Hazırlayan Cyclist Türkiye
Cyclist: Seni kısaca tanıyabilir miyiz?
Ahmet Örken: 1993 yılında doğdum. Çocukluğum Konya’nın Çumra ilçesinde geçti. Abimin arkadaşının önermesiyle 2008 yılında Çatalhöyük Çumra Belediye Spor’da bisiklet sporuna başladım. Spora ilk başladığım sene 12 madalya kazandım. 2009 yılında ise Torku Şekerspor’a transfer oldum ve takımın imkanları iyi olduğu için performansım arttı, başarılar arka arkaya geldi. 2009 yılında Türkiye ve Balkan şampiyonu oldum. 2010 yılında federasyonumuzun Olimpiyat Pist Projesi kapsamında İsviçre’ye uzun süreliğine kampa gittik. 19 ay pist ve yol yarışlarına katıldık. Katılmış olduğumuz yarışlarda önemli başarılar elde ettim. 2011 yılında pist bisikletinde çoklu bir müsabaka olan ve altı disiplinden oluşan “Omnium” branşında Gençler Avrupa Şampiyonu oldum. Portekiz’de düzenlenen bu şampiyonada Türkiye’ye böyle bir başarı kazandırdığım için çok gururluyum. Ayrıca Moskova’da yapılan Gençler Pist Bisikleti Dünya Şampiyonası’nda beşinci sırada geldim. 2012-2014 yıllarında da birçok önemli başarılar kazandık. Torku Şeker Spor olarak çok önemli yarışlara katılıyoruz ve katılmış olduğumuz yarışlarda elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz.
Cyc: Hislerinden bahsederek konuşursan; amatörlük ve profesyonellik arasında ne gibi farklar var?
A.Ö: Profesyonel olduğunuzda işinizi daha iyi yapmak zorunda oluyorsunuz. Bu da size ister istemez bir disiplin getiriyor. Antrenman, dinlenme, eksik yönlerini bulup eksik olan yönünü güçlendirebilme ve beslenmene dikkat etme gibi birçok konuya itinayla eğilmeniz gerekiyor.
Cyc: Yeni sezon nasıl başladı? Çalışmalarınız nasıl gidiyor?
A.Ö: Torku Şeker Spor olarak bu yıl daha başarılı bir sezon geçirmek için kamplar yaptık ve yapıyoruz. İlk olarak Kayseri Erciyes dolaylarında kondisyon kampı yaptık. Hepimiz için çok verimli bir kamp süreci oldu. Daha sonra Konya’da bir hafta dinlendik ve hemen ardından Alanya’da kampa geldik. Antrenmanlarımız daha uzun ve yorucu oldu ama her geçen gün hem bireysel hem de takım anlamında daha iyi gittiğimizi söyleyebilirim.
Cyc: Ortalama olarak yılda kaç kilometre bisiklet sürüyorsun?
A.Ö: Yarışlar ve antrenmanlarla beraber 25-30 bin kilometre arası değişiyor.
Ertesi gün zor bir antrenman varsa küçük bir dilim tatlı
Cyc: Bir günün nasıl geçiyor?
A.Ö: Sabahları genelde 7 gibi kalkıyorum. Kahvaltının ardından antrenman başlıyor. Bazen hem sabah hem de akşam antrenmanlarımız oluyor. Antrenman sonrası yemek, daha sonra ise en az 4-5 saat dinleniyorum. Yorgun değilsem 1-2 saat gezmeye çıkıyor, yorgunsam kitap okumayı tercih ediyorum. 18.30’da akşam yemeğimi yerim. Gece 11 olduğunda uyku vakti gelmiş oluyor.
Cyc: Beslenme konusu, profesyonel bisiklet sporuna dair en çok merak edilen konuların başında geliyor. Cyclist Türkiye okurları için, yoğun antrenman günlerinden örnek bir beslenme tablosu hazırlamanı istesek hangi öğüne neleri yazardın?
A.Ö: Kahvaltı: İki adet haşlanmış yumurta , Bir ya da iki dilim beyaz peynir veya kaşar peyniri. Gün içinde çok karbonhidrat almam gerekiyorsa veya kilo vermek istiyorsam kahvaltıda aşırı olmayacak şekilde ekmek veya poğaça. Gün içinde tatlı yememem gerekiyorsa, reçel veya bal. İçecek olarak ise çay ya da kahve. Öğle Yemeği: Salata, sebze yemeği ya da tavuk, yoğurt ya da ayran. Tatlı kesinlikle alınmamalı. Akşam: Salata, az miktarda zeytinyağlı sebze yemeği, yoğurt ya da ayran. Ertesi gün zor bir antrenman varsa küçük bir dilim tatlı.

Cyc: Sana göre profesyonel bir bisikletçi hangi özelliklere sahip olmalıdır?
A.Ö: Kendini geliştirmek için her zorluğa dayanıklı bir psikolojiye sahip olmalı. Her konuda kendisini açıkça ifade edebilmeli ve en başından itibaren hedeflerine odaklanabilmeli. Fiziksel olarak ise güçlü ve bir o kadar da esnek olabilmeli. Disiplin ve kararlılık gibi şeyleri saymama gerek bile yoktur sanırım.
Doğru zamanda doğru adımlar atmak her konuda başarının anahtarıdır
Cyc: 2015 sezonu için hedefleriniz neler?
A.Ö: Öncelikle Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nda kürsüde olmak en büyük hedeflerim arasında bulunuyor. Ardından olimpiyatlar için turlara katılacağız. Amacım bu turlarda puan toplamak. Tüm bunların yanında 2014 yılında elde etmiş olduğum başarıların daha iyilerini gerçekleştirmek için mücadele edeceğim.
Cyc: Takımınızın 2015’teki yeni transferleri hakkında neler düşünüyorsun?
A.Ö: Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nda tecrübeleri ve başarıları olan sporcular kadromuzda yer alıyor. Geçen yıla göre daha iyi sonuçlar elde edeceğimizi düşünüyorum.
Cyc: Çin Turu’nda büyük başarı elde ettiniz. Büyük takımların katıldığı böyle bir organizasyonda pelotonun içinde yer almak nasıl bir duygu?
A.Ö: Çin’e büyükler kategorisine ilk geçtiğim yıldan bugüne kadar her yıl katıldım. İlk zamanlar çok heyecanlanıyor ve rakiplerimin benden daha güçlü olduğunu düşünüyordum. Ama her yıl daha çok yarışlara ve turlara katıldık. Yarışlarda tecrübe edindim ve buna bağlı olarak başarılarım da giderek arttı.
Cyc: Takımda en iyi anlaştığın sporcu kim ve neden?
A.Ö: Genel olarak herkesle iyi anlaşırım. Takım olarak biz aile gibiyiz, üzüntümüzü ve sevincimizi bir yaşarız. Bu şekilde olduğumuz için başarılarımız gün geçtikçe artıyor. Büyüklerim öz abim küçüklerim öz kardeşim kadar değerlidir benim için.
Cyc: Aklına gelen ilk üç kelimeyle yol bisikletini tarif etmeni istesek?
A.Ö: Acı, heyecan ve mutluluk. İlk önce acı çekersin, yarışın sonlarına doğru heyecan sarar ve birinci olduğun zaman tarifi olmayan mutluluk yaşarsın.
Cyc: Son olarak, profesyonel bisiklet dünyasına adım atmak isteyen sporcular veya küçük yaştaki bisiklete meraklı arkadaşlar için tavsiyelerin neler olur?
A.Ö: Bisiklet sporu çok zor spordur ama insana hayatın kolay olmadığını ve çalışmadan bir şey elde edemeyeceğini en iyi şekilde öğretir. Her zaman araştırın, başarılı olmak için yapmanız gereken neyse onu yapın. İşte o zaman, rakiplerinizden yaptığınız her doğru hamle kadar önde olacaksınız. Gücünüzü kontrol altına alın unutmayın. Kontrolsüz güç sizi başarıya değil başarısızlığa sürükler. Doğru zamanda doğru adımlar atmak her konuda başarının anahtarıdır.


