Yazı Aydan Çelik
Fransa Turu, resmi adıyla Tour de France pazar günü sona erdi. Tadej Pogacar, beşinci kez şampiyon oldu. “Beşler Kulübü” diye anılan ekibin beşinci üyesi oldu.

Bazı yorumcular, onun sadece son yılların değil, bütün zamanların en büyüğü olduğunu iddia ediyor. (Bu unvan için İngilizce bir kısaltma var. GOAT: “Greatest of All Time”… Goat aynı zamanda “keçi” anlamına geldiği, inadı ve kararlılığı vurguladığı için de seviliyor.)
Bazıları böyle bir karar için henüz erken olduğunu, zira 525 zaferiyle Eddy Merckx’in bu ünvanı elinde tuttuğunu söylüyor. Eurosport yorumcusu dostumuz Sarper Günsal’ın formülü bana yakın geldi. Sarper, Pogacar’ı “bütün zamanların en büyük iki bisikletçisinden biri” diye tanımladı. (Pogacar’ın toplamda 127 zaferi var, ama henüz 27 yaşında. Merckx 32 yaşında emekli olmuştu.)
(Hazır Eddy Merckx demişken bir parantez daha açalım ve araya küçük bir reklam sıkıştıralım. Geçtiğimiz 17 Haziran, “The Cannibal/Yamyam” lakaplı bisikletçinin 81. yaş günüydü. Biz de Eurosport/Cyclist Türkiye YouTube kanalında onunla ilgili bir program yaptık. 1960’ların ikinci yarısından, 1970’lerin ortalarına kadar Türk basınında çıkan Eddy Merckx haberlerinden bir derleme hazırladık.
Abdi İpekçi’nin efsane gazetesi Milliyet’te sporcuya dair çıkan haberlerin hem sayısına hem de kalitesine hayran kaldık. Rahmetli Mehmet Ali Birand ile Muzaffer Soysal’ın nefis yazılarını paylaştık. Halen bisiklet hakkında yazmaya devam eden Reha Erus’un yazılarından örnekler verdik.
Programın adından da göreceğiniz gibi bisikletin sadece bisikletten ibaret olmadığını anlatmaya çalışıyoruz. Simon Kuper’in futbola dair hemen her yere uyarlanan meşhur klişesini biz de kullandık. Kullanımın boşuna olmadığını ülkemizden bir örnek ayan beyan gösterdi.
Malum, Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli 17 Temmuz’da görevden alındı. Çiçekli bu tarihten iki hafta evvel (2 Temmuz!) CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp tarafından ihbar edilmişti. “Ardahan Valisi, taytla geziyor, akşama kadar bisikletle geziyor, önünde korumalar, akşama kadar taytla geziyor. Böyle Vali olmaz. İçişleri Bakanı’na sesleniyorum: Ya bu valileri alın, ya da bunlara birer asma yaprağı gönderin, asma yaprağı taksınlar. Vali böyle şehrin ortasında gezemez” demişti.

İnan Akgün Alp’in “asma yaprağı” gibi münasebetsiz lafları önce bisikletçiler arasında tepki topladı. Ama valinin görevden alınması hadisenin çapını bir anda büyüttü. Toplumsal bir olay haline getirdi. Change.org’da büyük bir imza kampanyası başladı. Mevzu ulusal sınırları aştı. Ünlü bisiklet sitesi road.cc’den, New York Times’a herkes haber yaptı.
Yazıyı bisiklet taytına dair birkaç cümleyle bağlayacağım. Ama önce Vali Çiçekli’nin görevden ayrılırken yaptığı açıklamadan alıntı yapayım: “Pedallamaya devam. Ben yelken, kürek sporcusuyum. Bisiklet sporcusuyum. Üzerimdeki kıyafet spor kıyafetidir. Sporu spor kıyafetiyle yapıyorum (…) Üzerimdeki kıyafet de sabahları spor yapmakta kullandığım, spor yaparken giydiğim bir spor kıyafetidir. Onun dışında normal mesaimizde, hafta içinde zaten bu kıyafetle dolaşmıyoruz. Dolaşmayız. Hafta sonu, çok erken saatlerde bu sporu yaparız. Sporu spor kıyafetiyle yapıyoruz yani.”
İlginç bir kıyafettir bisiklet taytı. Bir kere alıştınız mı, bir daha bırakamazsınız. Özellikle sportif bisiklet sürüşü yapıyorsanız kaçınılmaz bir ihtiyaçtır. (Buna bir de kilitli pedalı eklemek gerekir. Özel bir ayakkabı, özel bir pedala, tıpkı kayakta olduğu gibi kilitlenir. Böylelikle pedala hem basarken hem de çekerken güç uygulayabilirsiniz.) Taytın içindeki destek pedleri bir zamanlar deriden yapılırdı, 1980’lerden beri sentetik ürünler kullanılıyor. Uzun saatler boyunca sele üstünde kalmanızı sağlıyor.
Bir medeni cesaret konusudur bisiklet taytı. Yaklaşık kırk yıldır giydiğim için, arkadaşlarım arasında halen şaka konusu olduğum için biliyorum.
Ama bu şakalar tek yönlü değildir. Malum, şakaya şakayla karşılık vermek bir medeniyet göstergesidir. Biliyorsunuz bisiklette MAMIL diye İngilizce bir kısaltma var. “Middle-Aged Man in Lycra” kelimelerinin baş harflerinden oluşuyor. “Tayt giyen orta yaşlı erkek” diye çevirebiliriz. Bu deyimi üretenler yine bisikletçiler oldu. Kendini tiye alabilmenin ve şaka kaldırabilmenin göstergesi olarak kullanıyoruz.
Cem Yılmaz’ın o unutulmaz tayt esprilerini hatırladınız mı? Hatırlamadıysanız linkini şuraya bırakayım.
Yılmaz, Türkiye’de uzay ve bale çalışmalarının tayt yüzünden gelişmediğini söylüyordu. Görünen o ki listeye bisikleti de ekleyebiliriz.
Hayatınızdan neşe, mizah ve bisiklet eksik olmasın.
Bu yazı ilk olarak T24’te yayımlanmıştır.


