylüyor:

“Şehirler durmuyor, biz de durmuyoruz. Yeni Brompton Electric serisi, değişen yaşam ve ulaşım tarzlarına verdiğimiz bir yanıt. İnsanların Brompton’da sevdiği her şeyi – taşınabilirliği, mühendisliği, sürüş keyfini – koruduk ve buna zekâyı ve hafifliği ekledik. Elektrikli T Line, bu anlamda dev bir adım. Günlük kullanımda dayanıklı, akıllı sistemli, son derece hafif bir e-bisikletin mümkün olduğunu gösteriyor.”

Rakiplerle karşılaştırma

Brompton’un en büyük satış avantajı, titanyum kadro sayesinde elde edilen hafiflik.

Ancak bu malzeme seçimi, fiyatı ciddi şekilde artırıyor.

Brompton’un “premium” marka konumu, özellikle ihracat pazarlarında hâlâ güçlü.

14,1 kg ağırlık (batarya dahil), bazı daha ucuz elektrikli katlanır bisikletlerden bile ağır.
Örneğin Ado Air, 13 kg ağırlığında, çok daha ucuz ve bazı açılardan daha pratik bir model olarak öne çıkıyor.

Tabii, Ado Air Çin üretimi bir model ve doğrudan ithalat ürünü. Kısacası üretim kalitesini birebir kıyaslamak çok doğru değil.

Yine de ekonomik şartlarda birçok tüketici için bu fark fazla önem taşımıyor — yeter ki kalite makul düzeyde olsun.

Denemeden önce gelen eleştirilerin nedeni?

Şunu açıkça söyleyeyim: son dönemde yaptığım elektrikli katlanır bisiklet incelemeleri sayesinde, muhtemelen şu anda bisiklet sektöründe en çok bu tür bisikleti test etmiş kişilerden biriyim.

Yakın zamanda bir elektrikli katlanır bisiklet almayı ciddi şekilde düşünüyorum, fakat birçok kişi gibi benim de cebim para dolu değil. İşte bu yüzden, bu yeni modelin lansmanındaki bazı unsurlar beni biraz düşündürüyor.

Eğer şu anda elimde para olsaydı, UTO (Eovolt) Afternoon Pro modeline yatırım yapardım — ve bu düşüncem iki yıldan uzun süredir değişmedi.

Çoğu ürün bu kadar uzun süre “zaman testine” dayanamaz, ancak bu model bence hâlâ fiyat-kalite dengesi açısından “Editörün Seçimi” olmayı hak ediyor.

Tabii ki Brompton da geçmişte “zamana meydan okuyan” bir markaydı.

Bu yazı için Brompton sahiplerinden tepki alacağımı biliyorum, ama okumaya devam et — belki sen de bana hak verirsin.

Katlama mekanizması ve tasarım eleştirileri

UTO (önceden Eovolt) modelini sevmemin en büyük nedenlerinden biri, katlama kolaylığı.

Patentli menteşe tasarımı sayesinde hiçbir şekilde parmaklarını kullanmana gerek kalmadan kolayca katlanıyor. Öyle ki eğilmen bile gerekmiyor.

Brompton’da ise hâlâ dönmeli menteşe kelepçelerine bakıyorum. Bu bana artık eski bir tasarım gibi geliyor.

Çok fazla el oyalıyor, hızlı değil ve parmaklar menteşe noktalarına fazla yaklaşıyor.
Bence bu tasarım artık evrim geçirmeli.

Brompton’un basın bülteninde 20 saniyeden kısa katlama süresi deniyor, ama 2025 yılı için bu oldukça yavaş.

Birçok rakip 10 saniyenin altında katlama iddiasında; gerçekte biraz daha uzun olsa da Eovolt gerçekten 10 saniyenin altına iniyor.

Batarya tasarımı ve ağırlık dengesi

Bir diğer hayal kırıklığım, batarya yerleşimi.

Anlıyorum, bataryayı kadroya entegre edersen markanın ikonik görünümünü kaybedebilirsin.
Ama bana göre bu, “mükemmel olmayan bir çözümü sürdürmek” için yeterli bir gerekçe değil.

Bataryanın özel çantada taşınması, bagaj alanını azaltıyor.

Üstelik tüm ağırlığın bisikletin ön kısmına binmesi, katlamayı dengesiz ve zahmetli hale getiriyor.

Katlama sırasında genellikle bataryayı sökmen gerekiyor — hem güvenlik hem denge açısından — ama bunu her seferinde yapmak kullanıcı dostu değil.

Batarya takılıyken katlarsan bisikletin bir ucu ağır, diğeri hafif kalıyor; bu da taşımayı zorlaştırıyor ve dengesiz hale getiriyor.

Benim geçmişte birkaç kez parmaklarımı sıkıştırmışlığım da oldu; bu yüzden menteşe konumları konusunda hassasım.

Brompton’un gövde menteşesi önde yer alsa da, kazara sıkışma ihtimali hâlâ mevcut.

Motor gücü, kablolama ve genel tasarım

Fiyat noktasını düşündüğümüzde, motorun performansından daha fazlasını bekliyordum.
Örneğin Eovolt, iki vitesli Bafang göbek motoru kullanıyor — bu, küçük tekerlekli bisikletlerde hızlanmayı oldukça iyileştiriyor.

Bazı yeni modeller artık otomatik üç vitesli sistemlerle geliyor.

Brompton’un özel üretim motoru ise 30Nm tork desteğiyle görece zayıf kalıyor ve daha pahalı.

Henüz bizzat test etmedim, bu yüzden fikirlerimi değiştirebilirim, ama kâğıt üzerinde çok da etkileyici görünmüyor.

Bir diğer eleştirim: kablolama düzeni.

Bu fiyat aralığında bir bisikletin hâlâ bu kadar karışık dış kablolara sahip olması anlaşılır değil.

Daha ucuz markalar bile artık dahili kablo geçişi ve düzgün hat tasarımı sunuyor.

Birçok rakip ayrıca yükseklik ayarlı gidon, telefon tutucu, ve diğer modern özellikleri eklemiş durumda.

UTO, nesiller arası geçişte 30’dan fazla tasarım yeniliği yaptı ve markasını tamamen dönüştürdü.

Genel olarak, normalde dönüşüm kitleri (örneğin ARCC veya Boost) önermem; ama Brompton’un elektrik dönüşüm kitlerine baktığımda, pound başına daha mantıklı olduklarını düşünüyorum — ki bu, olmaması gereken bir durum.

Brompton T-line elektrikli katlanır bisiklet hakkında sonuç: Fikir üretimi tükeniyor mu?

Şundan eminim: bu bisikleti fiziksel olarak test ettiğimizde etkileyici yönleri de olacaktır.

Daha önce yapılan Brompton e-bisiklet incelemeleri de genelde olumlu sonuçlandı.

Amacım, pazar lideri bir markayı küçümsemek ya da İngiltere’de üretilen B Corp sertifikalı bir markanın itibarını sorgulamak değil.

Yalnızca şu soruyu soruyorum: Brompton artık kendini yenileme konusunda fikir üretmekte zorlanıyor mu?


İlgili Yazılar

Benzer Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir